Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12668 E. 2026/1128 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12668
Karar No
2026/1128
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/846 E., 2021/862 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/63 E., 2020/349 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı .... ve .... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı .... ve .... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40. ve Yargıtay İç Yönetmeliğinin 18. maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; temyiz incelemesine konu dava dosyasının daha önceden Dairemizin 04.10.2022 tarih, 2021/6733 Esas, 2022/11752 Karar sayılı kararı ile hüküm altına alınan tazminatlardan sorumlu tutulan ancak kararı temyiz etmeyen davalı .... ve .... Şti. adına aşamalarda ibraz edilen vekaletname ile Av. ...ve Av....’ın vekil olarak tayin edildikleri, aşamalarda ilk derece mahkemesi kararından önce bir vekillikten çekilme dilekçesi ibraz edildiği, 26.08.2020 tarihli bu dilekçenin imza kısmının her iki avukat adına açıldığı, ancak elektronik imza ile gönderilen bu çekilme dilekçesinin sadece Av....tarafından e-imza ile imzalandığı, bu haliyle Av. ...yönünden geçerli bir çekilme dilekçesinin varlığından bahsedilemeyeceği, karar ilamının davalı asile tebliğ edilmesinin usule uygun olmadığı, bu nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi karar ilamının davalı .... ve .... Şti. adına Av. ...’a tebliğ edilmesi, karar ilamının Av. ...’a tebliğ edilememesi durumunda ise Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden davalı .... ve .... Şti.’nin son adresinin sorulmasından sonra tespit edilecek adrese karar ilamı tebliğ edilmesi için mahalline geri çevrilmesine karar verildiği, Dairemizin geri çevirme kararından sonra avukat Av....’ın da kendisinin adı geçen davalının vekilliğinden 26.08.2020 dilekçe ile istifa ettiğini beyan ettiği, bunun üzerine Bölge Adliye Mahkemesince Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davalı ... şirketinin adresinin sorulduğu ve yeni sicil adresine (... Mah. ... Cad. No: 6 ... Ankara) karar ilamının tebliğe çıkarıldığı ancak tebliğ mazbatası incelendiğinde karar ilamının tebliğ almaya yetkili şirket yetkilisinin tebliğ saatinde adreste bulumama nedeninin mazbataya şerh düşülmeksizin sadece “aynı iş yerinde birlikte çalışır ... imzasına tebliğ edildi” şerhiyle tebliğ edildiği, sonrasında Dairemizin 09.07.2024 tarih, 2023/3016 Esas, 2024/7897 Karar sayılı kararıyla dosyanın daha öncesinde de tebligat eksikliğinden geri çevrilmiş olduğu dikkate alınmak suretiyle karar ilamını davalı .... ve .... Şti.’nin Dairemiz'in önceki geri çevirme kararı sonrasında tespit edilen son adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 13., Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. maddesi ve 29. maddesinin birinci fıkrası hükümlerine uygun olacak şekilde tebliğ edilmesi gerektiği gerekçesi ile geri çevrilmesine karar verildiği, Dairemizin geri çevirme kararından sonra Bölge Adliye Mahkemesince karar ilamının tebliğe çıkarıldığı, bu kez tebliğ memurunca bir önceki tebligatta birlikte çalıştığı belirtilen ...'ın davalı şirket temsilcisi olduğundan bahisle “muhatap temsilcisi ... imzasına tebliğ edildi” şerhiyle tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 13. maddesine göre tüzel kişiler adına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.

Yine Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. maddesine göre tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Ancak kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir. Bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır. Aynı yönetmeliğin 29. maddesinin birinci fıkrası ise "21, 22, 23, 25, 26... . maddelerde yazılı kişiler, tebliğ yapılacak olanın geçici olarak başka yere gittiğini belirtirlerse, tebliğ memuru, muhatabın hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığını, beyanda bulunanın adı ve soyadı ile sıfatını tebliğ tutanağına yazar. Tebliğ tutanağını beyanda bulunana imzalattırır ve tebliğ edilecek evrakı beyanda bulunana verir. Bu kişiler, tebliğ evrakını kabule mecburdurlar." hükmünü içermektedir.

Somut olayda, ticaret sicil kayıtlarına göre davalı davalı .... ve .... Şti.'ni münferiden temsile yetkili kişinin şirket müdürü ... olduğu, 13.02.2023 tarihinde düzenlenen tebliğ mazbatasının “aynı iş yerinde birlikte çalışır ... imzasına tebliğ edildi” şerhiyle düzenlendiği, 16.09.2024 tarihinde düzenlenen tebliğ mazbatasının ise davalı şirket temsilcisi olduğundan bahisle “muhatap temsilcisi ... imzasına tebliğ edildi” şerhiyle düzenlendiği açık olduğuna göre Bölge Adliye Mahkemesi karar ilamının davalı .... ve .... Şti.'ne usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinden bahsedebilmek mümkün değildir.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak iş dosyanın daha öncesinde de tebligat eksikliğinden iki kez geri çevrilmiş olduğunu dikkate alıp gerekli özeni göstermek suretiyle karar ilamını davalı .... ve .... Şti.’nin Dairemizin ilk geri çevirme kararı sonrasında tespit edilen son adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 13., Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. maddesi ve 29. maddesinin birinci fıkrası hükümlerine uygun olacak şekilde tebliğ etmek, temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde 6100 sayılı HMK’nın 366 yollamasıyla temyiz incelemesinde de uygulanan aynı Kanun'un 346. maddesindeki prosedür işletildikten sonra dosyayı temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize göndermekten ibarettir.

KARAR Açıklanan sebeplerle; Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren Bölge Adliye mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/12668, K. 2026/1128, T. 10.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-12668-e-2026-1128-k-a3cefb4d640a