Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9018 E. 2023/8509 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9018
Karar No
2023/8509
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/90 E., 2023/259 K. HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 42100264366 tahsis numarası ile aylık almakta iken SGK tarafından yersiz ödeme yapıldığının tespit edilmesi sonucu 01.04.2010 ile 23.11.2018 tarihleri arasında ödenen 110.877,70 TL nin tahsili için borç yazısı düzenlediğini ve bir kısım hizmet sürelerini fiili olarak çalışmadığından bahisle iptal ettiğini, davacının emeklilik için yeterli hizmet süresi bulunmadığından dolayı emeklilik hakkının geçmişe yönelik iptal edildiğini ancak davacının davalı işyerinde 01.02.1990-25.07.1990 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz olarak örgü ve kaba inşaat işçisi olarak çalıştığını, çalışmış olduğu hizmet sürelerinin SGK' ya eksik bildirildiğini belirterek 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a kapsamında 01.02.1990-25.07.1990 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz çalıştığının, yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitini, davacıya yersiz ödendiğinden bahisle talep edilen tutarın ferileri ile birlikte iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Kuruma borçlu olmadığının tespiti talepleri yönünden Kurumun taraf gösterilmiş olması nedeniyle davanın husumet yokluğundan reddini, davacı tarafın tespitini istediği 01.02.1990- 25.07.1990 dönemine ait hak düşürücü sürelerin geçtiğini, davanın hak düşürücü süreye uğraması nedeniyle reddini, müdürlük denetmenlerince işyerinde yapılan denetim sonucunda davacının 02.05.2009-30.06.2009 süresi çalışmalarının fiili çalışmaya dayanmadığının tespit edilerek toplam 60 gün çalışmasının iptal edildiğini, bu nedenle emeklilik gün şartını tamamlayamayan davacının emeklilik aylığının başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiğini, yersiz ödenen aylıkların tahsilini talep ettiklerini, Kurum tarafından yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.09.2021 tarihli ve 2018/434 Esas, 2021/660 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir . IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 06.04.2022 tarihli ve 2022/180 Esas, 2022/624 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 05.10.2022 tarihli 2022/7168 Esas, 2022/11768 Karar sayılı ilamı ile "...1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Yukarıda anlatılan yasal mevzuat ışığında; 1-Dosyamızla bağlantılı olduğu tespit edilen ... İş Mahkemesi 2019/379 esas 2021/392 karar sayılı dosyanın da incelenerek hukuki ve fiili bağlantı olup olmadığının irdelenmesi, 2-Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Mahkemece, hizmetlerinin iptaline ilişkin verilen karar yerinde ise de; yaşlılık aylığının iptaline ilişkin olarak Mahkemece, davacının iptal edilen 4/1-a sigortalılığı haricinde; 4/1-a ve 4/1-b çalışmaları dikkate alınarak Kuruma tahsis talebinde bulunmuş ise tahsis talep tarihi itibariyle, bulunmamış ise dava tarihi itibariyle aylık bağlanma koşullarının oluşup oluşmadığı usulünce irdelenerek varılacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir." gerekçesi ile karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 20.04.2022 tarih 2022/180 Esas, 2022/624 Karar sayılı ilamı doğrultusunda davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/b kapsamında hizmet bulunmadığından sadece 4-a kapsamında değerlendirme yapılabileceği, dava tarihi 21.12.2018 olup davacı 29.11.2018-31.12.2018 tarihleri arasında yeniden çalışarak yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı, sonradan yapılan çalışmalar geriye dönük olarak etki edemeyeceği gibi gerek tahsis talep tarihi gerekse dava tarihi itibariyle Kurumu bağlamayacağı, Kurum tarafından ödemelerin yersiz olduğu ve tahakkuk edilen borç yukarıda açılanan nedenlerle hukuka uygun olduğu, davacının iptal neticesinde yersiz ödeme olarak borç çıkartılmasına yönelik kurum işlemlerinde bir hata belirlenemediğinden 25.03.2010 itibariyle tahsise hak kazanılamadığını, bu sebeple aylık yersiz ödeme borç tahakkukunda bir hata tespit edilemediğinden davacının tahsis talep tarihi ve dava tarihi itibariyle 4-b kapsamında sigortalığı da olmadığı hususu dikkate alındığında aylık bağlama koşullarının sağlanmadığı kanaatiyle Yargıtay ilamında belirtilen eksiklikler giderilerek davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hizmetlerinin gerçek olduğunu iptal edilmemesi gerektiğini, belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 01.02.1990-25.07.1990 tarihleri arasındaki çalışmanın kesintisiz olduğunun, davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile emekli aylıklarının yersiz ödendiğinden bahisle talep edilen kurum alacağının iptaline ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ıncı maddesidir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9018, K. 2023/8509, T. 21.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-9018-e-2023-8509-k-e5502ad98f4d