Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/73 E. 2023/2737 K. – Rücuan Tazminat

Konu: Rücuan Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/73
Karar No
2023/2737
Karar Tarihi
Konu
Rücuan Tazminat

... MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1425 E., 2022/1239 K. ... HÜKÜM/KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/263 E., 2022/114 K. Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davacı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'e ait iş yerinde çalışan Kurum sigortalısı ...'a, 18.06.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğraması üzerine sürekli iş göremezlik geliri bağlandığını, geçici iş göremezlik ödeneği ödendiğini ve tedavi masrafı yapıldığını, iş kazasının meydana gelmesinde davalıların kusurlu olduğunu ileri sürerek bağlanan gelir ile ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ve yapılan tedavi masrafının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının olayla ilgili hiçbir sorumluluğu ve kusuru bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk derece mahkemesince, davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılardan ...'in yapılandırma hükümlerinden yararlanarak borcu taksitlendirdiğini ancak borcun tamamının henüz ödenmediğini, Kurum lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Dava konusu Kurum alacağının, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı açıktır. Bu durumda ilk derece mahkemesince yukarıda yapılan açıklamalara uygun olarak konusuz kaldığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tarafların yapmış oldukları yargılama masraflarının kendi üstlerinde bırakılmasına ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı Kurumun istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un "Ortak Hükümler" başlıklı 3. maddesinin 13. fıkrası: "a) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve ilgili maddeler uyarınca dava açmamaları veya açılan davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları gereken borçluların, bu Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için ilgili maddelerde belirlenen başvuru sürelerinde, yazılı olarak bu iradelerini belirtmeleri şarttır. Borçlularca, Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi hâlinde idarece de ihtilaflar sürdürülmez. b) Davadan vazgeçme dilekçeleri ilgili tahsil dairesine verilir ve bu dilekçelerin tahsil dairelerine verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilir. Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsili gerektiği hâlde tahakkuku diğer kamu idarelerince yapılan alacaklara ilişkin ilgili kamu idaresi aleyhine açılmış davalardan vazgeçme dilekçelerinin verileceği idari mercii belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. c) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak karar tarihine bakılmaksızın bu Kanunun yayımı tarihinden sonra tebliğ edilen kararlar uyarınca işlem yapılmaz. ç) Bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlar ile hükmedilen yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer’ileri talep edilmez ve bu alacaklar için icra takibi yapılamaz. Vazgeçme tarihinden önce ödenmiş olan yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri geri alınmaz." düzenlemesini içermektedir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2-Dava konusu Kurum alacağının 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı anlaşıldığından, anılan yasal düzenleme uyarınca taraflar lehine yargılama giderine, avukatlık ücretine ve fer'ilerine hükmedilmemesi, tarafların yaptıkları yargılama giderlerinin de kendi üstlerinde bırakılması isabetlidir. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/73, K. 2023/2737, T. 20.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-73-e-2023-2737-k-52a1704032d4