Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/18 E. 2023/573 K. – Kurum İşleminin

Konu: Kurum İşleminin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/18
Karar No
2023/573
Karar Tarihi
Konu
Kurum İşleminin İptali

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2664 E., 2022/2958 K. DAVALILAR : 1-... vekili Avukat ... 2-... DAVA TARİHİ : 04.02.2019 HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/493 E., 2022/286 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonrasında İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, Kurum tarafından fiili olmadığı gerekçesi ile iptal edilen hizmetinin geçerli olduğunun tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davacının, işyerinin işvereni olan ...'in çocuğu olduğunu, bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için işverenle arasında hizmet akdi bağının bulunması gerektiğini, bu koşulların bulunmadığı hallerde sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, iş sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmasının zorunlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararıyla; davacının davalı Kurumca iptal edilen sigortalı hizmetlerinin fiili çalışmaya dayandığı, davacının uyuşmazlık konusu dönemdeki çalışmalarının genellikle hafta sonları, hafta içi ise okul çıkışı sonrasında geçtiği, buna göre davacının çalışmasının kısmi süreli çalışma niteliğinde olduğu, şu halde, davacının okula devam sürelerinin, sigortalılık hizmet sürelerinin tespiti bakımından sonuca etkili olmadığı, dava konusu tarih itibarıyla 02.01.1991 doğumlu olan davacı 18 yaşını ikmal etmediğinden dolayı sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği tarih olarak kabulü gerektiği tartışmasız olduğu, ancak davacının sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine yönelik bir talebi olmadığından taleple bağlılık ilkesi gereğince buna ilişkin hüküm verilmeyerek sadece hükmün gerekçesinde bu hususa işaret edilmekle yetinildiği gerekçesi ile, davanın kabulüne, davacının fiili ve gerçek çalışmaya dayanmadığından bahisle iptal edilen ve davalı ... Kurumunda 1074700.20 sıra numarası ile işlem gören dahili davalıya ait iş yerinden yapılan hizmet akdine tabi sigortalı hizmet bildirimlerinin ait olduğu 29.04.2008- 05.05.2008 tarihleri arasında geçen çalışmasının ve sigortalılığının tespitine, belirtilen döneme ait sicil kaydının aktif hale getirilmesine ve kaydın düzeltilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu belirterek kararının kaldırılmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 01.11.2022 tarihli ve 2022/2664 Esas, 2022/2958 Karar sayılı kararıyla; davacının davalı işveren yanında talebe konu sürede kesintisiz olarak hizmet akdine bağlı olarak çalıştığı, davacının tespit talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davacının 18 yaşını doldurmadığı bir tarihte, babasına ait işyerinden yapılan bildirimlerin fiili olmadığını, davacı tanıklarının beyanına dayalı olarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının Kurum tarafından fiili çalışmaya dayanmadığından bahisle iptal edilen hizmetlerinin geçerli sayılması gerektiğinin tespiti ve kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 79 uncu maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı SGK vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 5510 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinde "Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir" hükmü öngörülmüştür. Maddedeki "malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanlar" sözcüklerinin, sigortalılar yararına bir yorumla, tabi olması gerekenleri de kapsadığının kabulü gerekir. Öte yandan, aynı kanunun Geçici 54 üncü maddesi kapsamında 01.04.1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescili bulunanlar için bu maddenin yani 18 yaş sınırının uygulanmayacağı belirtilmiştir. Buna göre; 02.01.1991 doğumlu olan davacının 18 yaşını ikmal ettiği tarihten önceye ilişkin tespite konu sigortalılığının yalnızca prim ödeme gün sayısına dâhil edilip, sigortalılık başlangıcı olarak 18 yaşın doldurulduğu tarihin benimsenmesi gerekirken, bu çevrede değerlendirilme gereğinin hükümde gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendine "506 sayılı Kanunu'nun 60/G maddesi hükmü uyarınca 29.04.2008-05.05.2008 tarihleri arasındaki dönemin prim ödeme gün sayısı olarak değerlendirilmesine, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık başlangıç tarihinin ise 18 yaşını doldurduğu 02.01.2009 tarihi olduğuna" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/18, K. 2023/573, T. 23.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-18-e-2023-573-k-1a7d495d4e24