Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/1062 E. 2023/1087 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1062
Karar No
2023/1087
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/63 E., 2020/117 K. DAVA TARİHİ : 05.05.2014 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında görülen kurum işleminin iptali ve tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 10. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı SGK Bşk. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle, dava dışı anonim şirketin kuruma olan borçları sebebiyle kendisine gönderilen ödeme emirlerinin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, "Açılan davanın kabulü ile, Davacıya kurum tarafından gönderilen ödeme emirlerinin dava dışı ... A.Ş hakkında iflasın ertelenmesi davasında ihtiyati tedbir kararı verildiğinden davacı aleyhine 2012 yılı 7 inci ay ve sonrasına ait prim borçlarından tahsil yapmak mümkün olmadığından İptaline" karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Daire kararında; "Mahkemece, dava konusu ödeme emirlerinin davacıya tebliğ tarihi kuşku ve duraksamaya yer kalmayacak şekilde araştırılıp belirlenmeli, neticesine göre davanın süresinde açılıp açılmadığı değerlendirilmeli, 2012/7 dönem öncesi borçlara ilişkin bir kısım takip dosyalarından tebliğ edilen ödeme emirleri ile ilgili de talep gereği değerlendirme yapılarak karar verilmelidir" gerekçeleriyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Açılan davanın kabulü ile, Davacıya kurum tarafından gönderilen ödeme emirlerinin dava dışı ... A.Ş hakkında iflasın ertelenmesi davasında ihtiyati tedbir kararı verildiğinden davacı aleyhine 2012 yılı 7. ay ve sonrasına ait prim borçlarından tahsil yapmak mümkün olmadığından ... ödeme emirlerinin İptaline" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK Bşk. vekili, tedbir kararının şirket hakkında verilmiş olup davacı hakkında verilmiş bir tedbir kararının bulunmadığı, kurumun davacı aleyhine takip yapabileceği gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının, dava dışı anonim şirketin borçlarından sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun 428 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ve 439 uncu maddenin 2 nci fıkrası ile 5510 kanunun 88 inci madde hükümleri. 3. Değerlendirme 1. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı). 2. Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.) 3. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). 4. Eldeki davada ise, bozmaya uyulmuş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. 5. Asliye Ticaret Mahkemesince dava dışı anonim şirket hakkında 27.08.2012 tarihli ara karar ile 6183 sayılı takipler dahil şirket hakkında takip yapılamayacağı ve yapılmış olan takiplerin durdurulacağı, bu tarihten sonraki dönemlere ait borçların haklı sebeple ödenmeyeceği konusunda tereddüt yoktur. 6. Ancak davaya konu ödeme emirlerine konu borçlar 2011/9 ila 2013/9 dönemlerine ilişkin olup, davacının asliye ticaret mahkemesince tedbir kararı verilmesinden önceki döneme ait borçlardan sorumlu olup olmadığı yeterince irdelenmeksizin karar verilmesi isabetsizdir. 7. Mahkemece bozma gereği yerine getirilmeksizin eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan kararın BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/1062, K. 2023/1087, T. 13.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-1062-e-2023-1087-k-552908f42b42