Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9566 E. 2023/11119 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9566
- Karar No
- 2023/11119
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/734 E., 2023/838 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: ... İş Mahkemesi SAYISI : 2022/195 E., 2022/534 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11.09.1992 tarihinde davalı işverene ait 13425 sicil nolu işyerinde çalışmaya başladığı, bu çalışmasının iş akdinin haksız şekilde feshedildiği 11.11.1998 tarihine kadar aralıksız olarak devam ettiği, ancak davalı işveren tarafından sigortalılık sürelerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna eksik bildirildiği, bu dönemdeki çalışmasının aylık 30 gün olduğunu beyanla davacının 13425 nolu işyerinde 11.09.1992 tarihi ile 11.11.1998 tarihleri arasındaki hizmetinin kesintisiz olarak aylık 30 gün olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş; davacının işçilik alacaklarına ilişkin talebi hakkındaki dava tefrik edilmiş ve hizmet tespiti istemi ayrı esasa kaydedilmiştir. Davacı, duruşmalarda 15.04.1996 ve 25.07.1997 tarihlerinde doğum yaptığını, her iki doğumumdan önce 15'er gün ücretsiz analık izni kullandığını, her iki doğumdan sonra ise 45'er gün analık izni kullandığını, doğumdan önce ve doğumdan sonra kullandığım izinler ücretsiz izin olduğunu, analık izinlerimi doğumdan sonra kullanabilmek için doğumlardan önce kısa süreli, 15'er gün izin kullandığını, fındığı olmadığı için fındık iznine ayrılmadığını beyan etmiştir. II.CEVAP Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davada taraf olmadıkları, kamu düzenine ilişkin davada re'sen araştırma yapılması gerektiği, hak düşürücü sürenin geçtiği, çalışmanın niteliğinin tespit edilmesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iflas masasına başvurulması ve davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği, mahkemenin görevli olmadığı, alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığı, hak düşürücü sürenin geçtiği, davanın yerinde olmadığı, tanık beyanlarının aleyhe olanlarını kabul etmedikleri savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; dinlenen tanık beyanlarına göre davacının çiğ fındık bölümünde çalıştığı, yine tanıklar tarafından kavurma bölümünde çalışanların çiğ fındık bölümünde çalışanlara göre işleri daha az olduğundan daha fazla izin kullandıkları, tanıkların davacının fındığı olup olmadığını, bu nedenle Ağustos ayında izin kullanıp kullanmadığını bilmedikleri, davacının celsede fındıkları olmadığından Ağustos ayında işçilere verilen fındık iznini kullanmadıklarını beyan ettiği, tanıklar tarafından işlerin yoğunluğunun az olduğu dönemlerde, sezon sonlarında ücretsiz izin kullandırıldığı beyan ettikleri, fındık sezonu Ağustos ayında başlamakta olup işçilerin sezon sonu olarak tanımladıkları dönemin Temmuz ayı olduğu, sezon sonunda yeni sezona hazırlık olduğundan iş yoğunluğunun az olması kabul edilebilir gerekçeye dayandığı, davacı celsede işlerin yoğun olmadığı zamanlarda kullandığı ücretsiz izinlerin yılda 15 gün olduğunu beyan ettiği, tanıkların ücretsiz izin kullanılan dönemleri sezon sonu olarak tanımlamaları, yine tanıklar tarafından Mayıs Haziran ayları olarak ifade edilmesi, davacı tarafından sürenin yıllık 15 gün olarak açıklanması dikkate alınarak davacının fındık işi olmaması ve tanıklar tarafından da beyan edilmemesi nedeniyle fındık dönemi olan Ağustos ayında değil, sezon sonu olan Temmuz ayında 15'er gün ücretsiz izin kullandığı kabul edildiği, yine doğum nedeniyle ücretsiz izinde olduğu kabul edilen süreler dışlandığı, doğum nedeniyle ücretsiz izinde olduğu döneme denk gelen 17.07.1997 - 31.07.1997 arası ayrıca eklenmeksizin iş yoğunluğunun az olması nedeniyle kullandığı kabul edilen ücretsiz izinli günler dışlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2801015868966 sigorta sicil numaralı davacının 13425.28 sicil numaralı davalı işyerinde 10.11.1992 - 18.11.1998 tarihleri arasında (ücretsiz izinde olduğu kabul edilen 17.07.1993 - 31.07.1993, 17.07.1994 - 31.07.1994, 17.07.1995 - 31.07.1995, 17.07.1996 - 31.07.1996, 17.07.1998 - 31.07.1998 tarihleri arası ile doğum nedeniyle ücretsiz izinde olduğu kabul edilen 05.03.1996 - 23.06.1996 ve 10.07.1997 - 30.09.1997 tarihleri arası hariç olmak üzere), ayda 30 gün olacak şekilde, hizmet akdi ile sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Kuruma