Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/9843 E. 2024/138 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/9843
Karar No
2024/138
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/218 Esas, 2021/127 Karar KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında mahkemede görülen iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; iş kazası nedeniyle müvekkilinin iş göremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelişinde davalının kusurlu olduğundan bahisle 7.614,20 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 20.11.2012 tarih ve 2008/319 Esas, 2012/634 Karar sayılı kararıyla; ... davacının iş kazası nedeniyle %41,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın meydana gelişinde aşamalarda vefat eden davacı kazalının %40, davalı işverenin %60 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle maddi tazminat isteminin Kurum ödemeleri ile karşılandığından bahisle reddine, 60.000,00 TL manevi tazminatın ... davacının mirasçılarına miras payları oranında ödenmesine karar verilmiştir. Anılan mahkeme kararının taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 29.05.2014 tarih, 2014/2479 Esas, 2014/13398 Karar sayılı kararı ile davacı tarafın tüm temyiz itirazlarının reddine, davalı tarafın davacı lehine hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz istemi dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine, hüküm altına alınan 60.000,00 TL manevi tazminatın bir miktar fazla olduğundan bahisle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin 19.11.2015 tarih, 2014/692 Esas, 2015/616 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına maddi tazminat istemi hakkında kurulan hüküm yönünden uyulmasına ve 7.674,20 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara miras payları oranında verilmesine; bozma ilamına karşı manevi tazminat hükmü yönünden direnilmesine 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara miras payları oranında verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 19.11.2015 tarih, 2014/692 Esas, 2015/616 Karar sayılı kararının davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.11.2019 tarih, 2017/21-244 Esas, 2019/1193 Karar sayılı kararı ile manevi tazminata yönelik direnme kararı yerinde görüldüğünden direnme kararının onanmasına, gerekçeli karar başlığında dava tarihi 12.05.2008 yerine 11.09.2014 olarak gösterilmiş ise de bu yanlışlığın mahallinde düzeltilebilir bir maddi hata olduğuna, son olarak maddi tazminata ilişkin kısım yönünden bozma kararı bulunmamasına rağmen, yerel mahkemece maddi tazminata ilişkin kısmın da bozulduğundan bahisle bu yönden uyma kararı verilerek yapılan araştırma ve inceleme sonucunda maddi tazminat talebinin kabulüne karar verildiği anlaşıldığından oluşturulan bu hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 16.06.2020 tarih, 2020/1796 Esas, 2020/2383 Karar sayılı kararı ile somut olaya bakıldığında İlk Derece Mahkemesince verilen 20.11.2012 tarihli ilk kararın Dairenin 29.05.2014 tarih ve 2014/2479 Esas, 2014/13398 Karar sayılı ilamı ile hüküm altına alınan manevi tazminatın bir miktar fazla olduğundan bahisle bozulmasına karar verildiği, bozma ilamında maddi tazminata ilişkin bir bozma nedeni bulunmadığı, maddi tazminatın reddine dair kararın bozma dışı kalarak kesinleştiği açık olduğuna göre, maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğundan bahisle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 16.09.2021 tarih, 2020/218 Esas, 2021/127 Karar sayılı kararla maddi tazminat isteminin Kurum ödemeleri ile karşılandığından bahisle reddine, 60.000,00 TL manevi tazminatın ... davacının mirasçılarına miras payları oranında ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin 16.09.2021 tarih, 2020/218 Esas, 2021/127 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekillleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalı tarafından Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 29.05.2014 tarihli, 2014/2479 E., 2014/13398 K. Sayılı bozma kararı dikkate alınarak kurulan Mahkemenin 19.11.2015 tarihli, 2014/692 E., 2015/616 K. sayılı kararı doğrultusunda müvekkillerine borç ödemesi yapıldığını, bu durumun söz konusu kararı zımnen kabul ettikleri anlamını taşıdığını, davalı tarafın yerel mahkemenin 19.11.2015 tarihli, 2014/692 E., 2015/616 K. sayılı kararına uygun şekilde dosya borcunu ödemesinin kararda belirtilen tutarları kabul ettiğini gösterdiğini, öncelikle bu hususun dikkate alınarak hem maddi hem manevi tazminat yönünden kararın bozulması gerektiğini, hüküm altına alınan manevi tazminatın az olduğunu, usuli kazanılmış hak nedeniyle