Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/1802 E. 2025/883 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1802
Karar No
2025/883
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/168 E., 2022/759 K. Taraflar arasındaki eksik ödendiği iddiası ile yaşlılık aylığı miktarının yeniden tespiti ile fark aylıkların yasal faizleri ile birlikte davalı Kurumdan tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkeme kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 14.12.1984 tarihinde Bağ-Kur sigortalılığının başladığı, 31.03.1995 tarihinde sigortalılığını sona erdirdiği, 01.06.1995 tarihinden itibaren SSK sigortalısı olarak çalışmaya başladığı, emeklilik işlemlerinin yapılması sırasında 05.05.1995 - 03.06.1999 tarihleri arasında otobüs işletmeciliği nedeniyle Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğinin ve bu tarihler arasında ödenen SSK primlerinin yanlışlıkla ödendiğinin Kurum yetkilileri tarafından söylenmiş olması üzerine, davacının 05.05.1995 - 03.06.1999 tarihleri arasında ki SSK sigortalılığına ilişkin primlerin iptalini istediği ve iptal işlemi yapılarak Bağ-Kur primlerine aktarıldığı, 13.02.2011 tarihli 6111 sayılı Kanun'la değiştirilen 5510 sayılı Kanun'un 53/1. maddesindeki düzenleme gereğince, davacının 01.03.2011 tarihinden önce 05.05.1995 - 03.06.1999 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin hem a hem de b fıkrası kapsamında sigortalı olacak şekilde çalışması bulunduğundan a fıkrası kapsamında sigortalı sayılması gerektiği, emeklilik işlemlerinin de buna göre hesaplanması gerektiği, ancak Kurumun davacının 05.05.1995 - 30.06.1999 tarihleri arasındaki 4 a maddesi kapsamındaki primlerini iptal ederek, 4 b maddesi kapsamındaki sigortalılığa aktarmak suretiyle emekli aylığını eksik bağladığı iddiasıyla davacının emekli aylığının tespiti ile eksik yatırılmış olan aylıkların en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili aşamalarda aleyhe hususları kabul etmeyerek davacı hakkında yapılan Kurum işlemlerinde herhangi bir hatanın olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEMESİ İLK KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından 08.09.2016 tarihli ve 2014/727 Esas, 2016/456 Karar sayılı kararla davacının sigortalılığına aynı zamanda davaya konu olan 05.05.1995 - 03.06.1999 tarihlerini de kapsayan 01.06.1995 - 25.10.1995 tarihleri arasında 145 gün, 06.11.1995 - 31.12.1995 tarihleri arasında 69 gün, 1996 yılında 304 gün, 1997 yılında 360 gün, 1998 yılında 360 gün, 1998 yılında 360 gün ve 1999 yılında 360 gün 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı çalışmalarının bulunduğu, yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamından ve bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere, davacının 01.06.1995 - 25.10.1995 ve 06.11.1995 - 03.06.1999 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık tescilinin iptali ile bu dönemlerde 506 sayılı Kanun kapsamında ödenen primlerin geçerli sayılarak tahsis talep tarihini takip eden ödeme dönemi olan 19.07.2013 tarihindeki yaşlılık aylığı miktarının 2.441,51 TL olması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 01.06.1995 - 25.10.1995 ve 06.11.1995 - 03.06.1999 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık tescilinin iptali ile bu dönemlerde 506 sayılı Kanun kapsamında ödenen primlerin geçerli sayılarak tahsis talep tarihini takip eden ödeme dönemi olan 19.07.2013 tarihindeki yaşlılık aylığı miktarının 2.441,51 TL olması gerektiğinin tespitine ve dava tarihine kadar eksik ödenen 5.747,64 TL yaşlılık aylığı farklarının 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesindeki 3 aylık sürede dikkate alınarak ilk üç aylık fark miktar bakımından 13.10.2013 tarihinden itibaren, diğer fark aylıkları ise ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 08.09.2016 tarihli ve 2014/727 Esas, 2016/456 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin 21.12.2016 tarihli ve 2016/97 Esas, 2017/1 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 08.09.2016 tarihli ve 2014/727 Esas, 2016/456 