Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/12889 E. 2023/13581 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12889
Karar No
2023/13581
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2019/204 E., 2023/163 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında Mahkemece görülen hizmet tespiti tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davacı vekili tarafından temyizi neticesinde ilk kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, 01.08.1988-09.10.2004 tarihleri arasında davalı ...'e ait ... Düğün Salonunda sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığının tespitini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Adana 2. İş Mahkemesinin 25.04.2013 tarihli ve 2005/258-2013/161 sayılı kararı ile davacının birden fazla işe giriş bildirgesinin bulunduğu, bunların davacının hizmetlerinin kesintili olduğuna karine teşkil ettiği ve davacının kesintisiz çalıştığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 21.Hukuk Dairesi'nin 11.06.2014 tarih ve 2013/12073 -2014/13421 sayılı kararında; Yapılacak iş; öncelikle davalı işyerininden davacı adına verilen birden çok işe giriş bildirgelerinin kesintili çalışmaya delil teşkil etmeyeceği göz önünde bulundurularak, işyerinin düğün salonu olması nedeniyle Emniyetten düğün salonunun açık olduğu günleri sorarak, bu günlerde davacı adına bildirim yapılıp yapılmadığı tespit etmek, düğün salonunda çalışan müzisyen-fotoğrafçı-garson gibi çalışanları tespit ederek beyanlarını ayrıntılı bir şekilde alıp, davacının iddia ettiği çalışmanın part-time olma ihtimalini değerlendirip, talep edilen dönemde çalışması bulunan komşu işyeri çalışanları zabıta marifetiyle veya Kurum'dan sorulup belirlenerek komşu işyeri tanıklarının da beyanları alınarak ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir, gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 18.01.2018 tarihli ve 2014/334-2018/20 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, davacının, davalıya ait ... ... Düğün Salonu unvanlı 32333 işyeri sicil nolu iş yerinde kuruma bildirimi yapılan 01.08.1988 ile 30.11.1988 arası 60 gün, 09.05.2000 tarihi ile 15.09.2001 tarihi arası 488 gün, 14.11.2001 tarihi ile 09.12.2002 tarihi arası 253 gün, 01.04.2003 tarihi ile 31.08.2004 tarihi arası 510 gün, 13.09.2004 tarihi ile 30.09.2004 tarihi arası 13 gün olmak üzere toplam 1324 gün hizmet sürelerinin dışında kalan 01.08.1988 tarihi ile 09.10.2004 tarihi arasındaki bütün sürelerde adı geçen davalı işyerinde asgari ücretle aralıksız olarak hizmet akdiyle çalıştığının tespitine” karar verilmiştir. C. 2'nci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 21.Hukuk Dairesi'nin 07.02.2019 tarih ve 2018/3113 -2019/6773 Karar sayılı kararında; Yapılacak iş; bu tür uzun süreli sigortalı hizmetlerin (01.08.1988-09.10.2004 tarihleri arasında) saptanmasına ilişkin davaların özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi gerekliliği, duruşmalarda dinlenen davacı tanık beyanlarının yetersiz olması nedeniyle Mahkemece uyulmasına karar verilen önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere davacı ile aynı dönemde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordrolu tanıkları tespit ederek dinlemek, tanık beyanları ile yetinilmediği, adreslerine ulaşılamadığı hallerde ve dönem bordrolarının Kurum'a verilmediği ihtilaflı dönem yönünden ise komşu işyerleri sahipleri veya bu işyerlerinin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurmak, davacının iddia ettiği çalışmanın part-time olma ihtimalini değerlendirmek, imzalı ücret bordrolarında yer alan hizmet gün sayısını davacı tarafından imzanın inkar edilip edilmemesine göre dikkate almak, gerektiğinde araştırmayı genişletmek ve sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir, gerekçesiyle Mahkemece verilen karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin sayılı kararı ile davanın kabulüne, davacının, davalıya ait ... ... Düğün Salonu unvanlı 