Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9895 E. 2024/12689 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9895
- Karar No
- 2024/12689
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/290 E., 2023/134 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı tazminat istemlerine ilişkin açılan davadan dolayı yapılan yargılamada Dairemizce verilen bozma kararına uyan Mahkemece davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararının davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine ; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacılar vekili asıl dosyanın dava dilekçesinde özetle; ... 'in davalı ... şirketinde montaj kalfası sıfatı ile aylık net 1000 TL ücretle çalışmakta iken 28.02.2013 tarihinde elektrik çarpması sonucu iş kazası geçirdiğini, müteveffanın ilk önce ayak parmaklarının kesildiğini daha sonra iki ayağının kesildiğini ve en son olarak her iki kolunun kesildiğini ancak murisin bu duruma 1 hafta dayanabildiğini, yoğun bakımda iken 11.03.2013 tarihinde vefat ettiğini, murisin çalışırken emir ve talimatları ... şirketi çalışanı ... ile ekip amiri ...'den aldığını, sigorta primlerinin ise ... üzerinden çalıştığı şirketçe ödendiğini, ayrıca söz konusu iş kazasının yaşanmasında TEİAŞ ve SEDAŞ'ın da sorumlu olduğunu, Sağlık Bakanlığının olaydaki sorumluluğunun; olay yerine gelen ambülans ve sağlık görevlilerinin murisi yanık ünitesi bulunan bir hastaneye götürmeleri gerekirken Körfez Devlet Hastanesine götürdüklerini, hem zaman kaybedilmesi hem de yanlış hastaneye sevk etmelerinden dolayı kusur ve sorumluluğunun bulunduğunu, murisin vefatından dolayı geride kalan mirasçılarının elem ve ızdırap içerisine düştüklerini, murisin yoğun bakımda kaldığı sürece çok sarsıldıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkili ... için 250.000 TL manevi, müvekkili ... için 250.000 TL manevi tazminat ile müvekkil ... için 1000 TL maddi, müvekkil ... için 1000 TL maddi tazminat, ayrıca müvekkilleri için 1000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. 2.Davacılar vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde özetle; aynı iş kazası nedeniyle aynı miktarda maddi ve manevi tazminatların davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffaya iş güvenliği eğitimlerinin verildiğini, müvekkillerinin meydana gelen iş kazasında kusurlarının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, müvekkili ...'ın şirket ortağı olup şirket ortağına dava açılmasının haksızlık yarattığını, husumet itirazında bulunduklarını, imzalı maaş bordrosuna göre vefat edenin asgari ücretle çalışıyor olmasına karşın aylık 1000 TL ücretle çalıştığına ilişkin iddianın yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunduğu anlaşılmıştır. 2.Davalı Milli Eğitim Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet, görev ve yetki yönünden reddi gerektiğini, davacının davalı müdürlük aleyhine iddialarının asılsız olduğunu açılan davanın reddine karar verilmesini savunduğu anlaşılmıştır. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görev yönünden reddi gerektiğini, somut olayda görevli sağlık personeline dolayısıyla Bakanlığa atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, usul ve esas yönünden haksız ve dayanaksız açılan davanın reddine karar verilmesini savunduğu anlaşılmıştır. 3.Davalı ... İletim A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu iş kazasının yaşandığı bölgede müvekkilin herhangi bir tesis ve enerji nakil hattının bulunmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, müvekkilin SEDAŞ A.Ş.'den tamamen farklı bir tüzel kişiliğinin bulunduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini savunduğu anlaşılmıştır. 4.Davalı ... EDAŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunduklarını, kazanın oluşumunda ilk asli ve kusurlu kazazede ve işverenleri olmakla birlikte Körfez Belediyesinin de yaşanan kazada kusurunun mevcut olduğunu, öncelikle davanın husumetten reddini aksi takdirde sorumlu Körfez Belediye Başkanlığına davanın ihbarı ile açılan davanın reddine karar verilmesini savunduğu anlaşılmıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 24.06.2015 tarih 2013/174 E. - 2015/286 K. sayılı ilamı ile davacıların asıl davasının kısmen kabulü ile davacıların maddi tazminat davasının tüm davalılar yönünden reddine, davacıların davalı ..., Türkiye Elektrik İletim A.Ş., ..., Körfez Mesleki Eğitim Müdürlüğünden talep ettiği manevi tazminat davasının reddine, her bir davacı için 60.000,00 TL olmak üzere toplam 120.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Pen İzolasyon Doğal Gaz İnş. Nak. Tur. Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, davacıların birleşen Kocaeli 6. İş Mahkemesinin 2013/538 Esas sayılı davası ile talep edilen maddi ve manevi tazminat davasının reddine dair karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Mahkemenin 24.06.2015 tarih 2013/174 E. - 2015/286 K. sayılı kararının süresi içinde, davacılar ile davalılardan Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş. Gen. Müd., ..., ... İzolasyon Doğalgaz İnş. Nak. