Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9591 E. 2024/1023 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9591
- Karar No
- 2024/1023
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/160 E., 2019/624 K. KARAR : Ret Taraflar arasındaki 04.08.1993 tarihinden itibaren Bağ-Kurlu olduğunun tespiti ile dahili davalı ... hesabına yatan primlerin davacıya ait olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davacı vekili tarafından temyizi neticesinde kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının 04.08.1993 tarihinden itibaren Bağ-Kur'lu olduğunun tespiti ile ödediği ancak dahili davalı ... hesabına yatan primlerin davacıya ait olduğunun tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ..., duruşmalara katılmayacağını, davayı kabul etmediğini, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 28.01.2015 tarihli, 2013/177 Esas, 2015/41 Karar tarihli kararıyla davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, Yonus oğlu, 06.09.1974 doğumlu davacı ...'un, 04.08.1993 - 06.06.2013 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun'a tabi olarak Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve ayrıca bu sürelere ilişkin primlerini ödemiş olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. 1. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Bozma ilamında, "...03.10.2000 tarihinde Kuruma intikal eden Bağ-Kur giriş bildirgesine istinaden 04.08.1993 tarihinden itibaren devam eden Ortaköy Yem Sanayi Turizm ve Ticaret A.Ş. ortaklığı nedeniyle 04.08.1993 tarihinden itibaren Bağ-Kur tescilinin yapıldığı, daha sonra Kurumca 04.10.2000 tarihinden önce tescili bulunmadığı gerekçesiyle başlangıcının 04.10.2000 tarihine çekildiği, aynı zamanda davalının sigorta föyünde görülen 30.06.1997,31.07.1997, 01.09.1997, 30.09.1997, 31.10.1997, 01.02.1998, 01.03.1998, 01.03.1999, 01.04.1999, 01.12.1999 tarihli primlerin kendisine ait olduğu yönünde davalı Kuruma başvurusunun reddi üzerine tespit talepli eldeki davanın açıldığı, Mahkemece, davacının 03.10.2000 tarihinde Bağ-Kura müracat ettiği, 04.08.1993 tarihli başlangıcının iptal edilerek 04.10.2000 tarihi olarak tescil edilmesinin yerinde olmadığı, davacıya ait iken sehven davalıya yatırılan prim bulunmadığı, 04.08.1993-06.06.2013 tarihleri arası Bağ-Kur sigortalı olduğu ve prim borcu olmadığı gerekçesiyle davalı Kurum yönünden kabulüne, dahili davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir..." "...1- 04.08.1993-04.10.2000 dönemi yönünden; 1479 sayılı Kanun'da sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin belirli tarihlerden başlatılmasını zorunlu kılan düzenlemeler de yer almaktadır. Bunlardan ilki, “Tescilini yaptırmayanlar hakkında yapılacak işlemler” başlıklı Ek-Geçici 13 üncü madde hükmünde, tescilleri yapılmamış ancak sigortalılık niteliğini taşıyanlar yönünden Kanunun tanıdığı hak ve mükellefiyetlerin 2654 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 20.4.1982 tarihinden başlatılacağı öngörülmüş, aynı şekilde 1479 sayılı Kanun'a 4956 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 18 inci maddesinde; bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağı, ancak bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıklarının, bu kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.04.1982 - 04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak prim borçlarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içinde ödemek kaydıyla bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği bildirilmiştir. 4956 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihine kadar tescilleri, prim ödemeleri veya tescil başvuruları yoksa aynı tarihten sonra sadece aynı yasa ile 1479 sayılı Kanuna eklenen geçici 18 inci maddeye göre vergide kayıtlı olan süreleri için borçlanma haklarını kullanarak sigortalılık süresi elde edebilirler. Geçmişe yönelik hizmetlerini tespit ettiremezler. 02.08.2003 tarihinden önceki tarihte Kuruma tescil edilmiş, giriş bildirgesi vermiş veya bir şekilde kendi adına tescil isteği yerine geçecek şekilde prim ödemiş olan ve 1479 sayılı Kanun kapsamında kendi adına veya hesabına bağımsız çalışanlar, 20.04.1982 tarihinden itibaren vergi kaydına dayalı olarak, 22.03.1985 tarihinden itibaren de vergi, esnaf sicili veya meslek kuruluşu kayıtlarına dayalı olarak sigortalılıklarının tespitini isteyebilirler. