Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/10760 E. 2024/10846 K. – Ödeme Emirler
Konu: Ödeme Emirlerinin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10760
- Karar No
- 2024/10846
- Karar Tarihi
- Konu
- Ödeme Emirlerinin İptali
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/619 E., 2024/1884 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/6 E., 2023/1353 K. Taraflar arasındaki ödeme emirlerinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından, Eskişehir Spor Kulübü hakkındaki sosyal sigorta prim borcu, işsizlik sigortası prim borcu, gecikme zammı ve gecikme cezalarından kaynaklanan 2019/030017, 2019/030028 ve 2019/030031 takip numaralı üç ayrı ödeme emrinin, müvekkili ... 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun'un 88 inci maddesi uyarınca tebliğ edildiğini, taraflarınca, işbu ödeme emirlerinin iptal edilmesini ve müvekkilinin ilgili borçlardan sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin söz konusu sigorta prim borçlarına ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin yönetim kurulu üyeliği yapmış olduğu dönem için Eskişehir Spor Kulübü Derneğinin dava konusu SGK prim borçlarını yapılandırıldığını, takibe konu borçlardan müvekkilinin doğrudan sorumluluğu bulunmadığını, takibe konu borcun içeriğinde yer alan gecikme zammı miktarı bakımından müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, müvekkiline tebliğ edilen takip numaralı ödeme emirlerinde müvekkilinin prim ve işsizlik sigorta primi borcundan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin asıl borçlu Eskişehir Spor Kulübü Derneğinde temsil ve ilzama yetkili üst düzey yöneticisi olmadığını, söz konusu ödeme emirlerinde belirtilen borçtan sorumlu bulunmadığını, açıklanan nedenlerle öncelikli usulsüz şekilde düzenlenen ve tebliğ edilen ödeme emirlerinin iptalini, dava kesinleşinceye dek müvekkiline yönelik yapılacak olan takip ve tahsil işlemlerinin tedbiren durdurulmasını ve borçlu olmadığının tespitine ilişkin taleplerini içeren davalarının kabulünü talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin 10.02.2020 tarihli dilekçesinde borçlar hukukunda borcun yenilenmesinin, borcu sona erdiren sebeplerden biri olduğunu, Kamu alacaklılarının yeniden yapılandırılması (borcun yenilenmesi), alacaklı kurum ile borçlu mükellef arasında yapılan yeni bir sözleşme şeklinde gerçekleştiği, başka bir ifadeyle yenileme sözleşmesi hükmünde olduğunu, bu sözleşme alacaklı ve borçlu tarafların 3. bir kişi (kefil) olmadan eski bir borcun yerine, yeni bir borcu kabullenme iradesinin beyanı olduğu belirttiğini, 7143 sayılı Kanun gerekçesinde ülke ekonomisinin büyüme hızının desteklenerek ve bu surette kalkınmasını devam ettirmek amacıyla dünyadaki ekonomik ve politik riskler ile yakın coğrafyamızda yaşanan bölgesel olayların vatandaşlarımız üzerinde oluşturulması muhtemel etkisini bertaraf etmek için, kamuya olan borçlarının yapılandırılarak ödenmesini amaçlamıştır. Dolayısıyla borcun venilenmesi ( Mülga Borçlar Kanumunda vyeri olan tecdit) müçeşesinin kamu alacaklarında uygulamada yeri olmadığıdır.— Ancak, 2018 yılında çıkanları 7143 sayılı vergi ve diğer bazı alacakların hüküm bulunmamakta olup, prim, işsizlik, damga vergisi borç asıllarının değişmeksizin, gecikme zamları silinerek, tefe-üfe oranı ve taksit farkı ile taksitlendirme işlemi yapıldığını, kurumlarınca gerçekleştirilen icra takibi ve yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğundan davanın reddini, ayrıca davacının ödeme emirlerinin iptali yönündeki talebinin haksız olduğundan, 6183 sayılı Kanun gereğince davacı aleyhine alacağın %10'u oranında haksız çıkma tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; " ... Emsal kararların tamamında Dernekler için temsil ve ilzam yetkisi arandığından ve davacının; Temsil ve ilzama yetkililerin Eskişehirspor Kulübü için ... , ... ..., ... , ... , ..., iktisadi işletme için ... ve ... olduğu, 10.11.2015 tarihli ve 110 sayılı karar ile ... 1.derece imza yetkilisi, ... 2. derece imza yetkilisi, ... , ... ... , ... birinci derece imza yetkilisi yapıldığı görülmektedir. 09.01.2016 tarihinde olağanüstü seçim yapılmıştır. Davacının temsil ve ilzam yetkisi bulunmadığından sorumluluğu yoktur. Davacının Eskişehirspor Kulübü Demeği temsil ve ilzama yetkili olmaması ve emsal kararlarda temsil ve ilzam yetkisinin aranması nedeni ile 2019/030017, 2019/030028 ve 2019/030031 nolu takipleri nedeni ile borçlu sıfatı doğmamaktadır. Yine birleşen dosya yönünden de birleşen dosyadaki 2016/26823 takip nolu dosyadan davacı adına gönderilen ödeme emrinin 2015 yılı 12. Ay prim borcuna ilişkin olduğu görülmekle davacının Eskişehirspor Kulübü Demeği temsil ve ilzama yetkili olmaması ve emsal kararlarda temsil ve ilzam yetkisinin aranması nedeni ile ödeme emrinin iptaline" gerekçesiyle " asıl dava yönünden; davanın kabulü ile davalı Kurum tarafından 2019/030017, 2019/030028, 2019/030031 takip nolu dosyalardan davacı adına gönderilen ödeme emirlerinin iptaline ve davacının bu ödeme emirlerinden kaynaklı borcunun bulunmadığının tespitine, Birleşen dava yönünden; davanın kabulü ile davalı Kurum tarafından 2016/26823 takip nolu dosyadan davacı adına gönderilen ödeme emrinin iptaline ve davacının bu ödeme emrinden kaynaklı borcunun bulunmadığının tespitine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "..Somut olayda, davacıların murisine tebliğ edilen ödeme emirlerinin dava dışı Eskişehir Spor Kulübü Derneğine ait 2015/5-12.aylarına ilişkin prim, işsizlik sigortası primi damga vergisi borcuna ilişkin oldukları, ödeme emirlerinin davacıya yöntemince tebliğ edildiği ve davanın yasal süresinde açıldığı, spor kulübünün karar defterinin incelenmesinden davacıların murisinin borç dönemlerinde temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı, açıklanan sebeple dava konusu ödeme emirlerine konu borçlar yönünden sorumluluğunun olmadığı kanaatine varıldığından mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı görülmekle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 HMK'nın 351/1-b.1 uyarınca esastan reddine karar verilmiştir..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 5510 sayılı Kanunun 88. Maddesi uyarınca sorumlu olduğunu ileri sürmüş ve "Usul ve yasaya aykırı olan kararının kaldırılarak; davacı tarafından açılan haksız davanın tümüyle reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacıya yükletilmesine karar verilmesini," talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl dava ve birleşen dava ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.