Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/2429 E. 2023/3167 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2429
Karar No
2023/3167
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3464 E., 2022/3654 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/3 E., 2022/396 K. Taraflar arasındaki kurum işleminin iptaline dair asıl dava ile itirazın iptaline dair birleşen davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı-birleşen dava davalısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-birleşen dava davalısı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; Kurum tarafından tesis edilen işlemin ve tahakkuk ettirilen borcun başta Anayasa'nın 20 inci maddesi olmakla birlikte hukuka aykırı olarak tahakkuk ettirildiğini, bu şekilde müvekkilinin Kuruma borcunun olmadığını, kurum işlemini kabul etmemekle birlikte Kurumun bir kısım alacak iddiasının da 6183 sayılı Kanun'un 102 inci maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, Kurum işleminin kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ile boşandığı eşinin müşterek çocuklarının bulunduğunu, müştereken çocuklardan birisinin de halen küçük yaşlarda olduğunu, davacı ile boşandığı eşinin, çocuklarının mutluluğu ve istikbali için üstün yararını gözeterek 2017 yılında yeniden evlendiklerini, davalı kurumun eksik ve hatalı inceleme yaptığını, davacının evlenmesi nedeniyle dava konusu işlemin hukuka aykırı olarak tesis edildiğini, davalı Kurumca tahakkuk ettirilen alacak iddiasına dayanak olan ana bedel ve faizin hangi usul ve esaslarla hesaplandığının tespit edilemediğini, Kurumun borç bildirim belgesinde hangi dönemler ile hangi dönemler arasında davacı ile dava dışı eşinin boşanmadan sonra eylemli ve sürekli olarak birlikte yaşadığının da belirtilmediğini beyanla; davacının 3411445472 tahsis numarası ile 25.05.2010-24.03.2017 tarihleri arasında aldığı ölüm (yetim) aylığının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığından bahisle yersiz ödendiğine ilişkin olarak tesis edilen davalı Kurumun 60991618.H.T.İ 3/ 1445472 sayılı 12.09.2017 düzenleme tarihli borç bildirim belgesine (ödeme emrine) yönelik süresindeki itirazlarının kabulüne, davalı Kurumun 60991618.H.T.İ 3/ 1445472 sayılı 12.09.2017 düzenleme tarihli işleminin iptaline ve davacının borç bildirim belgesinde yazılı bulunan alacak sebebiyle davalı kuruma borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Birleşen davada davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili Kurumdan yetim aylığı aldığını, davalının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı tespit edildiği için almakta olduğu aylığın ve sağlık yardımlarının kesildiğini, diğer yandan ödenen yetim aylıkları yersiz ödeme niteliği kazandığından davalıya borç çıkartıldığını, yersiz ödeme niteliği kazanan 68.589,28 TL yetim aylıkları ödemelerinin, 22.12.2017 tarih, 15626076 sayılı yazı ile işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan talep edildiğini, davalı borçlunun herhangi bir ödeme de bulunmadığını, kurum alacağının 05.10.2018 tarihinde 68.589,28 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihine kadar işleyen 28.665,68 TL yasal faizi olmak üzere toplam 97,254,96 TL olarak Denizli 3. İcra Müdürlüğünün 2018/5805 esas sayılı dosyasında icra takibine konulduğunu ve davalının borca ve ferilerine vaki itirazları üzerine takip durduğundan iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, davalının itirazlarının haksız ve kötü niyetli olup iptali gerektiğini beyanla; davalının Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün 2018/5805 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve yersiz açılmış bir dava olup reddi gerektiğini, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşamaya devam ettiği Sosyal Güvenlik Müdürlüğü Denetmen raporuyla tespit edildiğinden 5510 sayılı Kanun'un uyarınca davacının yetim aylığının kesildiğini, Kurum kayıtlarına göre Kurum işleminin kanuna ve mevzuata uygun olup, iptalini gerektirecek bir hususun bulunmadığını beyanla; davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; derdestlik itirazlarının kabulüne karar verilerek davanın reddedilmesi gerektiğini, aksi takdirde anılan davanın bekletici sorun sayılmasına karar verilerek kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, davalının dava dışı eşi ... ile boşandıktan sonra birlikte yaşamadığını, çünkü dava dışı eş ile davalı boşandıktan sonra dava dışı eş Murat'ın alkol bağımlılığı yüzünden AMATEM'de tedavi olmaya gittiğini ve orada uzunca bir süre tedavi olduğunu, tedavisinin bitiminde tarafların tekrar evlendiklerini, evlilikten sonra müvekkilinin kurumdan maaş veya aylık almadığını beyanla; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Mahkememizin 2018/3 Esas sırasına kayden görülen Asıl Dava yönünden; davanın reddine, Mahkememizin 2018/514 Esas sırasına kayden görülen Birleşen Dava yönünden; davanın kabulü ile, davacı SGK tarafından Denizli 3. İcra Müdürlüğünün 2018/5805 Esas sayılı dosyasında başlatılan ilamsız icra takibine davalı borçlu ... tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen dava davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı-birleşen dava davalı vekili; ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunmadığını, boşanılan eş ile davacının birlikte yaşamadıklarını, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosya kapsamı, delil durumu itibariyle, Denizli 4. İş Mahkemesi 2018/3 Esas 2022/396 Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen dava davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı-birleşen dava davalı vekili; istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek yetim aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali istemine, birleşen davada ise itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56 ıncı maddesinin ikinci fıkrası ve 96 ıncı madde hükümleri, 2. Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT nin 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 inci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ıncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." hükmü, 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-birleşen dava davalısı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut olayda, asıl davanın nitelikçe 5510 sayılı Kanun'un 56 ıncı maddesine dayanan menfi tespit davası olup, davalı Kurum vekili lehine 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca yayınlanan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında maddesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmektedir. Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. VI. KARAR 1. Davacı-birleşen davada davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, mahkemenin 2018/3 Esas sırasına kayden görülen asıl dava yönünden davacı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinde yer alan “Davalı SGK yargılamada kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin 1 inci fıkrası gereğince davacının sorumlu olmadığının tespiti talep edilen borç tutarına göre 9.716,61 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine” ibaresinin çıkartılarak yerine “Davalı SGK yargılamada kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 5.100,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/2429, K. 2023/3167, T. 27.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-2429-e-2023-3167-k-9d2730bd7b5a