Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/10202 E. 2024/2808 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10202
Karar No
2024/2808
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2014/526 E., 2019/363 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından temyizi neticesinde kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı iş yerinde 30.06.2007 - 30.06.2010 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış davanın reddini savunmuştur. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının 17.01.2008 tarihinde 2008/11 döneminde 15 gün çalıştığını, 07.11.2008 tarihinde dava dışı başka bir iş yerinde 24 gün çalıştığını, 2008/12 döneminde tekrar davalı işverenlikte 10 gün çalışması bulunduğunu, aynı dönemde başka bir iş yerinde çalıştığını, 2009/1 ve 2009/2 dönemlerinde yine davalı iş yerinde 10 gün çalıştığını, tespiti italep olunan döneme ilişkin davalı işverenliğe ait iş yeri kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, davacının davasını Kurum kayıtlarına eşdeğer nitelikte resmi belgelerle ispatlaması gerektiğini, dinlenen tanıkların bordrolu tanık olması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.04.2013 tarihli ve 2011/675 E., 2013/244 K sayılı karar ile davanın kabulüne, davacının davalı işverenliğin, iş yeri sicil numarası 4.4120.07.07.....034.24-30 olan iş yerinde, 30.06.2007 -01.07.2007 tarihleri arası 1 gün, günlük 18,75 TL ücretle 01.07.2007 -31.12.2007 tarihleri arası 180gün, günlük 19,50 TL ücretle 01.01.2008-31.01.2008 tarihleri arası 15gün, günlük 20,28 TL ücretle 01.10.2008-31.10.2008 tarihleri arası 16gün, günlük 21,29TL ücretle 01.01.2009-31.01.2009 tarihleri arası 10gün, günlük 22,20TL ücretle 01.02.2009-28.02.2009 tarihleri arası 10gün, günlük 22,20TL ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 08.05.2014 tarihli ve 2013/10138 E, 2014/10346 K sayılı kararında; "davacının davalıya ait ... ve ...sigorta sicil nolu inşaat işyerlerinden verilmiş işe giriş bildirgelerinin olduğu,... sicil nolu iş yerinde 17.01.2009-17.02.2009 tarihleri arasında sigortalı çalışmasının olduğu, ...sicil nolu iş yerinde 07.11.2008-30.06.2010 tarihleri arasında sigortalı çalışmasının olduğu, İki iş yerinin ... 'a ait olduğu, 07.11.2008-17.02.2009 tarihleri arasında iki iş yerinden de sigortalı olarak bildiriminin yapıldığı, iki ayrı iş yerinin olduğu, davacının sigortalı çalışmasının kabul edildiği dönemlerde hüküm fıkrasında hangi iş yerinde çalıştığının gösterilmediği, davacı tanığının birisi komşu iş yeri tanığı olsa da Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurulmadığı, komşu iş yerinde çalıştığını söyleyen davacı tanığının bu durumu gösteren iş yeri dosyası ve hizmet cetvelinin getirtilmediği, bordro tanıklarının dinlenerek davacının bu sürelerde hangi iş yerinde çalıştığının kesin olarak tespit edilmeyerek davacının çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği, öncelikle her iki iş yerinin bordro tanıklarının dinlenerek infazda tereddüt sağlamayacak şekilde davacının bu sürelerde hangi iş yerinde çalıştığının hüküm fıkrasında gösterilmesi, gerek görüldüğü takdirde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurarak sözkonusu dönemler içinde hangi iş yerinde çalıştığı hususunun kesin olarak belirlenmesi, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 19.06.2019 tarihli ve 2014/526 E., 2019/363 Karar sayılı kararı ile "hizmet cetvelinde geçen .... sicil numaralı işverenliklerin Kurum iş yeri dosyası bu işverenliklerin adres faaliyet alanı ve ortakları ile dava konusu dönemi kapsayan aylık veya 4 aylık prim bildirgeleri ve bu bildirgelerde ismi geçenlerin kimlik ve adreslerini içeren Kurum kayıtlarının getirtildiği, bordrolu tanıklar ... ve ...'