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 29.12.2020 tarihli ve 2017/1461 Esas, 2020/7881 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur: "...mahkemece davacının 05.05.1999 - 03.06.1999 tarihleri arasında kalan dönem bakımından baskın çalışmasının yeterince araştırılmadığı anlaşılmakta olup, davacının bu dönemdeki çalışmaları dikkate alınmalı, gerçek ve fiili çalışmalardan hangisinin hayatında ekonomik olarak baskın çalışma niteliği taşıdığı hususunda, vergi ve maliye kayıtları getirtilmek, belirtilen dönemde beyan edilen gelirler saptanmak suretiyle bu çerçevede davacının; emek ve mesaisini ağırlıklı olarak hangi sigortalı çalışmaya tahsis ediyorsa, ekonomik yönden geçimini hangi çalışmadan sağlıyorsa o çalışmaya üstünlük tanınması gereğinin yerine getirilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedeni olduğu gibi, alınan raporlar arasındaki bariz çelişki giderilmeksizin ve kurumca esas alınmayan 03.06.1999 - 31.12.1999 arasında kalan sürenin de hesaba katılma gerekçesi açıklanmaksızın ile yazılı şekilde karar tesisi de isabetsizdir. Mahkemece, davacının baskın çalışma iddiası belirtilen maddi ve hukuki olgular ışığında ve usulünce irdelenmeli, baskın çalışmasının 1479 sayılı Kanun kapsamında geçtiğinin anlaşılması halinde davanın reddine karar verilmesi, 506 sayılı Kanun kapsamında geçtiğinin anlaşılması halinde ise davacıya bağlanması gereken aylık miktarının ne olacağı ve hesap yönteminin davalı Kurumdan sorulması ve itiraz halinde aylık miktarı bakımından çelişkiyi de giderecek şekilde alınacak rapordan sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." 2.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay ilamı, bilirkişi raporu, davacının vergi ve sigorta kayıtları ile tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde davacının 01.06.1995 - 25.10.1995 ve 06.11.1995 - 03.06.1999 tarihleri arasında geçen 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetleri esas alınmayıp bu tarih aralığında 1479 sayılı Kanun kapsamında tescil yapılarak 1479 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetleri esas alınarak aylık hesabı yapıldığından ve ayrıca sehven davacının 03.06.1999 - 14.01.2000 tarihleri arasındaki geçerli 4/a kapsamındaki hizmetlerinin iptal edilerek aylık hesabında dikkate alınmaması nedeniyle davacıya eksik aylık bağlandığının anlaşıldığı, nitekim ... Vergi Dairesi tarafından yazılan 31.10.2013 tarihli ve 28141 sayılı yazıya göre, davacının ... vergi sicil numarası ile ... Vergi Dairesinde 14.12.1984 - 31.12.1994 ile 05.05.1995 - 03.06.1999 tarihleri arasında minibüs ile yolcu taşıma işine dayalı olarak vergi mükellefiyetinin bulunduğu, davalı Kurumun bu tarihler arasında davacı sigortalıyı 1479 sayılı Kanun kapsamında tescil ettiği, ancak dava dosyasında yer alan “Çakışan Hizmet Süreleri İle İlgili Olarak İptal ve İade Edilen Primleri Gösterir Tablo” isimli belgeye göre, davalı Kurumun sehven davacının 03.06.1999 - 14.01.2000 arasındaki geçerli 4/a kapsamındaki hizmetlerinin de iptalini yaptığı oysa bu hizmetlerin bu davadan bağımsız olarak geçerli bir sigortalılık hizmeti olduğu, dolayısıyla Yargıtay bozma gerekçesi olan bu hususun araştırılması neticesinde davalı Kurumun hiçbir geçerli sebep ileri sürmeksizin davacının 03.06.1999 - 14.01.2000 tarihleri arasındaki geçerli 4/a kapsamındaki hizmetlerini iptal etmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından bu hizmetlerin yaşlılık aylığı hesabında hem prim günü hem de prim matrahı yönüyle dikkate alınması gerektiği, davacıya ödenen aylıklar ve ödenmesi gereken aylıklar, dava tarihindeki ödeme dönemi olan 17.12.2014 tarihi dikkate alınarak bilirkişi marifetiyle hesaplatıldığı, sonuç olarak davacının 1995-1996-1998-1999 yıllarındaki baskın çalışmasının 506 sayılı Kanun kapsamındaki ücret gelirine bağlı çalışma olduğu, 1997 yılındaki baskın çalışmasının ise 1479 sayılı Kanun kapsamında geçen ticari faaliyete dayalı çalışma olduğu, buna göre davacının 01.06.1995 - 25.10.1995 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında, 26.10.1995 - 