Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8333 E. 2023/10087 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8333
- Karar No
- 2023/10087
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/926 E., 2023/901 K. KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Serik 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/216 E., 2023/7 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın feri müdahil Kurum vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, feri müdahil Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili; davacının, davalı işveren yanında 03.05.2011 tarihi ile 01.02.2019 tarihi arasında davalı işverenin Antalya ili Serik ilçesi ... mahallesi ... mevkiinde bulunan narenciye, erik, nar vb. ağaçların mevcut olduğu tarım arazisinde ağaçların bakım, sulama, gübreleme, ilaçlama budama vb işleri yapmak üzere kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının zamanaşımına uğradığını, davacının, davalıya ait evin zemin katında ikamet etmesinin, çalışmasının fiili ve kesintisiz olduğu anlamını taşımadığını beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalışmasının daimi olarak bir çalışma olmadığını, davacının emekli olduğundan dolayı davalının çiftliğine göz kulak olması ve ağaçları sulaması için hem çiftlikte bulunan evde oturmasını hem de bu işleri yapması için anlaştığını, davacının emekli olduğunu eğer SGK primi ödeyecek olur ise emekli maaşından kesinti olacağını bu nedenle sigorta istemediğini beyan ettiğini, davalının her defasında davacıya verdiği para ile ne gerekiyorsa onu yapması gerektiğini kendisinin yurt dışında olduğundan dolayı ödemesi gereken bütün işleri bu para ile ödemesini söylediğini beyanla davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Davanın kabulü ile davacının davalıya ait işyerinde 01.06.2011 - 01.02.2019 tarihleri arasında Sosyal Güvenlik Destek Primine Tabi Hizmet Akdiyle çalıştığının tespitine dair karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: 1.Fer’i Müdahil Kurum vekilinin istinaf sebepleri Zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, bu yönüyle de davanın reddinin gerektiğini, davacının davasında kesintisiz çalışma olgusunu ispat edemediğini, tanık ifadelerindeki çelişkilerin giderilmediğini, çelişkili ifadeler ile karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalı vekilinin istinaf sebepleri Hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, davacının emekli olması nedeniyle sigorta yapılması durumunda maaşından kesinti olacağını belirterek sigorta yapılmasını istemediğini, davacının çalışmasının tam zamanlı olmadığını, kalacak yeri olmadığı için davalının çiftliğindeki evi tahsis etmiş olduğunu davalının yurt dışında yaşadığını geri döndüğünde anlaşılan işlerin gereği gibi yapılmadığını görünce davacıyı işten çıkarmış olduğunu, davacının kötü niyetli olarak bu davayı açmış olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Dava ve cevap dilekçelerine, davacının SGK hizmet cetveline, yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları, kamu tanıkları, davacının hizmetinin geçtiği iddia edilen 150 dönümlük narenciye ve nar bahçesinde bekçi, bakım, sulama, gübreleme, budama ve ilaçlama işlerini yaparak 01.06.2011 - 01.02.2019 tarihleri arasında hizmet akdine tabi olarak çalıştığı sabit olduğundan davalı ve feri müdahil Kurumun istinaf sebepleri yerinde olmadığı, davacının 01.08.2013 tarihinden itibaren 4-a kapsamında yaşlılık aylığı almakta olduğu dosya kapsamı ile sabit olmasından dolayı davacının alınan beyanı gözönüne alınarak HMK 355 inci maddesi kapsamında İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının yaşlılık aylığı almaya başladığı tarihe kadar 01.06.2011 - 31.07.2013 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun 4/a kapsamında hizmet akdine tabi olarak, yaşlılık aylığı almaya başladığı tarih olan 01.08.2013 tarihinden 01.02.2019 tarihine kadar ise Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi olarak hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar vermek gerekmekle davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kabulü ile davacının davalı nezdinde 01.06.2011 - 31.07.2013 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında hizmet akdine tabi olarak, yaşlılık aylığı almaya başladığı tarih olan 01.08.2013 tarihinden 01.02.2019 tarihine kadar ise sosyal güvenlik destek primine tabi olarak hizmet akdi ile çalıştığının tespitine dair karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Feri müdahil Kurum vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Taleple Bağlılık İlkesi” başlığını taşıyan 26 ncı maddesinde hakimin, tarafların istem sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği açıklanmış olmakla, hukuk yargılamasına “istemle bağlılık” ilkesi egemen kılınmıştır. 3. Değerlendirme Eldeki davada, davacı tarafından davalı tarafın arazisinde 03.05.2011 - 01.02.2019 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespiti istenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince davanın kabulü ile davacının davalı nezdinde 01.06.2011 - 31.07.2013 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında hizmet akdine tabi olarak, yaşlılık aylığı almaya başladığı tarih olan 01.08.2013 tarihinden 01.02.2019 tarihine kadar ise sosyal güvenlik destek primine tabi olarak hizmet akdi ile çalıştığının tespitine dair karar verildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen davanın kabulüne dair yazıldığı şekilde verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmalıdır. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici sebepler ile temyiz nedenlerine göre, feri müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Bölge Adliye Mahkemesi Hükmünün 3, 6, 7 ve 8 nolu bentlerinin tümden silinerek yerine; "3-Davanın kısmen kabulü ile davacının davalı nezdinde 01.06.2011 - 31.07.2013 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında hizmet akdine tabi olarak, yaşlılık aylığı almaya başladığı tarih olan 01.08.2013 tarihinden 01.02.2019 tarihine kadar ise sosyal güvenlik destek primine tabi olarak hizmet akdi ile çalıştığının tespitine," "6-Davacı tarafından yapılan toplam 1.720,60 TL yargılama giderinin 1.703,39 TL'sinin davalıdan tahsiline, kalan 17,21-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına," "7-Davalı tarafından yapılan toplam 130,00 TL yargılama giderinin 13,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, kalanının davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Kendisini vekil ile temsil eden davacı lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 9-Kendisini vekil ile temsil eden davalı lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 10-Davacı ve davalı tarafından varsa yatırılan ve arta kalan gider avansının karar kesinleşince HMK'nın 333 üncü maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine" ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.