Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11625 E. 2023/12374 K. – Hizmet Tespit

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11625
Karar No
2023/12374
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/161 E., 2023/491 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/425 E., 2019/350 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve feri müdahil Kurum vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 15.05.2003 tarihinde davalı şirketin "..." ismiyle işletmekte olduğu ... Yolu 8. Km de bulunan fabrikasında değirmenci olarak işe başladığını, işten çıkarıldığı tarihe kadar değirmenci olarak çalıştığını, 24.07.2015 tarihinde işyerinden haksız yere çıkarıldığını, davalı şirket davacının girişini 09.05.2007 olarak gösterdiğini, dolayısıyla davalı şirket davacının işe girişini yani sigortalılık süresini eksik gösterdiğini ileri sürerek, davalı işveren tarafından sigortasız çalıştırılan hizmet süresinin tespiti ile davacının sigortalılık süresine eklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını kabul etmemekle birlikte, davacının tespitini talep ettiği ve hizmetin geçtiği iddia edilen dönem itibariyle işbu hizmet tespiti davası için kanunen öngörülen hak düşürücü süre gerçekleştiğini, açılan davanın bu sebeple reddi gerektiğini, davacının müvekkil davalının işyerinde geçen tüm çalışmaları eksiksiz olarak, süresinde ve usulünce SGK'na bildirildiğini, bu itibarla, davacının SGK'na bildirilmemiş ve işbu hizmet tespiti davasına konu yapılabilecek herhangi bir çalışması bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Feri müdahil Kurum vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ... Yapılan yargılama neticesinde Mahkememizce davacı tanıkları ile bordro tanıklarından Hanifi ve komşu işyeri tanıklarının beyanlarına itibar edilerek ve davalı tanığı ...'in dahi 2000 yılından beri çalıştığını belirtmesine rağmen sigorta girişinin 2006 yılında yapıldığı göz önünde bulundurularak, dolayısıyla davalı işyerinin sigorta girişinde eksik ve hatalı uygulamalarının olduğu sabit olmakla, davacının da sigorta girişinin geç bildirildiği kanaatine varılarak, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere..." gerekçesiyle "1-Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile a)Davacının davalı şirkete ait 0037016.044.01-84 sicil sayılı dosyada işlem gören ... Gıda San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinde 15.05.2003-07.03.2006 tarihleri arasında 506 sayılı Kanuna tabi olarak asgari ücret üzerinden hizmet akdi ile fiili olarak çalıştığının tespitine, b)-Fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... Gıda... Ltd. Şti. vekili, davacının talebinin 10.08.2007 - 13.08.2011 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı yönünde olduğunu, ancak Mahkemece talep aşılarak 15.05.2003 - 07.03.2006 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verildiğini, kararın kanuna açıkça aykırı olduğunu, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacı tanığı ...'un müvekkili aleyhine açtığı davaların olması nedeni ile beyanın itibar edilebilir nitelikte olmadığını, komşu işyeri tanıklarının da müvekkiline ait iş yerine 500 metre uzaklıktaki iş yerlerinde çalıştıkları için davacının çalıştığı tarihleri bilebilecek konumda olmadıklarını, tanıkların beyanlarının çelişkili olduğunu ve itibar edilebilir nitelikte olmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf Kanun yoluna başvurmuştur. Fer'i müdahil Kurum vekili, davacının çalışma olgusunun varlığını Kurum kayıtlarına eş değer yazılı ve resmi belgelerle kanıtlayamadığını, tanık beyanlarının da inandırıcılıktan uzak olduğunu, bordro tanığı veya komşu iş yeri tanıkları olmadığını, araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf Kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Benzer mahiyette dava açan ...'un Yargıtay incelemesinden geçerek onanan karar uyarınca dava konusu dönemde davalı iş yerinde çalıştığının sabit olduğu, bu tanığın Mahkemece hüküm altına alınan dönemde davacının çalışmalarını doğruladığı, bir kısım davalı tanıkları davacının 2006 yılında işe başladığını beyan etmiş iseler de komşu iş yeri tanıkları ile diğer bazı tanıkların tanık ...'un beyanını destekler mahiyette beyanda bulunmaları nedeniyle bu beyanlara üstünlük tanınması gerektiği, bu suretle de davacının çalışmalarının sübuta erdiği sonucuna varılmıştır" gerekçesiyle "Davalı şirket vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin, Malatya 1. İş Mahkemesi'nin 2016/425 Esas, 2019/350 Karar sayılı ilamına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine," karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. 3.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu madde hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11625, K. 2023/12374, T. 05.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-11625-e-2023-12374-k-e1ceedeff4b0