05.11.1995 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında, 06.11.1995 - 14.01.1997 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında, 15.01.1997 - 14.01.1998 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında, 15.01.1998 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında çalıştığının kabulünün gerekeceği, Yaşlılık aylığı hesabında 01.06.1995 - 25.10.1995 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında, 26.10.1995 - 05.11.1995 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında, 06.11.1995 - 14.01.1997 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında, 15.01.1997 - 14.01.1998 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında, 15.01.1998 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında geçen prime esas kazançların dikkate alınarak davacıya 15.07.2013 tarihinde bağlanması gereken yaşlılık aylığı tutarının ek ödeme hariç 2.302,09 TL, ek ödeme dahil 2.394,17 TL olması gerekeceği, davacıya dava tarihine kadar olan dönemlerde (2014/11.aya ait 17.11.2014 - 16.11.2014 dönemi aylığı dahil) eksik ödenen aylık tutarlarının ek ödeme dahil 4.388,44 TL olması gerektiği; bunun yanında fark aylık tutarları yönünden 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesindeki üç aylık süre dikkate alınarak, ilk üç aylık miktar bakımından (12.10.2013 tarihinden itibaren) diğer fark aylıklara ise ödeme tarihlerinden itibaren ödeme tarihine kadar olan süreler için 3095 sayılı Kanuna göre yasal faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 26.10.1995 - 05.11.1995 ile 15.01.1997 - 14.01.1998 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık tescilinin iptali ile bu dönemlerde 506 sayılı Kanun kapsamında ödenen primlerin geçerli sayılarak tahsis talep tarihini takip eden ödeme dönemi olan 15.07.2013 tarihindeki yaşlılık aylığı miktarının 2.394,17 TL olması gerektiğinin tespitine, dava tarihine kadar eksik ödenen 4.388,44 TL yaşlılık aylığı farklarının 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesindeki 3 aylık sürede dikkate alınarak ilk üç aylık fark miktar bakımından 12.10.2013 tarihinden itibaren, diğer fark aylıkların ise ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamu işyerinde çalışan davacının bordrolarının ibraz edilmediği, hizmet cetvelinin esas alındığı, eksik araştırma ile karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eksik ödendiği iddiası ile yaşlılık aylığı miktarının yeniden tespiti ile fark aylıkların yasal faizleri ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline ilişkindir. 1.Eldeki davada, Mahkemenin davacıya yaşlılık aylığı tahsisine esas sigortalılık ve prim gün sayısına ilişkin belirleme ve verilen yerindedir. Ne var ki hükme esas alınan hesap raporunun tam olarak denetlenememesi ve Kurum hesabının ve aylığa esas verilerinin tam olarak rapora yansıtılmaması karşısında verilen kararın eksik araştırma ve incelemeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağı, öngörülen istisnaları dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesi ve bu maddenin yollaması ile anılan Kanun'un 29 ve 506 sayılı Kanun'un 61. ve Geçici 82. maddeleridir. 2.Geçici 2. maddede, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanunlara tabi olanlara bağlanacak yaşlılık aylıkları aşağıdaki şekilde hesaplanır: a) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sürelerdeki prim ödeme gün sayılarına veya fiilî hizmet süresine ait aylık; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki kanun hükümlerine göre, aylık talep tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı veya fiilî hizmet süresi üzerinden, bu Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla hesaplanacak aylığının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadarki prim ödeme gün sayısı veya fiilî hizmet süresi ile orantılı bölümü, aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile çarpılarak hesaplanır. b) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen sürelerdeki prim ödeme gün sayılarına ait aylığı, aylık talep tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden 29. madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonraki prim ödeme gün sayısına orantılı bölümü kadardır. Ancak, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 3600 prim gün sayısını doldurmamış olan sigortalıların yaşlılık aylığı bağlama oranının hesabında, sigortalının Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen ve Kanunun yürürlük tarihinden önceki prim gün sayısını 3600 güne tamamlayan hizmet sürelerinin her 360 günü için % 3 oranı esas alınır. c) Aylık, (a) ve (b) bentlerine göre hesaplanan kısmî aylıkların toplamından oluşur. Aylıklar ayrıca 29 uncu maddenin son fıkrasına göre artırılarak belirlenir. Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun'un geçici 82. maddesinin (a) bendine göre gösterge sistemi içinde hesaplanacak kısmî aylıklara esas gösterge, sigortalıların ortalama yıllık kazanç hesabına giren takvim yılı sayısı esas alınmak suretiyle hazırlanacak olan gösterge ve üst gösterge tespit tabloları esas alınarak belirlenir. Bu Kanun'un yürürlük tarihine kadar geçen sürelere ilişkin aylığın hesabında esas alınan asgari aylık tutarı ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun'un geçici 82. maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlenen eski tam aylık tutarı, toplam prim ödeme gün sayısı içinde bu Kanunun yürürlük tarihine kadar geçen prim ödeme gün sayısının oranına tekabül eden tutar üzerinden esas alınır.…” hükmüne yer verilmiş, 29 uncu maddenin “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar ile aynı fıkranın (c) bendine göre bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başlayanların yaşlılık aylığı, aşağıdaki hükümlere göre belirlenecek ortalama aylık kazancı ile aylık bağlama oranının çarpımı sonucunda bulunan tutardır. Ortalama aylık kazanç sigortalının her yıla ait prime esas kazancının, kazancın ait olduğu yıldan itibaren aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan kazançlar toplamının, itibarî hizmet süresi ile fiilî hizmet süresi zammı hariç toplam prim ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanan ortalama günlük kazancın otuz katıdır. Aylık bağlama oranı, sigortalının malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi geçen toplam prim ödeme gün sayısının her 360 günü için % 2 olarak uygulanır. Bu hesaplamada 360 günden eksik süreler orantılı olarak dikkate alınır. Ancak aylık bağlama oranı % 90'ı geçemez. 28 inci maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarına göre aylığa hak kazanan sigortalılar için hesaplanacak aylık bağlama oranı, prim ödeme gün sayısı 9000 günden az olanlar için çalışma gücü kayıp oranının 9000 gün prim ödeme gün sayısı ile çarpımı sonucu bulunan rakamın % 60'a bölünmesi suretiyle hesaplanan gün sayısına göre, % 50'yi geçmemek üzere üçüncü fıkra uyarınca tespit edilen orandır. Prim ödeme gün sayısı 9000 günden fazla olanlar için ise toplam prim ödeme gün sayısına göre aylık bağlama oranı belirlenir. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için bu fıkrada geçen 9000 prim gün sayısı 7200 gün, % 50 oranı da % 40 olarak uygulanır. Yukarıdaki şekilde hesaplanan aylığın başlangıç tarihinin yılın ilk altı aylık dönemine rastlaması halinde 55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre Ocak ödeme dönemi için gelir ve aylıklara uygulanan artış oranı kadar artırılarak, yılın ikinci altı aylık dönemine rastlaması halinde ise öncelikle Ocak ödeme dönemi, daha sonra Temmuz ödeme dönemi için gelir ve aylıklara uygulanan artış oranları kadar artırılarak, sigortalının aylık başlangıç tarihindeki aylığı hesaplanır.” şeklindeki düzenlemesi ile de 01.10.2008 sonrası aylıkların hesaplama yöntemi belirlenmiştir. 3.Geçici 2 nci madde hükmü gereğince, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihine kadarki sigortalılık sürelerine yönelik aylıklar, 506 sayılı Kanun'un 61 ve Geçici 82 nci maddesi gereğince hesaplanacak ve 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı bölümü aylık miktarında esas alınacak, 01.10.2008 tarihi sonrasındaki sigortalılık sürelerine yönelik aylıklar ise 5510 sayılı Kanun'un 29 ve devamı madde hükümleri gereğince hesaplanacak ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı bölümü aylık miktarında esas alınacaktır. 