Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/9768 E. 2022/13171 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/9768
- Karar No
- 2022/13171
- Karar Tarihi
Bölge Adliye Mahkemesi : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi No : Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvursunun esastan reddine karar verilmiştir. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM Davacı vekili, müvekkilinin 01.06.1990 tarihinde davalı şirkette 12 ay boyunca çalıştığını, davalı şirketin, davacıya ait işe giriş bildirgesini 13.06.1990 tarih ve 24696 sayı ile kuruma bildirdiğini, davacının kesintisiz olarak davalı işyerinde 01.06.1990-01.06.1991 tarihleri arasında çalıştığı halde hiçbir sigorta primi yatırmadığını, davalı ..........de 2005 yılında ... ... ... Müdürlüğü tarafından şirketir terkini verilerek, ... kaydı silindiğini, davalı şirket tüzel kişiliğini kaybettiğini, bu nedenle bu dosya ile sınırlı kalmak üzere davalı şirketin ihyası için ... Asliye (...) Hukuk Mahkemesinde dava açmak için tarafımıza yetki ve süre verilmesini talep ettiğini, davacının bu durum karşısında mağdur olduğunu beyanla davacının 01.06.1990 tarihi ile 01.06.1991 tarihleri arası çalıştığının tespitini talep etmiştir. II-CEVAP Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. Feri müdahil vekili cevap dilekçesinde, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-MAHKEME KARARI A-İLK DERECE MAHKEME KARARI "1-Davanın reddine" karar verilmiştir. B-BAM KARARI "1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir. IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Davacı vekili, eksik araştırmaya dayalı kararın bozulmasını talep etmiştir. V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: 1) Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, verilen hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmişse de davalı işyerinden kuruma davacıya ait işe giriş bildirgesinin verildiği, davacı tanığı olarak dinlenen ...'ın da aynı tarihli sigorta ... kartının bulunduğunun anlaşılması karşısında, bu tanığın işe giriş bildirgesinin kurumdan temin edilmesi, 01.06.1990 tarihi öncesi ve 1991 yılı sonrasında dönem bordrosu varsa kurumdan celbedilmesi, işyerinin tuğla fabrikası olduğu dikkate alınarak burada çok sayıda işçi çalıştırılması gerektiği gerçeği karşısında bu çalışanlar belirlenip beyanları alınarak, davacının işe giriş bildirgesi de değerlendirilmek suretiyle, söz konusu bildirgenin verilmesinin en az 1 gün çalıştığına karine oluşturacağı hususu da gözetilerek davacının talebinin buna göre değerlendirilmesi gerekirken hatalı şekilde hüküm tesis edilmesi isabetsizdir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin istinaf başvursunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.