Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/10613 E. 2025/4557 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10613
- Karar No
- 2025/4557
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:İş Mahkemesi İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl davadaki dava dilekçesinde; davalı Kurumun, 03 Aralık 2014 tarih ve .... sayılı yazısıyla, müvekkili şirketin aylık prim ve hizmet belgesini istenilen süre içerisinde vermemiş olduğundan bahisle, 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesi ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 103. maddesinin 5. fıkrasına istinaden re'sen düzenlendiğini ve 127.174.22-1L tutarındaki prim, işsizlik sigortası primi ve gecikme zammı borcunun ödenmesi hususu bildirildiğini, tahakkuk ettirilen prim borcunun oluşa, usule, yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, prim borcunun dayanağı olarak; iş yerinde fiilen çalıştığı tespit edilmiş olan sigortalılar ve sigorta primine esas kazancı eksik bildirilen sigortalıların gösterildiğini, öncelikle müvekkili şirketin iş gördüğü yerin ... ... konutlarına ait konut inşaatı olduğunu, ... inşaatlarının yapımının dava dışı ... İnşaat A.Ş. firması tarafından üstlenildiğini, bu firmanın işin belirli bölümlerini değişik aracı firmalara yaptırdığını, müvekkili şirkette SGK'da 17. aracının iş yeri olarak tescilli olduğunu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezine yapılan bir ihbar başvuru üzerine davalı Kurum denetmeni tarafından 03.09.2014 tarihinde iş yerinde denetleme yapıldığını ve bir rapor tanzim edildiğini, raporun yanlı, hatalı ve çelişkili olup, objektif olmadığını, durum tespit tutanaklarında işçilerin işe başlama tarihi olarak beyan ettikleri tarihler ile raporda varsayımla kabul edilen işe başlama tarihlerinin dahi uyuşmadığını, müvekkili şirketin, 2014/6-7-8-9 aylarda çalıştırmış olduğu işçilerle yazılı iş sözleşmesi imzaladığını, sözleşmede işe başlama tarihleri ve ücretlerinin açıkça yazıldığını, 2014/6-7-8-9.aylarla fiilen çalışan sigortalıların aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süre içinde Kuruma verildiğini beyanla, davacının 2014 yılı 6, 7, 8, 9. aylara ilişkin prim işsizlik sigortası primi ve geçikme zammı borcu bulunmadığının tespiti ile aksi yöndeki 03.12.2014 tarih ve .... sayılı Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dilekçesinde özetle; .... Sosyal Güvenlik Merkezi İl Müdürlüğünün 02.12.2014 tarih ve .... sayılı yazısı ile müvekkili şirketin aylık prim ve hizmet belgesini istenilen süre içerisinde vermemiş olduğundan bahisle, 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesi ve Sosyal Sigortalar İşlemleri Yönetmeliği'nin 102. maddesinin 5. fıkrasına istinaden re'sen düzenlendiğini ve 10.590,82 TL tutarındaki prim, işsizlik sigortası primi ve gecikme zammı borcunun ödenmesi hususunı bildirdiğini, tahukkuk ettirilen prim borcunun oluşa ve usule, kanuna ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davacının prim, işsizlik sigortası primi ve gecikme zammı borcu bulunmadığının tespiti ile aksi yöndeki 02.12.2014 tarih ve .... sayılı Kurum işleminin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... sicil sayılı dosyada taşeron olarak iş yapan.... İnş. Tur. San ve ..., Ltd. Şti. adına işlem gören ... 1. Etap Toplu Konut İnşaatları ... adresinde kurulu “Konut İnşaatı”nın 16.06.2014 tarihi itibariyle 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığını, sosyal güvenlik denetmenlerince 03.09.2014 tarihinde yapılan yerel denetim sonucu düzenlenen 30.09.2014 tarih, 2014/YA/237 sayılı raporu incelenmesinde, bahse konu iş yerinde 03.09.2014 tarihinde yapılan fiili tespitte ..., ..., ..., ... , ..., ...,'nin 16.06.2014 tarihi itibariyle çalışmalarından dolayı bu dönemlere ait aylık prim ve hizmet belgesi talep edildiğini, 20.10.2014 tarihinde iş yeri çalışanı ...'a tebliğ edildiğini, davacı tarafından düzenlenmeyen aylık prim ve hizmet belgeleri 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesi ve S.S. İşlemleri Yönetmeliği'nin 103. maddesinin 5. fıkrası gereğince re'sen düzenlenerek 03.12.2014 tarih, 6.101.454 sayılı yazı ile 127.174,22.- TL prim borcunun 05.12.2014 tarihinde şirket yetkilisi ...'e tebliğ edildiğini, tahakkuk eden prim borcuna itirazda bulunularak tespit edilen sigortalıların işe girdikleri tarihler itibariyle sigortalılıklarının sağlandığı ve çalıştıkları gün kadar Kuruma bildirildikleri beyan edilerek buna ilişkin kısmi süreli iş sözleşmeleri ibraz edilmiş ise de ibraz edilen belgelerin her zaman düzenlenebilir nitelikte belge olması nedeniyle dikkale alınmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili birleşen dosyaya ibraz edilen cevap dilekçesinde özetle; Kurumlarınca yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, haksız ve yersiz açılan davanın reddine talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli kararı ile asıl dava ile birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece 17.06.2019 tarihli karar ile "Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; Kurum denetmeni tarafından 1022496 sicil nolu iş yerinde denetim yapıldığı, iş yerinde çalışanların işe başladıkları tarihler ve günlük ücretleri imzalı beyanlarına göre tutanağa geçirilmek suretiyle durum tespit tutanağı düzenlendiği, çalışanların beyan ettiği eksik gün ve kazançlar esas alınarak Kurum tarafından resen prim tahakkuku yapıldığı, yargılama sürecinde davacılar vekilleri tarafından bir kısım çalışanlara ilişkin sözleşmeler ibraz edildiği, işveren ve ustabaşı tarafından düzenlenen, çalışanların imzalarının olmadığı fotokopi puantaj kayıtları ibraz edildiği, Mahkemece, ibraz edilen sözleşmeler ve puantaj kayıtları ile bildirimlerin örtüştüğü belirtilerek davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de dosya incelendiğinde, bir kısım çalışanlara ilişkin sözleşmeler ile dosyaya ibraz edilen puantaj kayıtlarının birbiriyle örtüşmediği, puantaj kayıtlarıyla bildirimlerin örtüşmediği anlaşılmaktadır... Mahkemece, prime esas kazanç tespitine ilişkin yukarıda belirtilen açıklamalar kapsamında irdeleme yapılmalı, eksik bildirimler hususunda 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesi ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği 102. maddesi kapsamında irdeleme yapılarak, re'sen tespit edilen dönem bordro tanıkları dinlenilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir. Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya iş yeri kayıtlarından yapılan tespitlerden ya da kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup bu Kanun uyarınca "Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurumca re’sen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir." düzenlemesi mevcut olup, uyuşmazlığın, sigortalıların bildirim dışı çalışmalarının olup olmadığı noktasında olması karşısında, çalışmalarının bulunduğu kabul edilen sigortalıların da hak alanını ilgilendiren eldeki davada, taraf olmalarında hukuki yararın olduğu anlaşıldığından, davanın sadece Sosyal Güvenlik Kurumu hakkında yürütülüp sonuçlandırılması isabetsizdir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.12.2011 günlü 2011/21-632 E;, 2011/784 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere dava sonucunda verilecek karar, günleri eksik bildirildiği tespit edilen sigortalıların da hak alanını ilgilendirdiğinden, HMK. nın 124. maddesi gereği, davacı tarafa harcı da yatırılmak suretiyle yöntemince söz konusu sigortalıların davaya dahil edilmesi (davanın teşmil edilmesi) için süre verilmesi, anılan sigortalıların gösterdiği deliller de toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulü ile davacının davalı Kuruma 2014 yılı 6,7,8,9. aylara ilişkin prim işsizlik sigortası primi ve gecikme zammı borcu bulunmadığının tespiti ile aksi yöndeki 03.12.2014 tarih ve .... sayılı Kurum işleminin iptaline, birleşen davanın kabulüne davacının davalı Kuruma prim, işsizlik sigortası primi ve gecikme zammı borcu bulunmadığının tespiti ile aksi yöndeki 02.12.2014 tarih ve.... sayılı Kurum işleminin iptaline dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-Davalı Kurum vekili, Eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl ve birleşen dava ile re'sen prim tahakkukuna ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 1. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı). Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. ..., (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. ...’e ..., ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.) Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). 2-Eldeki davada ise Mahkemece verilen önceki karar, bozma içeriğinde belirtilen ilkeler çerçevesinde araştırma yapılması gereği belirtilerek Dairemizce bozulmuştur. Mahkeme tarafından bozmaya uyulmuştur. Ancak bozmanın gereği yerine getirilmemiştir. Mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiş ise de karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 3.Mahkemece yapılacak iş, uyuşmazlığın, sigortalıların bildirim dışı çalışmalarının olup olmadığı noktasında olması karşısında, çalışmalarının bulunduğu kabul edilen sigortalıların da hak alanını ilgilendiren eldeki davada, taraf olmalarında hukuki yararın olduğu anlaşıldığından, davanın sadece Sosyal Güvenlik Kurumu hakkında yürütülüp sonuçlandırılması isabetsizdir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.12.2011 günlü 2011/21-632 E;, 2011/784 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere dava sonucunda verilecek karar, günleri eksik bildirildiği tespit edilen sigortalıların da hak alanını ilgilendirdiğinden, HMK. nın 124. maddesi gereği, davacı tarafa harcı da yatırılmak suretiyle yöntemince söz konusu tüm sigortalıların davaya dahil edilmesi (davanın teşmil edilmesi) için süre verilmesi, anılan sigortalıların gösterdiği deliller de toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararın BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.