Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/9121 E. 2022/12360 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/9121
- Karar No
- 2022/12360
- Karar Tarihi
Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi No : Dava, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine dair hüküm verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı işverenin Milangaz Ol. No:38 Kartal ... adresinde bulunan işyerinde 08.06.2004 tarihinde tanker şoförü olarak çalışmaya başladığını, 18.05.2013 tarihinde emekli olması nedeniyle işten ayrıldığını, en son net asgari ücret+seferbaşı 110,00 TL sefer primi ücreti aldığını, sefer primlerinin eklenmesiyle aylık net maaşımn 3.000,00 TL olduğunu, 9.400,00 TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, kıdem tazminatında sefer primlerini nazara almadıklarını, kıdem tazminatının hüküm altına alınması için ... Anadolu 16. İş Mahkemesinin 2013/1200 E. sayılı dosyasından dava açıldığını, dava neticesinde bakiye 18.291,06 TL kıdem tazminatı hüküm altına alındığını, kararın temyiz aşamasında olduğunu müvekkilinin almış olduğu gerçek ücret üzerinden sigorta primlerinin yükseltilerek düzeltilmesini ve düzeltilen prim üzerinden müvekkilinin emekli olduğu tarih itibari ile yaşlılık aylığının yeniden hesaplanmasını talep ve dava etmiştir. II-CEVAP: Davalı .... Tic. ve San. A.Ş. cevap dilekçesinde, davacının tanker şoförü olarak ve asgari ücretle çalıştığını, işçilik alacakları davası ile iş bu ücret tespit davası ispat hukuku açısından tamamen farklı olduğunu, işçilik alacaklarının yalnızca tanıkla ispatının mümkün iken ücret tespitinde yazılı delille ispat gerektiğini, davacının davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, yollukların prime esas kazanca dahil edilmediğini belirtmiştir. Davalı Kurum vekilinin dosyada cevap dilekçesine rastlanmamıştır. III-MAHKEME KARARI: A-İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesince; davacı yana yapılan ödemelerin araca bağlı zorunlu giderlere ilişkin olduğu, bunun dışında prime esas kazanç cihetinde değerlendirilebilecek herhangi bir ödeme olduğu hususun kanıtlanamamış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili özetle, mahkemenin kararında dayanak olarak yurt dışı çalışan işçilere ödenen primleri örnek aldığını ancak davacının yurt içinde davalı iş yerinde şoför olarak çalıştığını, davacının işten ayrıldığı tarih itibariyle net asgari ücretin 699,91 TL olduğunu sefer başına 110 TL aldığını ayda 20-22 sefer yaptığını, aracın yakıt ve bakım giderlerinin davalı tarafından karşılandığını, davalı aleyhine açılan ... Anadolu 16. İş mahkemesinin 2013/1200 Esas sayılı dosyasında işçilik alacaklarına karar verildiği kararın Yargıtay tarafından onandığını, şoför primine ilişkin banka hareketlerinin bulunduğunu, bu itibarla kararın yerinde olmadığını, ayrıca taraf vekillerine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, davanın reddedilmesi nedeniyle tek vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini beyanla kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesi; Davacının istinaf isteminin reddine, dair karar tesis etmiştir. IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf gerekçeleri ile kararı temyiz etmiş ve kararın bozulmasını talep etmiştir. V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: Eldeki dosyada taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı şirkette yurt içi akaryakıt dağıtım şoförü olarak çalışan davacıya ödenen yurt içi yolluklarının sigorta primine esas kazanç kapsamında olup olmadığı ile giderek sigorta primine esas kazanç olarak tespitinin mümkün olup olmadığı noktasında toplandığı, mahkemece, davacıya yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 77. maddesinin 2. fıkrasında belirttiği şekilde yolluklar kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Ancak mahkemece verilen hüküm eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Davanın temel yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun 77. maddesinin 1. fıkrasında, sigortalılarla işverenlerin 1 ay için ödeyecekleri primlerin hesabında esas alınacaklara yer verilerek (a) bendinde, sigortalıların o ay için hak ettikleri ücretler, (b) bendinde, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara o ay içinde ödenenler, (c) bendinde, idare veya yargı organlarınca verilen karar gereğince (a) ve (b) bentlerinde yazılı kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemeler belirtilmiş, 2. fıkrasında, sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançların aylık tutarının belirlenmesinde dikkate alınmayacak ödeme ve yardımlar sıralanarak bunlar arasında yolluklara yer verilmiş, 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 günü yürürlüğe giren 80. maddesinin 1. fıkrasında bu kez “görev yollukları” ibareleriyle benzer düzenleme yapılmıştır. Buna göre, maddenin 2. fıkrasında sayılan istisnalara girmemesi koşuluyla hizmet akdi karşılığı elde edilen gelirlerden sigorta primi kesilmesi asıldır. Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde yolluk; yol gideri olarak ödenen para, harcırah olarak tanımlanmış, 6245 sayılı Harcırah Kanununun 3. maddesinde, bu Kanunda geçen harcırahın, bu Kanuna göre ödenmesi gereken yol gideri, gündelik, aile gideri ve yer değiştirme giderinden birini, birkaçını veya tamamını ifade ettiği, 5. maddesinde, harcırahın; yol gideri, yevmiye, aile gideri ve yer değiştirme giderini içerdiği, ilgilinin, bu Kanun hükümlerine göre bunlardan birine, birkaçına veya tamamına hak kazanabileceği belirtilmiştir. Diğer taraftan 28.08.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak 01.10.2008 günü yürürlüğe giren Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 103. maddesinde, değinilen 77. ve 80. maddelere koşut düzenleme yapılmış, 28.09.2008 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) Bentleri Kapsamındaki Sigortalılar İle Sadece Genel Sağlık Sigortasına Tabi Sigortalıların Prime Esas Tutulacak Kazançlarına Dair Tebliğ’in “Prime tabi tutulmayacak kazançlar” başlığını taşıyan 2.3. maddesinde, “2.3.1 - Ayni yardımlar; … 2.3.3 - Görev yollukları; Görev yolluklarından ne anlaşılması gerektiği, işverenlerin sigortalılar için ödediği yollukların neleri kapsadığı, 6245 sayılı Harcırah Kanununun 3'üncü maddesinde açıklanmıştır. Buna göre, anılan maddede belirtilen yol masrafı, gündelik, aile masrafı ve yer değiştirme masrafı niteliğinde yapılan ödemeler yolluk kapsamındadır. Bu bakımdan, sigortalılara bireysel iş sözleşmesine veya toplu sözleşmeye dayanılarak ve işveren tarafından sigortalının geçici bir görevle başka yere gönderilmesi veya görev yerini değiştirmesi dolayısıyla verilen ve yolluk kavramına giren ödemeler prime esas kazanca dahil edilmeyecektir….” düzenlemesine yer verilmiş, 01.09.2012 günü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girip anılan Tebliği ilga eden İşveren Uygulama Tebliği’nin “Prime Esas Kazancın Tespitine İlişkin Usul ve Esaslar” başlıklı 7. maddesinde, “7.8 - Prime Tabi Tutulmayacak Kazançlar 7.8.1 - Ayni Yardımlar … 7.8.3 - Görev Yollukları Görev 6245 sayılı Harcırah Kanununun 3 üncü maddesinde açıklanmıştır. Anılan maddede belirtilen yol masrafı, gündelik, aile masrafı ve yer değiştirme masrafı niteliğinde yapılan ödemeler yolluk kapsamındadır. Bu bakımdan, sigortalılara bireysel iş sözleşmesine veya toplu sözleşmeye dayanılarak ve işveren tarafından sigortalının geçici bir görevle başka yere gönderilmesi veya görev yerini değiştirmesi dolayısıyla verilen ve yolluk kavramına giren ödemeler prime esas kazanca dâhil edilmeyecektir.” hükmü öngörülmüştür. Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığında yapılan değerlendirmede, uluslar arası nakliyat faaliyetini yürüten işverenlere ait işyerlerinde hizmet akdine tabi şoför olarak çalışanlara yurt dışı görevlendirmelerde “sefer primi”, “sefer yolluğu”, “harcırah” adı altında işverenlerce gerçekleştirilen ödemeler, 506 sayılı Kanunun 77. maddesinde yer alan “yolluk” veya 5510 sayılı Kanunun 80. maddesindeki “görev yolluğu” ibareleriyle teknik ve somut olarak tam anlamıyla örtüşmediğinden, bu tür uyuşmazlıklar yönünden maddelerdeki kavramlar, yalnızca araca bağlı zorunlu giderler şeklinde anlaşılmalı, başka anlatımla, sigortalılara söz konusu adlar altında yapılan ödemeler içerisinden yalnızca araca bağlı zorunlu harcamalar ayrıştırılıp geri kalan tutar sigorta primine esas kazanca dâhil edilmeli, iddianın kanıtlanması konusunda 6100 sayılı Kanun hükümleri uygulanmalıdır. Buna göre inceleme konusu davada, dosyada yer alan yazılı belgeler irdelenmeli, ödemeler değinilen kapsamda ayrıştırmaya tabi tutulmalı, belgelerin, ait olduğu çalışma dönemi bakımından yazılı delil oluşturacağı gözetilerek elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.