Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12587 E. 2024/13498 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12587
Karar No
2024/13498
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2021 E., 2024/531 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/240 E., 2022/67 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya davalı Kurum tarafından 01.12.2014 tarihinden itibaren %48 engel oranına göre yaşlılık aylığı bağlandığını, davalı Kurum tarafından 30.05.2014 tarih ve 6325105 sayılı oluru ile soruşturma raporu kapsamında davacının aldığı yaşlılık aylığı başlangıç tarihi itibari ile durdurulduğunu ve iptal edildiğini, o zamana kadar yapılan ödemelerin de borç olarak çıkartıldığını, davalı Kurum tarafından davacıya yersiz ödendiği belirtilen 49.415,18 TL'nin tahsiline ilişkin borç bildirim belgesi düzenlendiğini ve davacı tarafa tebliğ edildiğini, davacının Bozüyük Devlet Hastanesinden aldığı 25.04.2014 tarih ve 611 sayılı Engelli Sağlık Kurulu Raporunda engellilik oranının % 48 olduğunu ve raporun sürekli olduğunu, Eskişeheir Devlet Hastanesinden aldığı 20.02.2017 tarihli raporunda ise engel oranının % 53 olduğu ve rapor süresinin 1 yıl olduğu tespit edildiğini beyanla, davacının engelli indirimi nedeniyle bağlanan yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptalini, davacının borçlu olmadığının tespiti ile kesilen aylıkların ödenmesi gereken tarihten itibaren işletilecek faiz ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; kurum müfettişleri tarafından düzenlenen soruşturma raporuna istinaden davacının almakta olduğu yaşlılık aylığı başlangıç tarihi itibariyle durdurulduğunu, söz konusu soruşturma raporu doğrultusunda davacının para karşılığı engelli sağlık kurulu raporu çıkarttırarak vergi indiriminden yararlandığı ve sonrasında emekli olarak kurumu zarara uğratmasına neden olduğunun tespit edildiği bu nedenle davacının yaşlılık aylığının kesildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili özetle, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 5510 sayılı Kanun'un geçici 1/2. maddesinde; "17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 08.02.2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanır." hükmü ile aynı Kanun'un geçici 7/1. maddesinde "(Değişik: 17.04.2008-5754/68 md.) Bu Kanun'un yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun'un geçici 20. maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirilir." hükmü düzenlenmiştir. 506 sayılı Kanun'un malullük ve engellilik hükümlerine ilişkin geçiş hükümleri başlıklı 5510 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesinde " 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce ilk defa sigortalı olanlardan, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 53. maddesine göre malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya engeli bulunan ve bu nedenle malullük aylığından yararlanamayan sigortalılar, yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar. (Değişik ikinci fıkra: 17.04.2008-5754/71 md.) Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 60. maddesinin (c) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87. maddesine göre işlem yapılır. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlananlardan yaşlılık aylığı bağlananların aylıklarının kesilmesi ve tekrar bağlanmasında bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümler geçerlidir. Birinci ve ikinci fıkraya göre bağlanan aylıkların aylık bağlama oranı, 5400 gün üzerinden hesaplanan orandan az olamaz. (Ek fıkra: 17.04.2008-5754/71 md.) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, malullük durumlarının tespiti için talepte bulunan ve bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra malûl olduklarına karar verilenler hakkında 506 ve 2925 sayılı Kanunlardaki diğer şartları da taşımaları halinde anılan kanunlara göre malullük aylığı bağlanır..." düzenlemesi yer almaktadır. Diğer yandan; 506 sayılı Yasanın 60/C-b maddesi, “sakatlığı nedeniyle gelir vergisi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış olan sigortalıların yaşları ne olursa olsun en az 15 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanacaklarını” öngörmekte olup, bu koşulların başında ise öncelikle ve özellikle “sakatlığı nedeniyle gelir vergisi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış olmak” hususunun saptanması önem arz etmektedir. Anılan hususun saptanması işi ise, 199 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 3239 sayılı Kanunla değişik 31/2 maddesine göre, sakatlık indiriminden yararlanmak için yetkili hastanelerin sağlık kurullarından alınan raporla Maliye Bakanlığı bünyesindeki “Merkez Sağlık Kurulu” tarafından değerlendirilerek iş gücü kaybı oranları ve buna göre sakatlık dereceleri belirlenmekte ve bu belirlemeye dayalı olarak da ilgili şahsın vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanıp kazanmadığına idarece karar verilmektedir. Bu durumda, sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazandığına dair verilen bu idari kararın sigortalının tahsis talebiyle birlikte Kuruma ulaşmasıyla, diğer koşulların da varlığı halinde sigortalıya anılan Yasanın 60/C-b maddesi uyarınca yaşlılık aylığı bağlanması da, yasal bir gereklilik olmaktadır. Mahkemece, yukarıda belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılması gerektiğinden, dosya içinde mevcut Adli Tıp Kurumu tarafından verilen sağlık kurulu raporu da dahil olmak üzere, Maliye Bakanlığı bünyesindeki Merkez Sağlık Kurulu’ndan derece tespiti yönünden rapor alınması için tüm dosya kapsamı ilgili Kurula gönderilerek, varsa derece tespiti yapılıp yaşlılık aylığı şartları buna göre değerlendirilmelidir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/12587, K. 2024/13498, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-12587-e-2024-13498-k-29c8b685f2ab