4.506 sayılı Kanun'un 61 inci maddesine göre, yaşlılık aylıklarının hesabında 31.12.1999 tarihine kadar katsayı esasına dayalı gösterge sistemi uygulanmakta iken, 4447 sayılı Kanun ile anılan maddede değişiklik yapılması sonucu, 01.01.2000 tarihinden itibaren katsayı esasına dayalı gösterge sistemi yürürlükten kaldırılmış, sigortalının her takvim yılına ait prime esas kazancı, kazancın ait olduğu takvim yılından itibaren aylık talep tarihine kadar geçen takvim yılları için, her yılın Aralık ayına göre ... Enstitüsü tarafından açıklanan kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki artış oranı ve gayrisafi yurt içi hasıla sabit fiyatlarla gelişme hızı kadar ayrı ayrı artırılarak bulunan yıllık kazançlar toplamının, toplam prim ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama günlük kazancın 360 katı, aylığın hesaplanmasına esas ortalama yıllık kazancı oluşturması esası getirilmiştir. Ancak bu sistem, 01.01.2000 tarihinden sonra sigortalı olarak çalışmaya başlayıp, emekli olanlara uygulanacağından, 506 sayılı Kanun'a 4447 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi ile eklenen geçici 82 nci maddesi ile, 01.01.2000 tarihinden önce çalışmaya başlayıp, bu tarih sonrası da çalışmaya devam edenler için, eski ve yeni sistemin birleşiminden oluşan karma sisteme göre aylık bağlanacağı hükme bağlanmıştır. 5.506 sayılı Kanun'un Geçici 82/a bendi, “a) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar prim ödeme sürelerine ait aylığı aşağıdaki şekilde belirlenir. Sigortalının aylık talep tarihine kadarki toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden, bu Kanunun yürürlük tarihi itibariyle ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki hükümlere göre hesaplanacak aylığının sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadarki prim ödeme gün sayısı ile orantılı bölümü, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren aylık başlangıç tarihine kadar geçen takvim yılları için, her yılın Aralık ayına göre ... Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki artış oranı ve gayrisafi yurt içi hasıla sabit fiyatlarla gelişme hızı kadar ayrı ayrı artırılarak hesaplanır. Hesaplanan yaşlılık aylığı, aylık bağlanması için yazılı başvurunun yapıldığı yılın Ocak ayı ile aylığın başladığı takvim yılının başlangıç tarihi arasında geçen her ay için ... Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki artış oranları kadar artırılır.” hükmünü getirmiş, 4447 sayılı Kanun ile mülga 506 sayılı Kanun'un 2422 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile değişik 61. maddesinin birinci fıkrasının A bendinin a alt bendinde 5000 günden fazla primi ödenen her 240 gün için %60 oranına ilave olarak 1’er puan arttırılarak yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı oranının tespit edileceği, b alt bendinde ise, “(Değişik: 11.12.1981-2564/2 md.) sigortalının, 5 000 günden noksan ödediği her 240 günlük malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi için %60 oranı 1 eksiltilerek,” hesaplama yapılacağı hüküm altına alınmış, ek 20 nci maddede de “bu Kanun'a göre gelir ve aylıkların hesaplanmasında katsayı esasına dayalı gösterge sistemi uygulanır. Göstergeler, derece ve kademeler halinde, gösterge ve üst gösterge tablolarında belirtilir. 506 sayılı Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıkların hesaplanmasında 657sayılı Kanuna tabi Devlet memurlarının aylıklarına uygulanan katsayı uygulanır. Bu Kanun gereğince alınacak prim ve verilecek ödenekler ile bağlanacak gelir ve aylıkların hesaplanmasına esas gösterge ve üst gösterge tabloları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca tesbit edilir.” hükmüne yer verilmiştir. 