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. ile ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 03.04.2019 tarih ve 2017/5749 E. - 2019/2460 K. sayılı ilamıyla; temyiz edenlerin ... temyiz itirazlarının reddi ile somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi kusur raporunda davalı işyerinde usta olduğu anlaşılan davalı ...'e kusur verilmeme nedeninin bu davalının da davalı ... Şirketinin işçisi olması, mühendis veya mimar gibi bir unvanı olmaması olarak açıklanması yerinde değildir. Buna göre yapılacak iş, yalnızca davalı ...'in kusur durumunun tartışılması ve tespiti açısından, eldeki dosya kapsamı ve ceza dava dosyasındaki maddi vakıanın birlikte değerlendirildiği yeni bir bilirkişi kusur raporu almak ve bu davalı açısından oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi, manevi tazminatların az olduğu ve birleşen dava dosyası yönünden, bu davanın esasen husumet nedeniyle reddedildiği dikkate alındığında her iki davacı aleyhine maddi ve manevi tazminat ayrımı olmaksızın tek bir maktu ret vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde her bir davacı aleyhine ayrı ayrı ve yine maddi ve manevi tazminat istemleri açısından ayrı ayrı ret vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu" gerekçeleriyle mahkeme kararı bozulmuştur. 2.Bozma kararına uyan Mahkemece verilen 03.11.2020 tarih ve 2019/612 E. - 2020/779 K. sayılı ilamıyla; davacıların asıl davasının kısmen kabulü ile davacıların maddi tazminat davasının tüm davalılar yönünden reddine, davacıların davalı ..., Türkiye Elektrik İletim A.Ş., Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü, ..., Körfez Mesleki Eğitim Müdürlüğünden talep ettiği manevi tazminat davasının reddine, her bir davacı için 110.000,00 TL olmak üzere toplam 220.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... İzolasyon Doğalgaz İnş. Nak. Tur. Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, birleşen Kocaeli 6. İş Mahkemesinin 2013/538 Esas sayılı davası ile talep edilen maddi ve manevi tazminat davasının reddine dair karar verilmiştir. 3. Mahkemenin 03.11.2020 tarih ve 2019/612 E. - 2020/779 K. sayılı ilamının süresi içinde davacılar vekili ile davalılardan ... İzolasyon Doğalgaz İnş. Nak. Turz. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine "Somut olayda, Mahkemece verilen 24.06.2015 tarihli ilk karardan sonra davacılar ile davalılardan ... ve ... Şirketleri vekillerinin bir araya gelerek 05.10.2015 tarihinde düzenledikleri protokol kapsamında davacılara maddi ve manevi tazminat alacaklarına mahsuben 150.000,00 TL ödenmesi ve vekalet ücretlerinin aidiyeti noktasında anlaştıkları anlaşılmakla, anılan bu belgenin bir sulh sözleşmesi olup olmadığı, davacıların anılan protokolde kararlaştırılan ödemeler haricinde alacaklarının bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu protokol değerlendirilmeksizin hüküm tesisi hatalı olmuştur. " gerekçeleriyle Mahkeme kararı bozulmuştur. 4.Bozma kararına uyan Mahkemece verilen yukarıda tarih ve numarası yazılı son kararda; "Davalı tarafça dosyaya sunulan 05.10.2015 tarihli ibraname başlıklı belge dosya arasına sunulmuştur. Eldeki davada, tarafların sulh protokolü imzaladıkları anlaşılmaktadır. Mahkememizce bozma sonrası yapılan yargılamanın 3 no.lu celsesinde taraflara sulhe göre karar verilmesine ilişkin talepleri bulunup bulunmadığı sorulmuş, davacı taraf anlaşmayı kabul etmediklerini, davanın tam kabulü sonuçlarını doğuracak şekilde taleplerinin bulunduğunu beyan etmiştir. Bu aşamada HMK'nın 315 inci maddesi gözetilerek, sulh sözleşmesinde adı geçen davalılar ..., ..., ... İzolasyon Limited Şirketi yönünden tarafların sulh olduğunun tespiti ile bu davalılar yönünden ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile birleşen dava dosyasında davalı ..., asıl davada davalılar Türkiye Elektrik İletim A.Ş., Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü, ..., Körfez Mesleki Eğitim Müdürlüğünün murisin vefatına neden olan iş kazasında kusuru bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan bu davalılar hakkında maddi ve manevi tazminat yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'nin 7/2 maddesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir." gerekçeleriyle "A)Asıl dava yönünden; 1. Davacıların davalı ... İletim A.Ş., Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü, ..., Körfez Mesleki Eğitim Müdürlüğüne yönelen manevi tazminat davalarının reddine, 2.Davacıların davalı ... İletim A.