Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12605 E. 2024/13779 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12605
- Karar No
- 2024/13779
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2010/819 E., 2020/58 K. Taraflar arasında Mahkemesinde görülen (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının sigorta başlangıç tarihinin 23.04.1975 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, işverenin de davaya dahil edilmesi gerektiğini, davacının 23.04.1975 işe başlama tarihli işe giriş bildirgesinin SGK'ya verilmiş olmasına karşın primlerin yatırılmadığını, işe giriş bildirgesinin verildiği ancak yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiğini, işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olup olmadığının araştırılması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.04.2009 tarihli ve 2007/752 Esas- 009/240 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile davacının 23.04.1975 tarihinde bir gün süre ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Kapatılan 21. Hukuk Dairesinin 04.05.2010 tarihli ve 2009/7128 Esas 2010/5236 Karar sayılı ilamında, davacı ile birlikte çalışan dönem bordro tanıklarının beyanlarının alınması, bordro tanıkları olmadığı takdirde yöntemince komşu işyeri tanıklarının tespit edilerek beyanlarının alınması gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Bozma sonrasında dosya, mahkememizin 2010/819 Esas numarasına kaydedilerek bozma ilamına uyulmak suretiyle yargılamaya devam olunmuş, bordro tanıklarının tespiti için ... Başkanlığına müzekkere yazılmış, tanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın beyanları alınmıştır. Tanıklar, beyanlarında özetle davacıyı tanımadıklarını ya da hatırlamadıklarını belirtmiştir. Davacı vekili, 12.03.2020 tarihli celsede, 08.10.2019 tarihli beyan dilekçesini tekrarla mevcut delil durumuna göre karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 10550821 sigorta sicil no.lu sigortalı işe giriş bildirgesi ile 23.04.1975 tarihinin sigortalılığına ve emekliliğine başlangıç teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır. Tarafların delil ve belgeleri toplanmış, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesince yapılan incelemede davacıya ait işe giriş bildirgesinde yer alan imzanın davacının el ürünü olduğu tespit edilmiş ise de fiili çalışma olgusunun inandırıcı ve yeterli delillerle kanıtlanamadığı anlaşılmakla..." gerekçesiyle, "Davanın reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulünün gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 23.04.1975 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150., 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri. 2.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 79., 108. maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında temyiz nedenlerine göre bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle, Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.