Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/5423 E. 2023/5697 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5423
Karar No
2023/5697
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/303 E., 2022/442 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kurum işleminin iptali ve yaşlılık aylığı bağlanması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 1985 yılından 2014 yılına kadar Camiliyurt köyünde çiftçilik yaptığını, 01.01.1985 tarihinde Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak davalı Kurum nezdinde tescili yapıldığını, ancak Kurum tarafından Bağ-Kur hizmetlerinin iptal edilmesi nedeniyle yaşlılık aylığı talebinin kabul edilmediğini belirterek, tarım bağ kur sigortalılık süresinin iptaline dair Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığı bağlanmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal mevzuat uyarınca 01.01.1985 tarihinde başlatıldığını, davacının sunmuş olduğu belgelerle fiili olarak çiftçilik yapıp yapmadığı hususuna açıklık getiremediğinin anlaşıldığını, Kurum denetmenlerince yapılan denetim neticesinde, köy muhtarı ve köy sakinlerinin ifadelerinden davacının 1986 yılında köyden taşındığı ve bir süre sonra yurt dışına çıktığı, çitçilik yapmayı bıraktığı anlaşıldığından, bu tespitler sonucu davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının 01.01.1986 tarihi itibariyle durdurulduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.02.2019 tarihli ve 2016/527-2019/115 Karar sayılı kararıyla; davacının, köyden ayrıldığı 1986 yılından itibaren tarımsal faaliyetinin olduğuna dair ilgili muhtar tarafından düzenlenen belge dışında hiçbir delil bulunmadığı, davacının 1986 yılından 2014 yılına kadar tarımsal faaliyette bulunduğunu somut ve inandırıcı herhangi bir delil ile ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli ve 2019/1236 Esas 2020/1263 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Daire kararında, davacının zorunlu sigortalılık koşulları bulunmadığı, ne var ki bu dönemde davacının ödediği primler dolayısıyla isteğe bağlı sigortalı sayılması gerektiği gözetilip bu kapsamda, prim ödemelerinin yapıldığı gündeki cari prim değeri üzerinden hesaplanmak suretiyle, ödediği primlerin karşıladığı isteğe bağlı sigortalı sayılabileceği süreleri kurumdan sormak, itiraz halinde bilirkişiden denetime elverişli rapor alınarak, tahsise esas isteğe bağlı sigortalılık süresi belirlenip tahsis istemi bu kapsamda değerlendirilerek sonucuna göre karar vermek gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 1063 gün Bağ-Kur hizmeti ve askerlik borçlanması toplamı olmak üzere prim günü olduğu tespit edilmiştir. İsteğe bağlı sigortalı olarak ise askerlik borçlanması toplamı olmak üzere prim günü olduğu tespit edilmiştir. İsteğe bağlı sigortalı olarak ise 16.12.1987 - 29.12.1994 tarihleri arasında 5.000.000 TL, 29.12.1994 - 19.11.1996 arasında 8.247.100 TL, 29.05.2006 - 31.08.2006 arasında 602 TL, 24.05.2007 - 27.08.2007 tarihleri arasında 6.069 TL, 13.11.2007 - 11.03.2008 tarihleri arasında 1085 TL ve 12.11.2014 tarihinde 15.822,75 TL ödeme tespit edilmiştir. Buna göre Bağ-Kur sigortalılık belgesinde davacının tescil tarihi olan 01.01.1985 tarihinden çalışmasının sona erdiği 14.11.2014 tarihine kadar toplam bağımsız çalışan statüsünde 10.754 gün prim günü olduğu tespit edilmiş olmakla davacının yaş koşulu ve prim ödeme gün sayısı bakımından yaşlılık aylığı koşullarının oluştuğu ve emeklilik aylığına hak kazandığı gerekçesi ile davanın kabulü ile davacının emeklilik tahsis talep tarihini takip eden ay başlangıcı 01.12.2014 tarihi itibarıyla yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının oluştuğu ve emeklilik aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı kurum vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay ilamı doğrultusunda mahkemece Kuruma yazılan müzekkere cevabına davacının kuruma yaptığı ödeme miktarının karşılığı isteğe bağlılık süresi ile birlikte askerlik ve bağ kur süreleri toplandığında davacının yaşlılık aylığı için gerekli gün sayısını sağlamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile yaşlılık aylığı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Dairemizin geri çevirme ilamı üzerine dosyaya giren Kurumun 18.04.2023 tarihli cevabi yazısında, sigortalının 24.03.1986-12.11.2014 tarihleri arasında yaptığı prim ödemelerinin karşılığında isteğe bağlı sigortalı olarak değerlendirilmesi durumunda 01.03.1986-31.07.2017 tarihleri arasında fasılalı olarak 17 yıl (6120 gün) isteğe bağlı olarak hizmet alabileceği belirtilmiştir. Mahkemenin kararında davacının tescil tarihi olan 01.01.1985 tarihinden çalışmasının sona erdiği 14.11.2014 tarihine kadar toplam bağımsız çalışan statüsünde 10.754 gün prim günü olduğu tespitine yer verilmişse de, dosya kapsamından zorunlu bağ kur sigortalılık sürelerinin iptal edilmiş olması, isteğe bağlı sigortalı sayıldığı sürelerine ilişkin Kurumun anılan cevabi yazıları değerlendirildiğinde mahkemenin prim ödeme gün sayısı açısından gerekçesinde belirttiği tespitin hatalı olduğu ,bu haliyle dosya kapsamından davacının yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli 9000 gün prim gün sayısının bulunmadığı görülmektedir. 2.Davacı dava dilekçesinde, 14.11.2014 tarihli tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlanmasını talep ettiğinden, isteğe bağlı sigortalılık süreleri bu tarih dikkate alınarak belirlenmeli, öncelikle kurumdan davacının 24.03.1986 ile 14.11.2014 tarihleri arasında yaptığı prim ödemelerinin, ödemenin yapıldığı gündeki cari prim değerleri üzerinden hesaplanmak suretiyle ne kadar isteğe bağlı sigortalılık süresini karşıladığı sorularak, isteğe bağlı sigortalılık süreleri ve tahsise esas alınabilecek diğer süreleri dikkate almak suretiyle 14.12.2014 tahsis talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığı koşullarının oluşup oluşmadığını değerlendirilmelidir. 3.Davacının 14.12.2014 tarihli tahsis talebi itibariyle yaşlılık aylığı koşullarının oluşmadığının, ancak dosya kapsamında bulunan 18.04.2023 tarihli cevabi yazı içeriği ve yukarıda belirtilen araştırma kapsamında dosyaya girecek diğer kurum yazıları dikkate alınarak yargılama aşamasında tahsis koşullarının gerçekleştiğinin anlaşılması halinde ise, aylık koşullarının gerçekleştiği tarihten itibaren tahsise hükmedilmeli bu durumda davanın kısmen kabulü nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücreti de buna göre değerlendirilmeli ve tahsise esas alınan süreler de karar gerekçesinde gösterilmek suretiyle bir karar verilmelidir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/5423, K. 2023/5697, T. 22.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-5423-e-2023-5697-k-59d9d7c8e624