Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/831 E. 2023/3592 K. – Ödeme Emrinin
Konu: Ödeme Emrinin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/831
- Karar No
- 2023/3592
- Karar Tarihi
- Konu
- Ödeme Emrinin İptali
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/993 E., 2022/1241 K. KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2014/473 E., 2020/121 K.
Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Şirketinin ortaklarından...'in mirasçısı olan davacıya, bu sebeple kurum tarafından şirketin prim borcuna dayalı ödeme emri gönderildiğini, takip dosyalarının 2006/12237 ve 2003/668 sayılı dosyalar olduğunu, takibe konu alacakların zamanaşımana uğradığını, şirketin terkin edilmiş olduğunu, şirketin borca batık olduğunu, şirketin borca batık olması nedeniyle vergi mahkemesince vergi borçlarının iptal edildiğini, davacıya ödeme emri gönderilmesinin kanuna uygun olmadığını savunmuş, dava konusu ödeme emirlerinin iptalini istemiştir.
II. CEVAP 1. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davanın kabulüne, davalı Kurum tarafından davacıya 2006/012737 ve 2003/668 E. sayılı takip dosyalarından gönderilen ödeme emirlerinin iptaline" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe ilişkin itirazının 7 günlük hak düşürücü süre içinde yapılmadığını, davalı kurumun alacağının zaman aşımına uğradığından söz edilemeyeceğinden, davalı Kurumun davanın açılmasında hiç bir kusurunun bulunmaması nedeni ile aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olması nedenleri ile mahkeme kararlarının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "zaman aşımına uğramayan borçlar bakımından mirasçılar lehine terekenin borca batık olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığı" gerekçesiyle "istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı Kurum tarafından davacı aleyhine başlatılan 2003/668 esas sayılı takip dosyasında tanzim edilen ödeme emirlerinin iptaline, davalı Kurum tarafından davacı aleyhine başlatılan 2006/12737 esas sayılı takip dosyasına konu prim alacakları bakımından 94. 948, 54 TL'lik kısmının iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; takibe konu alacakların zaman aşımına uğradığını, şirketin kayıttan terkin edildiğini, Ahmet Şimşekin ölüm tarihinde mirasının borca batık olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya babası... varisi olarak tebliğ edilen ödeme emirlerindeki borcun zamanaşımına uğradığının ve davacının babasının borçlarından sorumlu olmadığının tespiti ile ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk Ödeme emrine konu prim borçları yönünden, tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu; mülga 506 sayılı Kanunun 80, bazı maddeleri dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 88, 6183 sayılı Kanunun 35 ve mükerrer 35 inci maddelerinde düzenlenmiştir.
506 sayılı Kanunun 80 inci maddesi; "Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü öngörmüş; 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesinde de bir kısım farklar dışında anılan maddeye benzer düzenleme getirmiş olup, "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü getirmiştir.
6183 sayılı Kanunun 35 inci maddesinde; limited şirketlerin ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları düzenlenmiş; mükerrer 35 inci maddesinde ise; amme alacakları ve bu bağlamda davalı Kurumun işveren tüzel kişilerden prim ve diğer alacaklarının, tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarıyla sorumlu olacağı belirtilmiştir.
Yukarıdaki düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Kurumun prim alacağına ilişkin olarak işveren ile birlikte müteselsilen sorumluluk koşullarının oluşması için, işveren kamu kurum ve kuruluşu ise, kamu görevlilerinin tahakkuk ve tediye ile görevli olması, tüzel kişiliğe haiz diğer işyerlerinde ise üst düzey yönetici ya da yetkilisi ve kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunulması gerekir. Ancak, 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesi burada bir ayrıma giderek özellikle şirket yönetim kurulu üyelerinin, temsil ve ilzam yetkisi aranmaksızın (haklı sebepleri olmazsa) müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarını ayrıca belirtmiştir.
3. Değerlendirme Davalı Kurum tarafından davacının murisi...'in ortağı ve yöneticisi olduğu dava dışı şirket ... Uluslararası Nak. Tic. Ltd. Şti.'nin prim borçlarından davacının mirasçı olarak sorumlu tutulduğu ve dava dışı şirketin, 2001 yılının 4. ayından 2006 yılını 1. ayına kadar olan prim borçlarından dolayı davacı hakkında 2003/668 ve 2006/12737 sayılı ödeme emirlerinin tebliğ edildiği ve davacı tarafından davanın süresinde açılarak bu ödeme emirlerinin iptalinin istendiği anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesi tarafından 2003/668 sayılı ödeme emrinin zamanaşımına uğradığı, 2006/12337 sayılı ödeme emri bakımından 2004/7 ve 2006/1 ay arası prim borçları zamanaşımına uğramadığı, kalan kısmın zamanaşımına uğradığı, ancak ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/756 Esas 2015/198 Karar sayılı ilamı ile davacı murisi...' in terekesinin borca batık olduğu tespit edilerek bu ilamın kesinleştiği, terekenin murisin vefatı sırasında borca batık olması gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir kısım borçların zamanaşımına uğradığı, 2004 yılı 7. ay ve devam eden dönemlere ilişkin, prim borçlarının zaman aşımına uğramadığı, zaman aşımına uğramayan borçlar bakımından mirasçılar lehine terekenin borca batık olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmaması gerekçesiyle yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ödeme emirlerinin tebliğ edildiği 22.08.2014 tarihi itibariyle 2003/668 sayılı ödeme emrine konu prim borçları ile 2006/12737 sayılı ödeme emrine ait 2004/6 (dahil) ve öncesine ait prim borçlarının zamaşımına uğradığına ilişkin kabul yerinde ise de, davacının murisi... yönünden 506 sayılı Kanunun 80. ve 6183 sayılı Kanunun 35 inci maddesinde yer alan düzenlemelerinin uygulama koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin irdelenmediği anlaşılmaktadır.
Bu bakımdan, Mahkemece, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde davacının murisi...'in müdürlük ve ortaklık dönemleri ayrı ayrı belirlenmeli, 2004/7 (dahil) ve sonrasına ait prim borçlarının tahakkuk ettiği dönemde murisin müdürlük yetkisinin ve/veya ortaklığının bulunup bulunmadığı ticaret sicil kayıtları ve şirket kayıtları üzerinden araştırılmalı, davacının borçtan sorumlu olduğu dönemler ve sorumluluk miktarları bu dönemlere göre ayrı ayrı irdelenerek sonucuna göre, infaza elverişli, çelişkiden uzak bir karar verilmelidir.
VI. KARAR Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.