Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/2403 E. 2023/2545 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2403
Karar No
2023/2545
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ: ... İş Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının kurum müfettişlerince tespit edilmesi üzerine, 01.11.2008 -30.09.2016 tarihleri arası yersiz olarak yapılan ödemelerin davacı kuruma iadesi için yazı yazılarak 18.10.2019 tarihinde yazının davalıya tebliğ edildiğini, söz konusu yazının tebliğine rağmen davalı tarafından ödeme yapılmaması sebebiyle ... 1. İcra Müdürlüğünün 2019/9110 Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, borçlunun süresi içinde takibe itirazla icra takibini durdurduğunu, itirazın haksız olduğunu beyanla, davalının ... l. İcra Müdürlüğünün 2019/9110 sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptali ile icra takibinin aynen devamına ve takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, boşandığı eşi ile birlikte yaşamadıklarını, takibin haksız olduğunu, davanın reddine karar verilerek asıl alacağın %20'sinden az olmayan tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "soruşturma ve inceleme raporu içeriği, tanık anlatımları ve medula kayıtlarıyla kurum işleminin yerinde, alacağın likit olduğu" gerekçeleriyle davanın kabulüne, ... 1. İcra Müdürlüğünün 2019/9110 Esas sayılı icra dosyası kapsamında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İiptali ile icra takibinin 88.168,45 TL asıl alacak ve 52.998,69 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 141.167,14 TL üzerinden devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, tarafların boşandıktan sonra hiçbir zaman karı koca gibi yaşamadıklarını, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olmadığını beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davalının eski eşi ile birlikte yaşadığı kanaatine varılarak eşinden boşandığı halde, boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı belirlenen davalının yetim aylığının kesilmesine yönelik Kurum işleminin yerinde olduğu ve davalının, davacı Kurumun talep ettiği Kurum alacağından sorumlu olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne yönelik ilk derece mahkemesi kararı yerindedir." gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, boşandığı eşi ile birlikte yaşayan davacıya yapılan yersiz aylık ödemelerinin tahsiline yönelik yapılan icra takibine itirazın iptali, inkar tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 56 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 96 ıncı maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56'ncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Kanun'un 56 ıncı maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvurunun, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ... ile Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla, 15.03.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ 1. Somut uyuşmazlıkta, davalı kadın 2001 yılında eşinden boşanmıştır. Davacı-karşı davalı kadına boşanma kararı verildikten sonra ölen babasından dolayı bağlanan yetim aylığı 2016 yılında eşi ile yeniden evlenmesi üzerine yapılan denetim sonrası fiili birliktelik nedeni ile 2008-2016 yılları için 5510 sayılı Kanun'un 56 ıncı maddesi uyarınca ödenen aylıkların yersiz ödendiği gerekçesi ile borç çıkarılmıştır. 2. Dairemizin 07.10.2021 tarih ve 2021/7072 Esas, 2021/11762 Karar sayılı ilamında yazılan karşı oy gerekçelerimde belirttiğim gibi davalı boşandığında 506 sayılı Kanun yürürlüktedir. 5510 sayılı Kanun'un 5754 sayılı Kanun'un 68 nci maddesi ile değişik geçici 1 nci maddesi uyarınca kesilmede 506 sayılı Kanun uygulanmalıdır. Anılan kanunda ise boşanılan eş ile birlikte yaşama olgusu bir kesilme nedeni olarak düzenlenmemiştir. 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinden önce gerçekleşen boşanma olgusuna uygulanması olanağı, önceye etki yasağı nedeni ile olanaklı değildir. 3. Çoğunluğun önceye etki yasağı ilkesine aykırı olarak, lafzi yorum ve sigortalı aleyhine yorumu benimseyerek, sonradan gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak salt birlikte yaşama ve boşanan eşin desteğini alma koşulunu yeterli kabul etmesi, Kanunun ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçelerine aykırıdır. 4. Açıklanan bu gerekçelerle mahkeme kararının bu gerekçe ile onanması gerekirken, fiili birlikteliğin araştırılması yönünde bozulması görüşüne katılınmamıştır.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/2403, K. 2023/2545, T. 15.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-2403-e-2023-2545-k-2f1bc2ffa5f4