Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11087 E. 2023/11639 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11087
- Karar No
- 2023/11639
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/120 E., 2023/107 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 26.05.2005 ile 30.05.2006 tarihleri arasında davalı ...' a ait ... plaka sayılı dolmuşunda dolmuş şoförü işçi olarak aralıksız ve kesintisiz çalıştığını ancak davalının müvekkilinin çalışmasını Kuruma bildirmediğini, bu süre zarfında müvekkilinin davalı işyerine ait ... plakalı araçta çalışırken birçok kez trafik cezası kesildiğini bahisle; müvekkilinin 26.05.2005 ile 30.05.2006 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde sigortaya tabi hizmetle çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hiçbir zaman müvekkili yanında sürekli çalışmadığını, davacının günlükçü diye tabir edilen şoför olduğunu durakta çalışan dolmuşlarda ihtiyaç halinde seferlik, yarım günlük veya 1 günlük süre ile çalıştığını, müvekkile ait dolmuşta da bu şekilde yılda birkaç gün çalıştığını, bu çalışmanın ise 506 sayılı Kanun'a istinaden sigortalı sayılabilecek bir çalışma olmadığını, iddia edilen trafik ceza tutanaklarının bu geçici olarak çalışılan zamanda kesilmiş olabileceğini, kaldı ki müvekkili işyerinin Kurum nezdinde 02.08.2006 tarihinde kanun kapsamına alındığını beyan ederek kötüniyetle açılan davanın reddini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tespitini istediği süreler içerisinde Kurum kayıtlarına ve imzalı işe giriş bildirgelerine istinaden davalı işyerine ait işe giriş bildirgesinin bulunmadığını, davalı ... sicil sayılı ... ( ...) işyerinin kanun kapsamına ve dolayısıyla Kuruma tescilinin 02.06.2006 tarihinde yapıldığını, kayıtların aksinin ancak yazılı belgelerle kanıtlanması gerektiğini, 5 yıllık nak düşürücü sürenin de dikkate alınarak davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 29.11.2013 tarihli ve 2013/7 Esas, 2013/168 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile ... sigorta sicil numaralı davacı ...'nun davalı iş veren ...'a ait ... sicil numaralı iş yerinde 01.11.2005-25/04/2006 tarihleri arasında 175 gün süre ile aralıksız olarak asgari ücret karşılığı sigortaya tabi hizmetle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. 1.Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 12.02.2015 tarihli ve 2014/3513 Esas, 2015/1520 Karar sayılı bozma kararında; dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının tespit istemine konu dönemde sigortalı çalışmasının bulunmadığı,davalıya ait ... sicil numaralı işyerinin 02.06.2006 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı ve halen faal olduğu, tespite konu dönem bordrolarına Kurum kayıtlarında rastlanmadığı, bu nedenle bordro tanığı dinlenemediği, komşu işyeri tanıklarının ise davacının çalışma sürelerine ilişkin olarak net beyanda bulunmadıkları, davacının 26.02.1993-26.09.1994 tarihleri arasında askerlik görevini ifa ettiği, 22.11.2006 tarihli ibraname ile davacının davalı ...'ı işçilik alacaklarından ibra ettiği, ... sayılı plakalı ticari araca ilişkin olarak 02.11.2005, 07.11.2005, 25.04.2006,18.04.2006 tarihli trafik ceza tutanaklarının tahakkuk ettirildiği, ihtilaf konusu dönemde davacının çalıştığını iddia ettiği minübüs hattında çalışan diğer minübüs malikleri ve plakaları ile aynı hatta çalışan şöforlerin ve çalıştıkları sürelerin ilgili Minübüsçüler odası ve Belediyeden sorularak çalışmaları 26.05.2005-30.05.2006 dönemini kapsayan minübüs sahiplerinin ve diğer şöforlerin beyanlarının alınarak tüm deliller toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. Mahkemenin 1. Bozma ilamına uyarak verdiği 18.12.2019 tarihli ve 2015/113 Esas, 2019/672 Karar sayılı 2. kararıyla; Davanın kabulü ile davacının davalı işverene ait 1043681.27 sicil numaralı iş yerinde 26.05.2005-30.05.2006 tarihleri arasında kesintisiz ve aralıksız olarak günün asgari ücreti ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir. B. 2. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur. 2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 09.02.2021 tarih, 2020/5763 Esas, 2021/1332 Karar sayılı bozma kararında; Mahkemece, çalışmanın süresi ve tam-kısmi zamanlı olup olmadığı yönünden yapılan incelemenin yetersiz olduğu işin kapasitesi, çalışmanın niteliği ve süresi, kısmi ya da tam gün olup olmadığı belirlemek için re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip davacının çalıştığını iddia ettiği dolmuş hattı üzerinde, dava konusu dönemi kapsayacak şekilde çalışan şoför ya da aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler yöntemince re'sen saptanarak, davacının, çalışmaların varlığı ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde; tanıkların Kurum kayıtlarında görünen çalışmalarına ilişkin belgeler getirtilerek şoför olarak çalışıp çalışmadıkları, çalışmışlarsa işverenlikleri araştırılarak beyanları denetlenmeli, kısmi süreli çalışma olduğunun anlaşılması halinde; gerektiğinde uzman bilirkişi görüşü de alınmak suretiyle, hükme konu dönem içinde bir günde kaç saat çalışmış olabileceği, haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli ve yedibuçuk saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç iş gününe karşılık olduğu hususu saptanarak, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.04.2011 gün, 21-130-256 sayılı kararı) tüm deliller toplandıktan sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Yargıtay bozma ilamında bozma sebebi yapılmaksızın taraflar lehine oluşan usuli müktesep haklar nazara alınmakla; 506 sayılı sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde sayılan istisnalara girmemek kaydıyla, sigortalılık niteliği, Kanunun 2 nci maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6 ncı madde gereğince çalışmaya başlanması hususları değerlendirilmiş; bu itibarla davacı işçinin, davalı işveren şirkete ait 1043681.27 sicil numaralı işyerinde hizmet aktine dayalı olarak 26.05.2005-30.05.2006 tarihleri arasında her ay 15 gün kısmi zamanlı olarak asgari ücret karşılığı sigortaya tabi hizmetle fiilen çalıştığına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığnı belirterek kararı temyiz etmiştir. Davalı Kurum vekili; hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının 26.05.2005-30.05.2006 tarihleri arasında davalıya ait ... plaka sayılı ticari araçta şöför sıfatı ile geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla HUMK'un 428 ve 429 uncu maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi ile 429 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.