bildirilen sürelerin dışlanmasına karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamu düzenine ilişkin davada re'sen araştırma yapılması gerektiği, hak düşürücü sürenin geçtiği, çalışmanın niteliğinin tespit edilmesi gerektiği, tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, yeterli araştırma yapılmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen dönem bordo tanıklarının ifadeleri ile davacının yaptığı işin niteliği ile iş yerinin kapsam ile kapasitesi de dikkate alınarak tespitine karar verilen dönemlerde de davacının hizmet bildirimlerinin hükümde dışlanan süreler haricinde kuruma eksik olarak yapıldığının anlaşılmasına göre istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 11.09.1992 - 11.11.1998 tarihleri arasındaki çalışmasının tam ve kesintisiz olduğunun tespiti davasıdır. 2.İlgili Hukuk 1- Anayasa'nın 60 ıncı maddesi şöyledir: "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar." 2. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, anılan Kanunun yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun'un Geçici 20 nci maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı davaya konu süre itibariyle 506 sayılı Kanun'un mülga 2, 6 ve 79 uncu maddeleridir. 3. 506 sayılı Kanun'un mülga 2 inci maddesinin 1 inci fıkrası şöyledir: "Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar." 4. 506 sayılı Kanun'un mülga 6 inci maddesi şöyledir: "Çalıştırılanlar, işe alınmalariyle kendiliğinden 'Sigortalı' olurlar. / Sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümleri sigortalının işe alındığı tarihten başlar. / Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. / Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz.." 5. 506 sayılı Kanun'un mülga 79 uncu maddesinin ilgili fıkrası şöyledir: "...Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 (10 yıl 01/06/1994 tarih ve 3995 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile 5 yıl olarak değiştirilmiştir) yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır..." 3. Değerlendirme 1.506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanunun 2 nci maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6 ıncı maddesi gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. Anayasa'nın 60 ıncı maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 2. Somut olayda davacının 10.11.1992 - 18.11.1998 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinden tüm dönemlerde kısmi sigorta bildirimi bulunmaktadır. Davalıya ait iş yeri dava konusu dönemde 506 sayılı Kanun kapsamında olan gıda iş yeridir. Davacının çiğ fındık bölümünde fındık seçme işi yaptığı anlaşılmaktadır. Davacı, 15.04.1996 ve 25.07.1997 tarihlerinde doğum yaptığını, her iki doğum öncesinde 15'er gün ve doğum sonrasında 45'er gün çalışmadığını, ayrıca yılda 15 gün sezon arası nedeniyle ücretsiz izin kullandığını beyan etmiş, İlk Derece Mahkemesi tarafından söz konusu beyan esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 3. İş yeri üreticiden fındık alınarak işlendiği bir fabrika olup Mahkemece dinlenen tanıkların neredeyse tamamının davalı iş yerinden olan sigorta bildirimleri kısmidir. Bazı tanıkların da benzer hizmet tespiti davaları açtıkları anlaşılmakta olup yine tanıkların bir kısmı tüm dönemlerde puantaj cetveli imzaladıklarını beyan etmişlerdir. Ne var ki puantaj kayıtlarına ulaşılamamış ancak bir kısım dönem bordroları celbedilebilmiştir. Toplanan deliller ve tanık beyanları davacının davaya konu dönemde tam çalıştığını tespite yeterli olmadığı gibi iş yerinin kapasite ve büyüklüğü de anlaşılamamaktadır. 4. Mahkemece davacının, dava konusu dönemde çalışmasının geçtiği iş yerinin kapsam ve kapasitesinin belirlenebilmesi amacıyla ilgili kurumlardan varsa ticaret odası kayıtları, muhtasar beyannameler, üretim miktarı, ciro ve elektrik tüketimine ilişkin belgeler getirtilerek çalışması gereken sigortalı sayısı ile iş yerindeki çalışmaların dönemselliği gerektiğinde bilirkişi raporu da alınarak belirlenmelidir. Benzer hizmet tespiti davası açan tanıkların davalarının akıbeti ile varsa ücret tediye bordroları, hasta sevk kağıtları benzeri hertürlü belge araştırılmalıdır. Böylece gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu olan davaya konu çalışmanın niteliği ve süresi hususu, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. 5. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.