Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11657 E. 2023/11735 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11657
- Karar No
- 2023/11735
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/71 E., 2022/227 K. KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki Mahkemede görülen rücuan tazminat istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalı ... ' ın 27.06.2008 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle sigortalıya 55.959,26 TL hastane masrafı yapıldığını, kaza nedeniyle düzenlenen soruşturma raporuna göre davalının kusurluğu olduğunun belirlendiğini beyanla fazlaya ilişkin haklarının saklı tutarak 55.959,26 TL hastane masrafının şimdilik kusur oranına göre 10.000,00 TL' sinin gelir bağlama onay tarihi olan 27.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan (3. kişilerin kusurlu bulunması durumunda bu şahıslara ait kusur durumlarının da teselsül hükümleri doğrultusunda ) tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. MAHKEME KARARI Özetle; “Davanın kabulüne” dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairece özetle; “.. Yargıtay Hukuk Genel Kurulun 16.03.2005 tarihli 2005/13 - 97 Esas, 2005/150 Karar sayılı ilamında ayrıntıları açıklandığı üzere; bilindiği gibi ıslah, taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini, bir defaya mahsus olmak üzere kısmen veya tamamen düzeltmesine olanak tanıyan ve karşı tarafın onayını gerektirmeyen bir yoldur. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176 ncı ve ardından gelen maddelerinde ıslah kurumu ayrıntılı şekilde düzenlenmiş; 176 ncı maddede, davanın her iki tarafının da, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği, ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurulabileceği; 177 nci maddede, ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği belirtilmiştir. Bunun yanında Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176/2 nci maddesine göre de aynı davada, tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurulabileceği belirtilmiştir. Uyuşmazlıkla doğrudan ilgisi bulunduğundan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun, 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. - 1948/3 K. ve belirtilen içtihatın değiştirilmesine gerek olmadığına dair 13.05.2016 tarih ve 2015/1 E. - 2016/1 K. sayılı kararları uyarınca ve ıslah tarihi dikkate alındığında bozmadan sonra ıslah yapılabilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun ile HMK’nın değişen 177/2 nci fıkrasında “ Yargıtay’ın bozma kararından veya Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, İlk Derece Mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması halinde tahkikat sona erinceye kadar ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz.” hükmü ile bozma kararından sonra ıslah yapılabileceği belirtilmiş ise de eldeki davada ıslah tarihi 14.01.2020 olup anılan değişikliğin uygulanması mümkün olmadığından, bozma sonrası davacı kurum vekilinin talep sonucunu ıslah ederek artırdığı miktar nazara alınarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir” gerekçesiyle bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; “Davanın kabülü ile 10.000,00 TL hastane masrafı olan kurum zararının ödeme ve sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı kuruma ödenmesine,” şeklinde karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.