Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12078 E. 2025/8234 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12078
- Karar No
- 2025/8234
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1482 E., 2024/1149 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/107 E., 2023/243 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket, dahili davalı ..Genel Müdürlüğü ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 2004 yılı Şubat ayından itibaren ara vermeksizin çalıştığını ancak hiç sigortalı gösterilmediğini, sigortalı gösterilmeyen 11 yıllık sigorta süresinin tespiti ile kesintili gösterilen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1- Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının .. Tarımsal Ürünler İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin narenciye türünün satış - ihracat bağlantısını o ürünün toplanması - derimi tarihleri arasında emeğine gereksinim duyulduğunda paketleme işçisi olarak istihdam edildiğini, çağrıldığında ve icabet ettiğinde gerçekleşen fiili çalışmalarının SGK'da gerçek süreleri üzerinden tescil edildiğini, ücretlerinin de yine bu süreler esas alınarak ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir. 2- Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; çalıştığı iddia edilen işyerindeki görevli personel ile birlikte, o işyerine en yakın işyerinden o işyerini bilen ve tanıyan şahısların da dinlenmesi suretiyle, tanık beyanlarının sağlığının denetlenmesi konularında inceleme ve araştırma ile çalışma olgusunun kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının, davalı adına kayıtlı 1069824 nolu iş yerinde 21.10.2008 - 23.12.2008, 09.02.2011 - 21.03.2011 tarihlerinde aralıksız, 14.10.2011 - 05.08.2012 tarihlerinde ( 2011 yılı 10. ay 18 gün, 11. ay 30 gün, 12. ay 30 gün , 2012 yılı 1. ay 30gün , 2.ay 30 gün, 3. ay 19 gün, 4 ay 21 gün, 5 ay 25 gün, 6 ay 24 gün, 7. ay 28 gün , 8. ay 5 gün olarak ), 09.10.2012 - 22.04.2013 (2012 yılı 10.ay 21 gün, 11. ay 28 gün, 12. ay 22 gün, 2013 yılı 1. ay 26 gün, 2. ay 23 gün, 3. ay 29 gün, 4. ay 8 gün olarak), 25.09.2013 - 25.08.2014 tarihleri arasında (2013 yılı 9. ay 6 gün ,10. ay 22 gün, 11. ay 28 gün,12. ay 30 gün, 2014 yılı 1. ay 28 gün , 2 ay 21 gün, 3. ay 24 gün, 4. ay 17 gün, 5. ay 24 gün, 6. ay 30 gün, 7. ay 16 gün, 8. ay 2 gün olarak ) 10.10.2014 - 28.04.2015 tarihleri arasında ( 2014 10. ay 22 gün, 11 ay 29 gün, 12. ay 30 gün, 2015 yılı 1. ay 30 gün, 2. ay 23 gün, 3. ay 25 gün, 4. ay 3 gün olarak) çalışma yaptığının tespitine, fazla istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket, dahili davalı ...Genel Müdürlüğü ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket, dahili davalı ...Genel Müdürlüğü ve feri müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1- Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; davacının davalı işyerinde çalışmasının bulunmadığını, husumetli tanık beyanlarına itibar edildiğini, iddia edilen süreler içerisinde İş- Kur hizmet kaydının bulunmasına rağmen hak düşürücü süre kapsamında kalan sürelerin tespit konusu yapılmasının hukuki olmadığını, mevsimlik blok çalışma sözkonusu olmayıp, davacının işyerinde hiçbir çalışması bulunmadığını beyan etmektedir. 2- Dahili davalı ...Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; dahili davalı müvekkili Kurum yönünden husumet yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, diğer taraftan davacının çalıştığı sürenin hesaplanması konusunda da Mahkemece hata yapıldığını beyan etmektedir. 3- Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum kayıtlarında yapılmış olan incelemeler neticesinde elde edilen Kurum kayıtlarının aksinin ancak aynı değerde olan yazılı delillerle ispatı gerektiğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri bu tipi hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtayın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları ya da komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.09.1999 gün 1999/21-510-527, 30.06.1999 gün 1999/21-549-555- 03.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır. Eldeki davada, davacının davalı işyerinde paketleme bölümünde çalıştığının iddia edildiği, davalı şirket adına Kurumda İthalat-İhracat mahiyetli 01.05.1994 tarihinden itibaren kapsamda bulunan ... sicil numaralı işyeri ile .... Paketleme işine ilişkin 15.09.2008 tarihinde kanun kapsamına alınan .... sicil numaralı işyerlerinin kayıtlı oldukları, davacı adına davalı şirket işyerlerinden herhangi bir bildirim yapılmadığı, uyuşmazlık konusu dönemde davacının ...Kurumu adına kayıtlı .... sicil numaralı işyerinden 06.08.2012 - 17.09.2012 tarihleri arasında 72 gün süreyle kısa vadeli sigorta kollarından bildiriminin yapıldığı anlaşılmış olup İlk Derece Mahkemesince dinlenen tanık beyanları ile sunulan belgelere göre davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de davacının uyuşmazlık konusu dönemde davalı işyerinde çalışma iddiasına yönelik araştırma yeterli olmayıp, Mahkemece sonuca eksik inceleme ile gidilmiştir. Somut olayda, Mahkemece, davalı işyerinde en çok hizmet bildirimi bulunan ve çavuşluk yaptığı belirtilen ...'un çalışma sürelerine göre davacının davalı işyerinde çalışma süreleri tespit edilmiş ise de; adı geçen tanığın da davalı şirkete karşı hizmet tespiti talepli davası olup, tek başına beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulması hatalı bulunmuştur. Bu kapsamda Mahkemece yapılması gereken iş, davacının çalıştığını iddia ettiği paketleme bölümünde devamlı çalışması bulunan, davalı şirket ile aralarında ihtilaf bulunmayan bordro tanıkları resen belirlenip beyanlarına başvurulmalı, ayrıca davalı işyerinin kapasitesine göre paketleme işi döneminde kaç işçinin çalışabileceği belirlenmeli ve davalı şirkete karşı aynı bölümde çalıştıkları iddiası ile dava açan diğer işçilerin sayısı da gözetilmeli, öte yandan dinlenilen tanıklardan bazıları tarafından paketleme işinde 8. ve 9. aylarda çalışmanın olmadığının belirtilmesine karşılık, bir kısım tanıkların ise 5. ve 6. aylarda çalışmadığını beyan etmeleri karşısında tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmek suretiyle davalı işyeri paketleme bölümünde çalışma döneminin netleştirilmesi suretiyle toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir. Kabule göre de; davacının uyuşmazlık konusu dönemde bildiriminin yapıldığı ... Genel Müdürlüğünün davaya dahil edildiği, ancak söz konusu işyerinden yapılan sürelerin iptal edilmediği, bu süreler dışlanarak hüküm kurulduğu gözetildiğinde ... Genel Müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğu gibi, karar başlığında dahili davalı olarak gösterilen ... makamının tüzel kişiliği bulunmadığından, bu yönüyle ... Genel Müdürlüğü davaya dahil edilip, husumetin anılan tüzel kişiliğe yöneltilmesi gerekirken ... temsili ile yargılama yapılıp hüküm kurulması da usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.