Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/13368 E. 2024/18 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/13368
- Karar No
- 2024/18
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/563 E., 2023/1846 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 41. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/72 E., 2021/351 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işverenin iş yerinde garson olarak 05.05.2016 tarihinden 05.11.2018 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığı, 05.11.2018 tarihinde iş akdinin feshedildiği, davacının davalı işveren yanındaki çalışmalarına ilişkin sigortasının eksik yatırıldığı, davacı işe giriş çıkış yapmadığı halde giriş çıkış yapmış gibi gösterildiği, davacının aralıksız olarak işveren bünyesinde çalıştığı iddiasıyla davacının 05.05.2016 - 05.11.2018 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde hizmet akdine tabi olarak kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı adına tescilli lokanta işletmeciliği işyerinin 01.01.2016 tarihinde kapsama alındığı, davacının bildirimlerinin 2016/11 - 2018/11 dönemlerinde toplam 608 gün olarak yapıldığı, davacının çalışmasına ilişkin bir kayıt bulunmadığı, Kurumun sorumluluğu bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı, davacının 10.11.2016 tarihinde işe başladığı, çalışmalarının SGK'na bildirim yapılan günler kadar olduğu, başka çalışmasının olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının SGK'na bildirilen hizmetlerinin yeniden tespitinde hukuki yarar bulunmadığı; davalı işverenlik tarafından 28.05.2017 tarihinde tüm işçilere çıkış verildiği; 30.05.2017 tarihinde tanık ... adına işe giriş bildirgesi verildiği; 2017 Haziran ayında sadece Sebahattin Sarlışık adına hizmet bildirildiği; diğer çalışanlar adına 2017 yılı Temmuz ayında işe giriş bildirgesi verildiği; 2018 yılı Mayıs ayında davacı dışında diğer çalışanlara çıkış verildiği; 2018 yılı Haziran ayında diğer çalışanlar adına işe giriş bildirgesi verildiği; dinlenen tanıklar, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, lokanta olarak hizmet veren bir işyerinde 1 ay boyunca sadece pideci ya da garson olarak çalışan kişi adına hizmet bildirimi yapılmış olmasının hayatın olağan akışına aykırılık teşkil etmesi dikkate alınarak davacının 10.11.2016 - 17.11.2018 tarihleri arasında davalı işverenlik nezdinde hizmet akdi ile çalıştığı; SGK'na bildirilen hizmetleri dışında kalan, 11.12.2016 - 15.12.2016, 29.05.2017 - 25.08.2017 tarihleri arasındaki hizmetlerinin SGK'na eksik bildirildiği; her ne kadar dava dilekçesinde Sosyal Güvenlik Kurumunun davalı olarak gösterildiği anlaşılmışsa da 6552 sayılı Kanunun 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64 üncü maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7 nci maddesine eklenen 4 üncü fıkra gereği Kurumun fer'i müdahil olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalı işverene ait işyerinde kuruma bildirilen süreler dışında 10.11.2016 - 17.11.2018 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili istinaf yoluna başvurmuşlardır. B.İstinaf Sebepleri: Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı adına tescilli lokanta işletmeciliği işyerinin 01.01.2016 tarihinde kapsama alındığı, davacının bildirimlerinin 2016/11 - 2018/11 dönemlerinde toplam 608 gün olarak yapıldığı, davacının çalışmasına ilişkin bir kayıt bulunmadığı, Kurumun sorumluluğu bulunmadığı, Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğu, eksik inceleme ile karar verildiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı işveren vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı 05.11.2018 tarihine kadar hizmet tespiti istemesine rağmen davalının aslında son dönemde davacının çıkışını 17.11.2018 tarihinde yaptığı ve bunun davalının iyi niyetini gösterdiği, tanık beyanlarının çelişkili olduğu, davacının çalışmalarının bildirildiği kadar olduğu, reddedilen kısım bulunduğunun kabulü gerektiği ve bu nedenle vekalet ücreti takdiri gerektiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 10.11.2016 - 10.12.2016, 16.12.2016 - 28.05.2017 ve 26.08.2017 - 17.11.2018 tarihleri arasında davalı işverene ait 1241178 sicil numaralı iş yerinden bildirimlerinin yapıldığı, davalı işverene ait 'Lokanta İşletmeciliği' iş yerinin 01.01.2016 tarihinde kanun kapsamına alındığı, dava konusu süreye ilişkin dönem bordrolarının dosya arasına alındığı, dönem bordroları incelendiğinde davalı işverenlik tarafından 28.05.2017 tarihinde tüm işçilere çıkış verildiği, 30.05.2017 tarihinde tanık ... adına işe giriş bildirgesi verildiği, 2017 Haziran ayında sadece ... adına hizmet bildirildiği, diğer çalışanlar adına 2017 yılı Temmuz ayında işe giriş bildirgesi verildiği, 2018 yılı Mayıs ayında davacı dışında diğer çalışanlara çıkış verildiği, 2018 yılı Haziran ayında diğer çalışanlar adına işe giriş bildirgesi verildiğinin tespit edildiği, lokanta olarak hizmet veren bir işyerinde 1 ay boyunca sadece pideci ya da garson olarak çalışan kişi adına hizmet bildirimi yapılmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dinlenen bordro tanıklarının davacının davalı iş yerinde çalıştığı dönemde kesintisiz şekilde çalıştığını söyledikleri anlaşıldığından Mahkemece kurulan hükme ilişkin mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının 05.05.2016 - 05.11.2018 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde hizmet akdine tabi tam ve kesintisiz çalıştığının tespiti davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun "Hükmün kapsamı" kenar başlıklı 297 nci maddesi şöyledir: "(1) Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar: a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini. b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini. c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri. ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini. d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını. e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi. (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." 3. Değerlendirme 1. Mahkeme kararlarında bulunması gereken hususlar 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinde ayrıntılı olarak tek tek sayılarak gösterilmiştir. Aynı maddenin (2) numaralı fıkrası uyarınca da verilen karar ile taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar, hiçbir şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde çok açık gösterilmesi gereklidir. Aksi takdirde ilamın icrası sırasında güçlüklerle karşılaşılabileceği gibi ilamın hiç icra edilememesi de söz konusu olabilir. 2. Somut olayda; davacı, davalı işveren nezdinde 05.05.2016 - 05.11.2018 tarihleri arasında tam ve kesintisiz çalıştığının tespitini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği belirtildiği halde davacının 05.05.2016 - 10.11.2016 tarihleri arasındaki döneme ilişkin talebi hakkında olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmeyerek sadece 10.11.2016 tarihinden sonraki döneme ilişkin talebi hakkında değerlendirme yapılarak hüküm kurulmuştur. Dolayısıyla taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar infazı kabil ve şüphe veya tereddüte neden olmayacak şekilde gösterilmemiştir. 3. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.