Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/10679 E. 2025/2325 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10679
Karar No
2025/2325
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1438 E., 2024/844 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Silifke 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2015/9 E., 2020/414 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmek ve yine taraf vekilleri tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma taleplerinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 18.02.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden taraflar adına gelen olmadı. Tarafların yokluğunda duruşmaya başlanıp duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacıların dava dilekçesinde fazlaya dair talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş için 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, davacı çocuklar için 500,00’er TL maddi, 75.000,00’er TL manevi tazminat talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesince iş kazasının meydana gelişinde davacılar murisinin %60, davalı işveren şirketin %40 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle gerekçesinde 27.04.2020 tarihli bilirkişi hesap raporuna itibar edildiği belirtilerek davacı eşin maddi zararının 389.344,39 TL, davacı çocuk ...’in maddi zararının 65.568,33 TL, davacı çocuk...’nın maddi zararının 126.714,06 TL olarak hesaplandığı ne var ki davacıların maddi tazminat istemlerini ıslah etmediklerinden bahisle davacı eş lehine taleple bağlı 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, davacı çocuklar lehine taleple bağlı 500,00’er TL maddi, 50.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği, bu İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar lehine hüküm altına alınan manevi tazminatların fazla olduğu, davacılar murisinin ücretinin hatalı tespit edildiğinden bahisle dosya kapsamında yer alan 11.06.2018 tarihli bilirkişi hesap raporunda belirlendiği üzere; davacı eşin maddi zararının 194,331,61 TL, davacı çocuk ...'in maddi zararının 31.063,67 TL, davacı çocuk...'nın maddi zararının 58.097,33 TL olduğu kabulünden hareketle ve kusur oranı yerinde bulunmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davacı eş lehine taleple bağlı 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, davacı çocuklar lehine taleple bağlı 500,00’er TL maddi, 30.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı taraflarca temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizce davalının manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin miktardan reddine, temyiz kapsam ve nedenlerine ve özellikle kusur oran ve aidiyerlerinin yerinde olmasına göre, tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, davalı vekilinin hesaba esas ücrete yönelik temyiz itirazları yönünden “müteveffanın yıl içinde dönemsel olarak yurt dışında çalışmak üzere geçici görevlendirildiği bu şekilde yıllık çalışmasının tamamının yurtdışında geçmediği gözetilerek, kaza tarihinde ... sigortalı hesabına yatırılan ücret içerisinde yurt dışı çalışmasına ilişkin harcırah ve ödenek bulunduğu gözetilerek, bu kısmın yurt içinde aldığı ücretinden ayrıştırılması, devamla yıl içinde ne kadar süre yurt dışında görevlendirildiği belirlenerek, yıl içinde yurtdışında görevlendirildiği süreyle sınırlı olarak bu harcırah ve ödeneğin ücrete eklenmesi, bu şekilde belirlenecek yıllık asgari ücret katının belirlenmesi, (davacının yargılama sırasındaki beyanı kapsamında 3,55 kat düzeyindeki ücret yönünden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı göz önünde bulundurulmak suretiyle bu katın aşılmamasına dikkate edilmesi), bu asgari ücret katının Bölge Adliye Mahkemesince esas alınan 11.06.2018 tarihli hesap raporuna uygulanması, bu raporda esas alınan bilinen (işlemiş) devre tarihinden sonra yürürlüğe giren asgari ücret değişiklikleri rapora yansıtılmamak suretiyle davacıların maddi tazminat alacaklarının tespitinden ibaret olduğu, davacı vekilinin maddi tazminat istemini artırmak üzere süre verilmesine ilişkin temyiz itirazları yönünden; “…Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında yürürlükte bulunan bu hüküm gereğince Mahkemece alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda davacıya maddi tazminata ilişkin talebini artırmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesi gerekirken, kabule göre alacağın belirlendiği kabul edilmekle beraber davacıya bu husus gözden kaçırılarak süre verilmeden yazılı şekilde taleple bağlı hüküm kurulması hatalı olmuştur…” gerekçeleri ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen temyiz incelemesine konu kararda eş lehine 120.783,04 TL maddi, 50.000,00 TL manevi; çocuk ... lehine 16.534,56 TL maddi, 30.000,00 TL manevi, çocuk... lehine 32.672,63 TL maddi 30.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği anlaşıldığına göre kabul ve reddedilen ve taraflar yönünden temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin ayrı ayrı altında kalmaktadır. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin temyiz dilekçesinin ayrı ayrı miktardan REDDİNE, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/10679, K. 2025/2325, T. 18.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-10679-e-2025-2325-k-28db9cfdbdcf