6.Bu çerçevede, 01.01.2000 öncesi ve sonrasında çalışmaları bulunan sigortalı yönünden 2000 yılı öncesi aylığı için, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 2 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği sigortalının gösterge tespitine giren yıl sayısına göre düzenlenen gösterge tespit tabloları esas alınarak, sigortalının 2000 yılından önceki prime esas kazançları toplanıp primi ödenmiş yıl sayısına bölünerek ortalama yıllık kazanç bulunur. Sonrasında sigortalının çalışmalarının geçtiği kuruma göre özel yada kamu sektörü için primi ödenmiş yıl sayısına göre hazırlanan üst gösterge tablosunda karşılığı aranır, bulunmadığı takdirde özel yada kamu sektörü için primi ödenmiş yıl sayısına göre hazırlanan gösterge tablosuna bakılarak gösterge tespiti yapılacaktır. Bulunan gösterge x katsayı x aylık bağlama oranı formülü ile 2000 yılı öncesi aylığı belirlenerek, 506 sayılı Kanun'un 4447 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 96.maddesinin, “Bu Kanuna göre Malüllük ve Yaşlılık sigortalarından bağlanacak aylıklar ile ölüm sigortasından hak sahibi kimselere bağlanacak aylıkların hesabına esas tutulan aylığın alt sınırı, gösterge tablosundaki en düşük göstergenin katsayı ile çarpımının %70'den az olamaz” hükmü gereği, alt sınır aylığının: 9475 x 12000 x %70 = 79.590.000 TL (yeni 79,59 TL) olduğu gözetilerek, bulunan aylık miktarı 79,59 TL'den az ise öncelikle bu miktara yükseltilecek ve 2000 öncesi hizmetine oranlanarak kısmi yaşlılık aylığı belirlenerek, Türkiye İstatistik Kurumundan, celp edilecek tüketici fiyat endeksi artış oranı ile gelişme hızı oranları (ait oldukları yıllarda geçerli olan yönteme göre hesaplanan ve ait oldukları yılların akabinde yayınlanan) nazara alınarak, bulunan aylık 1999/Aralık ayı TÜFE ve Gelişme Hızı ile 2000 yılına taşınacak ve 2008 Ocak ayına kadar her yıl TÜFE ve Gelişme Hızı ile çarpılmak suretiyle güncellenecektir(A1). Yine 1999 Aralık ayında hesaplanan tam aylığı da 2008 yılı Ocak ayına kadar TÜFE ile güncellenecek, böylelikle sigortalının 2000 öncesi hizmetleri esas alınmak ve gösterge sistemi uygulanmak suretiyle hesaplanan eski tam aylığı ve eski kısmi aylığı 2008 yılı Ocak ayına güncellenecektir. 7. 01.01.2000 sonrası hizmetlere yönelik aylık tutarı ise 506 sayılı Kanun'un Geçici 82. maddesinin (b) bendine göre hesap edilir. Anılan bentte, “b) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki prim ödeme sürelerine ait aylığı ise, sigortalının aylık talep tarihine kadar toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden bu Kanun'un 61. maddesi hükümlerine göre hesaplanacak aylığının, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonraki prim ödeme gün sayısına orantılı bölümü kadardır.”hükmü getirilmiştir. 8.4447 sayılı Kanun ile değişik 506 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi hükmüne göre, yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde 2000 ve sonrası her takvim yılına ait prime esas kazanç, kazancın ait olduğu takvim yılından itibaren 2008 yılına kadar geçen her takvim yılı için önce Aralık ayına göre açıklanan TÜFE’deki artış oranı daha sonra Gelişme Hızı kadar arttırılarak güncellenir. 2007 ve 2008/Ocak-Eylül (dahil) kazançlar güncellenmeden olduğu gibi alınarak, güncellenen kazançlar toplamı 2000 sonrası gün sayısına bölünerek günlük ve bulunan günlük kazancın 360 katı alınarak yıllık kazanç bulunur. Ortalama yıllık kazancın toplam gün sayısı üzerinden tespit edilen aylık bağlama oranı çarpımının 12.'de biri üzerinden (OYK X ABO / 12) bulunan tutar, 01.01.2000-01.10.2008 arasındaki gün sayısına orantılı bölümü alınarak kısmi aylık (A2) hesap edilecektir. 9.Aylık bağlama oranı, 4447 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeye göre, sigortalının tahsis talep tarihi itibariyle tespit edilen toplam prim ödeme gün sayısının ilk 3600 gününün her 360 günü için %3.5, sonraki 5400 günün her 360 günü için %2 ve daha sonraki her 360 gün için %1.5 oranlarının toplamı alınarak bulunmaktadır. Buna göre 2008 yılı Ocak ayı itibarıyla tam aylığı belirlendikten sonra 4447 sayılı Kanun ile değiştirilen 96 ncı maddede belirtilen alt sınır kontrolü yapılacak, her iki aylık mukayese edilerek yüksek olan aylık belirlenerek hesaplamaya devam edilecektir. 