ın dinlendiği, davacının tutuklu kaldığı süreler ile ilgili olarak İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/377 esas sayılı dosyasının celp edildiği, dosya ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdi edildiği ve davanın kabulüne; Davacının davalı işverenliğin, iş yeri sicil numarası 4.4120.07.07.....034.24-30 olan iş yerinde, 30.06.2007 -01.07.2007 tarihleri arası 1 gün, günlük 18,75 TL ücretle 01.07.2007 -31.12.2007 tarihleri arası 180gün, günlük 19,50 TL ücretle 01.01.2008-31.01.2008 tarihleri arası 15gün, günlük 20,28 TL ücretle 01.10.2008-31.10.2008 tarihleri arası 16gün, günlük 21,29TL ücretle 01.01.2009-31.01.2009 tarihleri arası 10gün, günlük 22,20TL ücretle 01.02.2009-28.02.2009 tarihleri arası 10gün, günlük 22,20TL ücretle çalıştığının tespitine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; bilirkişi raporlarına dair itirazlarının değerlendirilmediğini, Mahkemece yeterli araştırmanın yapılmadığını, davacının ve davalının kardeş olduğunu, aralarında kanunun tarif ettiği şekliyle hizmet akdi/işçi - işveren ilişkisinin bulunmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini beyanla temyiz talebinde bulunmuştur. Davalı Kurum vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının çalışmaları için Kurum kayıtlarının baz alınması gerektiğini ve aksinin yazılı deliller ile ispatlanması gerektiğini, verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayandığını, dolayısıyla davanın reddedilmesi gerektiğini, Kurumun davanın açılmasına sebep olmadığını, aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyanla temyiz talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Hizmet tespiti yönünden davanın yasal dayanağı; 506 sayılı Kanunun 79 uncu maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 86 ncı maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. İlgili Kanunlarda hizmet tespiti davasında ispat yönteminin ne şekilde olması gerektiğine dair herhangi bir açıklama bulunmadığından, kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda taraflar her türlü delile dayanabileceği gibi Mahkemece kendiliğinden araştırma ilkesine göre delil toplanabilir ve inceleme yapılabilir. Bu davaların kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir. Bu nedenle fiili çalışma olgusunun somut şekilde ispatlanabilmesi için sadece taraf delilleriyle yetinilmeyip Mahkemece resen araştırma yapılmalıdır. 3. Değerlendirme Davacı, davalı iş yerinde 30.06.2007 - 30.06.2010 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitini talep etmiş, Mahkemece, bozma ilamından sonra davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma öncesi ve sonrasında dinlenen tanıklar davacının tam olarak 30.06.2007 tarihinde işe başladığına dair beyanda bulunmadıkları gibi, Mahkemece de bu tarihin ne şekilde başlangıç tarihi olarak alındığı gerekçeli bir şekilde açıklanmamıştır. Dinlenen tanık beyanlarından, davacının kaba inşaatı biten biten inşaatlarda, alçı - alçıpan gibi ince işler yaptığı belirtilmiş olup 17.01.2008 tarihinden itibaren davalıya ait 2 ayrı tescil sayılı iş yerinden 30.06.2010 tarihine kadar bildirimleri yapılmıştır. Uyulan bozma ilamında da belirtildiği şekilde, özellikle davacının yaptığı ince işleri yapan bordro tanıkları dinlenerek beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmeli, davacının çalışmaya başladığı tarih tereddütsüz bir şekilde ortaya konulmalı, eksik gün bildirimleri üzerinde durulmalı ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususlar göz önüne alınmaksızın eksik araştırma ve hatalı değerlendirmeyle verilen karar bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10202, K. 2024/2808, T. 18.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-10202-e-2024-2808-k-ce9654e0eaef