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gözetildiğinde; 03.10.2000 tarihinde Bağ-Kura giriş bildirgesi olan ve 04.08.1993 tarihinden beri devam eden şirket ortaklığı nedeniyle 04.08.1993 - 04.10.2000 dönemi yönünden mahkemenin kabul kararı isabetli ise de; talep konusu dönem yönünden 1479 sayılı Kanun'un geçici 18 nci maddesi dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken Mahkemece, hükmün gerekçe kısmında ek geçici 13 üncü maddesi kapsamında değerlendirme yapılması hatalı olup bozma nedenidir. 2- 04.10.2000 - 06.06.2013 dönemi yönünden; Hukuki yarar, davanın konusuna ilişkin dava şartlarından olup, davacının dava açmakta hukuken korunmaya değer bir yararının bulunması gerekir. Davada davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığı mahkemece re'sen araştırılacak hususlardandır. Davalı Kurum tarafından 04.10.2000 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul ettiği ve davacının bu sürelere yönelik talebinde hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek karar verilmesi gerekirken bu dönem yönünden hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir. 3-Ayrıca kabulü göre; 04.08.1993 - 06.06.2013 dönemi yönünden ödenen primlerin prim borcunu karşılayıp karşılamadığı (davalı adına yatırıldığını iddia ettiği primler hariç) davalı Kurumdan sorulup araştırılmadan, bu sürelere ilişkin primlerini ödemiş olduğunun tespiti yönünde yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir..." gereklerine işaret edilerek karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davanın kısmen kabul kısmen reddine, Davacının SGK'ya dava tarihi itibariyle 3.074,88 TL borçlu olduğu tespit edilmekle, A) Davacının 04.08.1993 - 04.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun'a tabi olarak sigortalı olduğunun ve ayrıca bu sürelere ilişkin primlerini ödemiş bulunduğunun tespitine, işbu dönemler yönünden davanın kabulüne, B) 04.10.2000 - 06.06.2013 dönemi için davacının Kuruma bakiye borcu bulunduğu gibi, davalı Kurum tarafından sigortalı olarak kabul edilmesi ve bu sürelere yönelik talebinde hukuki yararının bulunmaması sebebiyle işbu dönemler yönünden davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, müvekkili tarafından Ortaköy Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davada dahili davalı ...'un 1994 yılından sonra yatırılan primleri, müvekkilin hesabına yatırılmasını talep eder dilekçe vermesine rağmen ve yine 21.09.2000 tarihli dilekçe ile 1994 yılından bu tarafa herhangi bir prim ödemediğini bildirmesine rağmen Kurumca herhangi bir araştırma yapılmaksızın müvekkilin hesabına yatırılan primleri, dahili davalı ...'un hesabına aktarması ve müvekkilinin 3.074,88 TL borçlu çıkartılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek, temyiz başvurusunda bulunmuştur. Davalı Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek, temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 04.08.1993 tarihinden itibaren Bağ-Kurlu olduğunun tespiti ile dahili davalı ... hesabına yatan primlerin davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK Geçici 3 üncü maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme İnceleme konusu aidiyet ve sigortalılık süresi tespiti davasında davacı, 04.08.1993 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olduğunu ve ödediği halde davalı ... hesabına yatan primlerin kendi hesabına aktarılmasını talep etmiş, yapılan yargılama ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda davacının 04.08.1993-04.10.2000 tarihleri arasında sigortalı olduğu, düzeltilerek hesabına aktarılan primlerin bu dönem borcunu karşıladığı anlaşılmakla, Mahkemece davacının 04.10.2000 tarihi sonrası için prim borcunun varlığı nedeniyle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar vermesi isabetsizdir. Mahkemece davacının 4/1-b kapsamda 30.06.1997- 01.12.1999 tarih aralığında ödediği primlerin davalı hesabından iptali ile davacının tespitini istediği dönem yönünden aidiyetine ve bu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.