4447 sayılı Kanun ile değişik 96 ncı maddeye göre alt sınır ise, 2000-2008/Ekim arası hizmetlere göre hesaplanacak aylık 2008 yılı Ocak ayında geçerli olan prime esas günlük kazanç alt sınırının aylık tutarının % 35’inden az olamaz. 10.Alt sınır kontrolü yapıldıktan sonra, kısmi aylık miktarı hesap edilerek her iki kısmi aylık toplanacak (A1+A2)ve bulunan bu aylık iki miktar ile mukayese edilecektir. 1-İki kısmi aylığın toplamı, öncelikle sigortalının 1999 yılı tam aylığının 2008 yılı Ocak ayına kadar TÜFE rakamı ile güncellenerek bulunan aylığından daha az olamayacaktır. 2-Diğer bir mukayese ise, bulunan aylık, 506 sayılı Kanun'un geçici 89. maddesine göre 4447 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 96 ncı maddeye göre hesaplanıp, bu tarihten sonra gelir ve aylıklarda yapılan artışların eklenmesi sonucunda tahsis talep tarihine kadar getirilen miktarın altında olamaz. 11.Yukarıdaki açıklanan usullerle belirlenen (A) kısmi aylığı, 2008 yılı dahil olmak üzere tahsis talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen 5510 sayılı Kanun'un 3. maddesi hükmü gereği belirlenen güncelleme katsayısı ile çarpılarak tahsis talep yılının Ocak ayına taşınır. 12.Bu aşamadan sonra 01.10.2008 sonrası sigortalılık süreleri esas alınarak 5510 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi gereği aylık hesabı yapılmalıdır. Anılan yasal düzenlemeye göre Aylık= Ortalama Aylık Kazanç x Aylık Bağlama Oranı formülüne göre hesaplanır. 13.Ortalama Aylık Kazanç ise 2008 yılı Ekim ayı (dahil) ve sonraki her yıla ait prime esas kazancın, ait olduğu yıldan itibaren aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşecek güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan kazançlar toplamının, 2008 yılı Ekim ayı (dahil) sonrası prim ödeme gün sayısına bölünmek suretiyle hesaplanan ortalama günlük kazancın 30 katıdır. Aylık bağlama oranı, sigortalının malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi geçen toplam prim ödeme gün sayısının her 360 günü için % 2 olarak uygulanır. Bu hesaplamada 360 günden eksik süreler orantılı olarak dikkate alınır. Ancak aylık bağlama oranı % 90'ı geçemez. 30.4.2008 tarihi ve öncesi sigortalılığı bulunup Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce 3600 prim gün sayısını doldurmamış olan sigortalıların yaşlılık aylığı bağlama oranının hesabında, sigortalının Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen ve Kanun'un yürürlük tarihinden önceki prim gün sayısını 3600 güne tamamlayan hizmet sürelerinin her 360 günü için % 3 oranı esas alınır. 14.Açıklanan yöntemle hesaplanan yaşlılık aylığı; sigortalının fiili çalışma süreleri için prime esas günlük kazanç alt sınırları dikkate alınarak, talep yılına ait Ocak ayı itibariyle belirlenen ortalama aylık kazancının % 35’inden, sigortalının talep tarihinde bakmakla yükümlü olduğu eşi veya çocuğu varsa % 40’ından az olamaz. 15.Bulunan tutarın 01.10.2008 sonrası prim gün sayısına orantılı bölümü alınarak kısmi aylık (B) hesap edilecektir. Sigortalının aylığı (A) ve (B) kısmi aylıklarını toplamından oluşur. Bu şekilde bulunan tutar, tahsis talep yılının Ocak ayındaki aylık tutarıdır. Bulunan miktarın tahsis tarihine göre Ocak ve Temmuz ödeme dönemlerinde uygulanan artış oranları kadar arttırılması sonucu tahsis tarihindeki aylık miktarı belirlenir. 16.Eldeki davada, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen gösterge, kademe, derece ve aylık bağlama oranları davacının verileriyle uyumlu olmadığı gibi güncelleme katsayıları ve alt sınırların nasıl uygulandığı açıkça belirtilmemiştir. Bu nedenle yukarıda yapılan açıklamalara uygun şekilde alanında uzman bilirkişi ya da bilirkişi heyetinden, aylık bağlama tarihinde yürürlükte bulunan yasal mevzuat gereği, aylık bağlama oranlarını belirten, başlangıçtaki aylık tutarını tespit eden gerekçeli ve ayrıntılı olarak hesap yöntemini açıklayan rapor alınıp irdelenerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/1802, K. 2025/883, T. 21.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-1802-e-2025-883-k-b60dec9ad33c