Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12893 E. 2024/12966 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12893
- Karar No
- 2024/12966
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/590 E., 2024/1604 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/100 E., 2022/588 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Proje Mobilya İnşaat Limited Şirketi’nin prim ve gecikme zammı borcundan dolayı davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptal edilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile Rüzgarlı Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından davacıya gönderilen 2007/32104, 2009/29125 ve 2016/16421 takip numaralı ödeme emirlerinin davacı yönünden iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dava konusu ödeme emirleri incelendiğinde dava dışı ... Proje Ltd. Şti.’nin 2005/4-2010/11. Ayları prim borcuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanun'un 80 inci maddesinde 24.06.2004 tarih, 5198 sayılı Yasayla aynı maddede yapılan değişiklik sonucunda, Kurum alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin de uygulanma olanağı bulunmadığı düzenlemesi getirilmiş ve düzenleme 06.07.2004 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5198 sayılı Kanun'un yürürlüğü sonrasına ilişkin prim ve gecikme zamları yönünden, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun alacak ..., Borçlar Kanunu’nun 125 inci maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımının başlangıç tarihi ise yine Borçlar Kanunu’nun 128 inci maddesi gereğince alacağın muaccel olduğu tarihtir. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’un; "Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı" başlığını taşıyan 93 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının birinci cümlesinde ise Kurumun prim ve diğer alacaklarının on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımı süresinin başlangıcının ise ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başı olduğu belirtilmiştir. Dosya kapsamından davacıya ödeme emrinin tebliğ edildiği 26.03.2022 tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili özetle, şirket adına 2011 yılında yapılandırma başvurusu olması nedeniyle ortaklar hakkında icra takip ve haciz işlemlerine başlanamadığını, 05.10.2020 tarihinde davacı ... adına ödeme emri gönderildiğini, söz konusu ödeme emrinin "adresin kapalı olması" nedeniyle iade olduğunu, 09.03.2022 tarihinde davacının mernis kayıt sisteminde bulunan yeni adresine söz konusu ödeme emirlerinin gönderildiğini ve 26.03.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, 6183 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinde, zamanaşımının kesilmesinin düzenlendiğini, madde hükmüne göre zamanaşımının kesilmesi halinde, amme alacağının zamanaşımı süresinin hesabında, zamanaşımının kesildiği tarihin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başının esas alınacağını, bu nedenle yapılandırma başvuru tarihi olan 2011 yılından itibaren ilgili borçların 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu anlaşılmış olup zamanaşımı süresi dolmadan Şirket ortaklarına takip işlemine başlanmış olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.