32333 işyeri sicil nolu iş yerinde kuruma bildirimi yapılan 01.08.1988 ile 30.11.1988 arası 60 gün, 09.05.2000 tarihi ile 15.09.2001 tarihi arası 488 gün, 14.11.2001 tarihi ile 09.12.2002 tarihi arası 253 gün, 01.04.2003 tarihi ile 31.08.2004 tarihi arası 510 gün, 13.09.2004 tarihi ile 30.09.2004 tarihi arası 13 gün olmak üzere toplam 1324 gün hizmet sürelerinin dışında kalan 01.08.1988 tarihi ile 09.10.2004 tarihi arasındaki bütün sürelerde adı geçen davalı işyerinde asgari ücretle aralıksız olarak hizmet akdiyle çalıştığının tespitine” karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili; davacının çalışmalarının ispatlanmadığını, davanın reddi gerektiğini belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı Kurum vekili; davacının davasının reddi gerektiğini belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ıncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı). Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki KURU, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.) Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). 2. İnceleme konusu dava dosyasında, bozma ilamında "duruşmalarda dinlenen davacı tanık beyanlarının yetersiz olması nedeniyle Mahkemece uyulmasına karar verilen önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere davacı ile aynı dönemde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordrolu tanıkları tespit ederek dinlemek, tanık beyanları ile yetinilmediği, adreslerine ulaşılamadığı hallerde ve dönem bordrolarının Kurum'a verilmediği ihtilaflı dönem yönünden ise komşu işyerleri sahipleri veya bu işyerlerinin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurmak, davacının iddia ettiği çalışmanın part-time olma ihtimalini değerlendirmek, imzalı ücret bordrolarında yer alan hizmet gün sayısını davacı tarafından imzanın inkar edilip edilmemesine göre dikkate almak, gerektiğinde araştırmayı genişletmek ve sonucuna göre bir karar vermek" gerektiği hususları açıkça belirtilmiş, Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma sonrası yapılan yargılama esnasında ihtilaf konusu döneme ait bordrolarda ismi yer alan kişiler tespit edilip dinlenmeden yazılı şekilde sonuca gidilmiştir. 3. Somut olayda, davacının uyuşmazlık konusu olan 01.08.1988 09.10.2004 tarihleri arasında çalıştığının tespitine dair kurulan hükmün yetersiz tanık beyanları esas alınarak oluşturulması hatalı olmuştur. 4. Mahkemece yapılması gereken iş, bilhassa 1988-2004 yılları arasında işyerinden dönem bordrosu verildiği ve değişik çalışanların bildirimleri yapıldığı anlaşılmakla, tespit edilecek davalı işyerinin bordrolu tanıklarını anılan dönemle ilgili ayrıntılı ifadelerini almak suretiyle resen tespit ederek dinlemek, dinlenen tanıkların hizmet cetvellerini dosya arasına almak, gerektiğinde davalı işyerine komşu işyeri çalışanları ile konut sahipleri ilgili nüfus müdürlüğü, vergi dairesi, sosyal güvenlik kurumu, muhtarlık marifetiyle tespit etmek, çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde, duruşmalarda yöntemince tanık olarak beyanlarına başvurmak, davalının savunmasında davacının sabıkası olması nedeniyle kimse iş vermediği için davalı nezdinde işe başladığı beyanı karşısında talep konusu dönemde davacının hükümlü veya tutuklu olup olmadığını saptamak, çalışmanın geçtiği iddia edilen işyerinin düğün salonu olması nedeniyle çalışmanın mevsimlik veya kısmi süreli olup olmadığı, düğün ve benzeri organizasyonların işyerinde mevsimlik olarak yapılıp yapılmadığı, düğün yapılmayan dönemlerde davacının çalışmasını gerektiren bir durum bulunup bulunmadığı tanıklara sorulmak suretiyle toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak sonuç uyarınca bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece yukarıda belirtilen şekilde değerlendirme yapılarak hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/12889, K. 2023/13581, T. 27.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-12889-e-2023-13581-k-7e42d8eb7b53