maddi tazminatın reddedilmesinin doğru olmadığını, belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, manevi tazminat isteme hakkının doğrudan doğruya cismani uğrayan kişiye ait olduğunu, yansıma yoluyla aynı eylem nedeniyle manevi üzüntü duyanların manevi tazminat isteyemeyeceklerini, hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğunu, manevi tazminat miktarının belirlenmesinde, ona etkili olan nedenlerin nesnel ölçülere göre isabetli biçimde karar yerinde gösterilmesi gerektiğini, Mahkeme kararında ise manevi tazminatın hangi koşullara göre hükmedildiğine dair bir gerekçe yer almadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK Geçici 3 üncü maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nın 427 ilâ 444 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında mahkemece maddi tazminat isteminin Kurum ödemeleri ile karşılandığından bahisle reddine karar verilmesinin yerinde olduğu açıkça anlaşılıyor ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.11.2019 tarih, 2017/21-244 Esas, 2019/1193 Karar sayılı kararı ile manevi tazminata yönelik direnme kararının yerinde görülerek onandığı bu haliyle davacılar lehine hüküm altına alınan 60.000,00 TL manevi tazminatın kesinleştiği gözden kaçırılarak temyiz incelemesine konu kararda 45.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi hatalı olduğu gibi gerekçeli karar başlığında karar tarihinden önce 15.09.2014 tarihinde vefat etmiş olması nedeniyle mirasçı sıfatı bulunmayan ... davacının annesi ...'nın mirasçılar arasında gösterilmesi, yine karar tarihi itibariyle velayet altında bulunmayan davacı mirasçılar Rana ve ...'ın velayet altında gösterilmiş olmaları isabetsizdir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3 üncü maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7 nci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz incelemesine konu 16.09.2021 tarih, 2020/218 Esas, 2021/127 Karar sayılı Mahkeme kararının; A.Gerekçeli karar başlığının "mirasçıları" bölümünün tamamen silinerek yerine geçmek üzere; "Mirasçıları :1-... - ( T.C. 4....) 2-... - ( T.C. ....) 3-.....- (T.C.....) 4-... - (T.C.....) 5-... - ( T.C. .... ) 6-... - ( T.C.......)" ibarelerinin yazılması, B.Hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere; "HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Her ne kadar maddi tazminat olarak 7.674,20 TL talip edilmiş ise de zararın SGK tarafından ödendiği anlaşılmakla maddi tazminat talebinin reddine 2-Davacıların açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulüne; 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara miras payları oranında verilmesine, fazla talebin reddine Dava değeri üzerinden alınması gereken 3.073,95 TL karar ilam harcından davacı tarafından yatırılan 2.767,50 TL peşin harç ile 18,40 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 288,05 TL nispi karar ilam harcının davalıdan tahsiline; hazineye irat kaydına; Davacı tarafından yatırılan 32,40 TL başvurma harcı, 2.767,50 TL peşin harç ile 18,40 TL ıslah harcı ki toplam 2.818,30 TL harcın davalıdan tahsiline, davacılara verilmesine; Davacılar tarafından yatırılan gider avansından tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak kullanılan toplam 911,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul miktarı nazara alınarak hesaplanan 273,30 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine; bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacılara iadesine; Davalı tarafından yatırılan gider avansından tebligat, müzekkere gideri olarak kullanılan toplam 37,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul miktarı nazara alınarak hesaplanan 25,90 TL yargılama giderinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine; bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davalıya iadesine; Davacılar kendilerini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Hükümleri uyarı 8.600,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine; Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat yönünden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Hükümleri uyarı 4.080,00 TL ile reddedilen manevi tazminat yönünden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Hükümleri uyarı 8.600,00 TL ki toplam 12.680,00 TL ücreti vekaletin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine; Dair karar; Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile Yargıtay yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/09/2021" ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/9843, K. 2024/138, T. 16.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-9843-e-2024-138-k-3a551f03cfc8