Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12689 E. 2025/2279 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12689
- Karar No
- 2025/2279
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2659 E., 2024/2315 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/204 E., 2023/318 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili ile davalı işverenlik vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2012 ve 2013 yıllarında aylık net 4.500,00 TL, 2014 ve 2015 yıllarında aylık net 4.700,00 TL, 2016 yılında net 5.500,00 TL ücret almasına rağmen prime esas kazancının eksik gösterildiğini, 27.09.2012 – 15.08.2016 tarihleri arasındaki sürelere ait prime esas kazancının yukarıda belirtilen tutarlarda olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili özetle, davanın reddini talep etmiştir. Davalı işverenlik vekili özetle, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, fiilen alınan ücrete yönelik prime esas kazanç tespiti yönünden iddianın ispat edildiğinin kabulü ile davacının davalı işyerinden bildirilen çalışmalarına ilişkin prime esas kazanç tutarlarının tavan kontrolü yapılmak suretiyle talep doğrultusunda tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı işverenlik vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde "İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, davacı ile davalı şirket yetkilisi arasındaki ceza yargılaması sırasında yapılan imza incelemesinde imzanın davalı şirket yetkilisinin eli ürünü olduğunun belirlendiği, içeriğinde 09.04.2016 tarihli protokolün iptal edildiği ve davacının maaşının 2016 yılı başlangıç maaşı olan 5.500,00 TL olarak devam edeceğinin belirtildiği tarihsiz "Ek Protokol" başlıklı belge, şirket adı uzantılı elektronik postalarda davacının adının da bulunduğu personel maaş listeleri, cari hesap ekstreleri yazılı delil başlangıcı kabul edilerek prime esas ücretin belirlenmesine, ayrıca işçilik alacaklarına ilişkin kesinleşmiş Mahkeme kararı uyarınca başlatılan icra takibi dosyasında 31.10.2018 tarihinde ödeme yapıldığı, söz konusu kararda hükmedilen yıllık izin alacağının, prime esas tavan kazanç da göz önünde bulundurularak hizmet akdinin daha önceki bir tarihte sona ermiş olması sebebi ile yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği en son ayın prime esas kazanç matrahına mal edilmesi gerektiğine dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı görülmekle, davalı şirket ve davalı Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verildiği" belirtilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili özetle, davanın zamanaşımından reddinin gerektiğini, yerleşik yargı içtihatlarında açıkça belirtildiği üzere prime esas kazanca yönelik ispatın tanık beyanları ile yapılması mümkün olmayıp, iddianın yazılı şekilde ispatlanması gerektiğini; davacı tarafın, gerçek maaşı gösterir muhasebe yazışmaları, personel maaş listesi, avans listesi, cari hesap vb. bir takım belgeler sunduğunu, anılan belgelerde şirketi sorumluluk altına alabilecek imza, kaşe vb. asli hususlar bulunmadığını, bu belgelerin yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı vekili özetle, davacının hukuken geçerli bir yazılı delil sunamadığını, SGK tarafından görevlendirilen denetmenin, müvekkiline ait iş yerinde 26.12.2016 tarihinde inceleme yapmış olup, o tarihte iş yerinde çalışanların elden herhangi bir ödeme alınmadığını, ödemelerin bankaya yatırıldığını beyan ettiklerini ancak bu hususta Mahkemece değerlendirme yapılmadığını ve eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu; hükme esas alınan e-posta yazışmaları, personel maaş listesi, avans listesi, cari hesap vb. bir takım belgelerde; müvekkili şirketle alakalı herhangi bir imza, kaşe veya paraf bulunmadığını, bu nedenle anılan belgelerin yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, tanık beyanları doğrultusunda ücret tespiti yapılan alacak davasındaki kararın işbu dosyada hükme esas alınmasının senetle ispat kuralına aykırılık teşkil ettiğini, Ek Protokol başlıklı belgenin geçerli ve yasal olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. 1.Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir. 2. Dosyanın incelenmesinden, davacının 27.09.2012 – 15.08.2016 tarihleri arasındaki sürelere ait prime esas kazancının tespitini talep ettiği, Mahkemece tarihsiz Ek Protokol başlıklı belge, şirket adı uzantılı elektronik postalarda davacının da adının bulunduğu personel maaş listeleri ve cari hesap ekstrelerinin yazılı delil başlangıcı kabul edilerek prime esas ücretin belirlendiği ayrıca işçilik alacaklarına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı uyarınca ödeme yapıldığı dikkate alınarak, son ayın prime esas kazancına dahil edildiği anlaşılmaktadır. 3. Dosyada mevcut tarihsiz "Ek Protokol" davacı ve davalı şirket yetkilisi tarafından imzalanmış olup söz konusu belgede davacının 2016 başlangıç ücreti 5.500 TL olarak tespit edildiğinden, belgenin 2016 dönemi yönünden yazılı delil niteliğinde olduğu; öncesinde ise ücret bordroları ve banka kayıtlarının bulunduğu, buna göre primlerin yatırıldığı, Kurum kayıtlarıyla da uyumlu olduğu; buna karşılık davacı tarafından ibraz edilen imzasız belgelerin delil başlangıcı özelliği bulunmadığı, miktar itibariyle tanık dinlenemeyeceği hususuna dikkat edilmeksizin prime esas kazanç belirlenmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.