Ş., Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü, ..., Körfez Mesleki Eğitim Müdürlüğüne yönelen maddi tazminat davalarının reddine, 3.Davacıların davalı ..., davalı ..., davalı ... İzolasyon Doğalgaz İnş. Nak. Tur. Ltd. Şti.'ne yönelik davası yönünden; davacı ile davalılar arasındaki 05.10.2015 tarihli sulh sözleşmesi ile sulh olduklarının tespitine, HMK. 315/1 maddesi uyarınca bu davalılar yönünden ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, B)Birleşen Kocaeli 6. İş Mahkemesinin 2013/538 Esas sayılı dosyada maddi manevi tazminat talepli davanın reddine" dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 05.10.2015 tarihli söz konusu belgenin sulh değil ibraname olarak değerlendirilmesi gerektiğini; ibraname imzalandığında davalıların Ceza Mahkemesinde yargılaması devam eden hapis cezasından kurtulmaları için müvekkillerinin müzayaka haline düşürülerek imzanın temin edildiğini, ibranamenin hükmün infazında gösterilmesi ile yetinlmesinin yerinde olduğunu, kusur incelemesinin ilk bozma kapsamında gereği gibi yerine getirilmediğini, TEİAŞ- Sakarya EDAŞ'ın sorumlu olduğunu, Sağlık Bakanlığının sorumluluğunun bulunduğunu zira; yanık ünitesi bulunan Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürmeleri gerekirken Körfez Devlet Hastanesine götürüldüklerini, sağlık görevlilerinin kazaya uğrayan kişiye en kısa zamanda teşhis koyarak, kazanın niteliğine uygun en yakın hastaneye götürmeleri gerekirken hem zaman kaybetmeleri hem de yanlış hastaneye sevk etmelerinden dolayı kusur ve sorumlulukları bulunduğunu, yine Körfez Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğü ile birleşen dosya davalısı ...'nın da sorumluluğunun bulunduğunu, müteveffaya verilen %10 kusur fazla olup, maddi tazminat hesabının da hatalı olduğunu, maddi tazminat isteminin açıklatılıp somutlaştırılmadığını, manevi tazminat miktarlarının az olduğunu, vekalet ücretleri sulhe göre karar verilmişken – yargılama giderinin sulhe göre karar verilmemesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve bozmaya uymakla taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklara, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle, temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine özellikle; uyulan (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 03.04.2019 tarih ve 2017/5749 E. - 2019/2460 K. sayılı ilamı çerçevesinde ... yönünden yapılan kusur incelemesinin bozma kararına uygun olmadığı anlaşılmakla beraber Mahkemece sulh protokolü olarak kabul edilen belge kapsamında 150.000,00 TL'nin davacılara ödendiği, bu ödeme kapsamında maddi ve manevi tazminat alacağı bulunmakla beraber bozmadan önce alınan 04.05.2015 tarihli hesap raporu kapsamında maddi tazminat alacaklarının SGK'dan bağlanan gelirin rücuya kabil kısmı ile karşılandığı, nitekim anılan bozma ilamında da davacıların maddi tazminat alacağı yönünden temyiz itirazlarının reddedildiği, bu kapsamda ödemenin manevi tazminata mahsuben kabulünün gerekeceği, bu kapsamda ise manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi kapsamında manevi tazminat alacağının karşılandığının kabulü gerektiği, bu kapsamda ... yönünden de alacak hakları karşılanmış olan davacıların bu davalı yönünden kusur incelemesine dair bozma gereğinin yerine getirilmediğine dair temyiz itirazlarının bu dosyada incelenmesinin sonuca etkili olmadığı, tazminat alacağını karşılayan ilgililer arasında açılacak rücu davasında bu durumun tartışılarak sonuca bağlanmasının mümkün olmasına göre bu husus bozma sebebi yapılmayarak, davacıların aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. 'Usuli kazanılmış hak' olarak tanımlayacağımız bu olgu; Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı). 3.Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). 4.Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usulü kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma kararına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır. Benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulü kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K.). 5. Bu sayılanların dışında ayrıca görev, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ve maddi hataya dayanan bozma kararlarına uyulmasında olduğu gibi kamu düzeni ile ilgili konularda usulü kazanılmış haktan söz edilemez (Kuru B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü – C. V, 6. b İstanbul 2001, s 4738 vd). 6.Somut olayda davacılar vekilinin dava dilekçesinde davalı olarak husumet yönelttiği Sağlık Bakanlığına karşı dayandığı hukuki sebebin "hizmet kusuru" olduğu, işbu dava kapsamında ise kusuru olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve uyulan (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 03.04.2019 tarih ve 2017/5749 E. - 2019/2460 K. sayılı ilamı kapsamında işbu ret kararı her ne kadar sair temyiz itirazlarının reddi içerisinde kalmış ise de; yukarıda açıklandığı üzere görev kamu düzeninden olup, davacının bu karara yönelik daha önceki temyiz itirazlarının sair ret hükmü içerisinde davalı ... lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiğinden bahsedilemeyeceği açıktır. 7.Bu açıklamalar doğrultusunda Mahkemece; davalı ... hakkında hizmet kusuruna dayalı olarak açılan davanın ana davadan tefriki ile işbu dava yönünden idari yargı yolunun caiz olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile anılan davalı hakkında ret kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. 8. O halde davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek Mahkeme hükmü bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar vekilinin HUMK'nun 428/1. bendi gereğince sair temyiz itirazlarının reddiyle, Mahkeme kararının ... yönünden idari yargı yolunun görevli olduğunun gözetilmesi yönünden BOZULMASINA, 2. Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.