Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/9019 E. 2022/12376 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/9019
- Karar No
- 2022/12376
- Karar Tarihi
Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi No :
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 2013 yılı Kasım ayının sonlarına doğru davalı işveren ...’e ait işyerinde çalışmaya başladığını ve işten ayrılma tarihi olan 22.4.2016 tarihine kadar aynı işyerinde kesintisiz olarak çalıştığını, ancak, çalışmalarının SGK’na bildirilmediğini, söz konusu çalışma dönemi içerisindeki hastane işlemlerinde eşi üzerinden sigorta hizmetlerinden yararlandığından, dava konusu hususun müvekkili tarafından fark edilmediğini, 13.7.2016 tarihinde eşinden boşandıktan sonraki süreçte durumun farkına vardığını, bu tarihten sonra müvekkilinin 21.7.2016 – 9.926.688 ve 3.11.2016 – 15053694 tarih-sayı ile SGK’na başvurmuşsa da bir sonuç alamadığını, davalıya ait “Sarıyer Torna” isimli işyerinde, her türlü evrak, dükkanların kiralarını toplama, çeklerin tahsili, vs. gibi işi yapan müvekkilinin, dava konusu ile ilgili olarak işveren ile yaptığı görüşmeden de olumsuz cevaplar aldığını, oysa, Bornova 3.Noterliği aracılığıyla davalı tarafından verilmiş olan vekaletname ile davalının işlerini yürüten müvekkilinin, TCDD Halkapınar Şubesinde olduğu gibi, Batı Yay Rezistans ve Metal San. Tic. Ltd. Şti. ve daha birçok yerde imza karşılığı davalının işlerini yaptığını, yaklaşık 30 ay boyunca sigorta primlerini ödemeyen davalının, müvekkilinin maddi kayba uğramasına neden olduğu gibi, emeklilik işlemlerinin gecikmesine sebep olduğunu iddia ile, müvekkilinin, davalıya ait işyerinde 30.11.2013 – 22.4.2016 tarihleri arasında geçen ve SGK’na bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II- CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle,Davacının iddialarının doğru olmadığını, müvekkiline ait işyerinin 28.10.2013 – 6.1.2016 tarihleri arasında faaliyet kaydının kapalı olduğunu, dolayısıyla davacının talep ettiği sürenin işyerinin kapalı olduğu tarihler arasında kaldığı için var olmayan bir işyerinde sigortalı çalışmasının mevzu bahis dahi olamayacağını, zira, müvekkilinin 28.10.2013 tarihinde 28.10.2013 tarihli, 37262 nolu fatura ile işyerini kapattığını ve aynı tarihte vergi dairesine vergi kapanışını vererek, 1.11.2013 tarihli kira kontratı ile işyerini ...’a devrettiğini, kaldı ki, müvekkilinin aktif faaliyet göstermediği 28.10.2013 – 6.1.2016 tarihleri arasında sağlık sorunları nedeniyle iş hayatına ara verdiğini ve kanser tedavisi gördüğünü, 2016 yılı Ocak ayında tekrar faaliyete başlayarak, 1.1.2016 tarihli kira sözleşmesi ile işyerini kiraladığını ve 6.1.2016 tarihi itibariyle tekrar vergi açılışını yaptırdığını, davacının müvekkilinin yanında çalıştığını iddia ettiği dönemde Karakola verdiği 10.9.2014 tarihli ifadesinde de; Medisan Makine Ltd.Şti.nde çalışmakta olduğunu beyan ettiği gibi, yine davacının T.İş Kurumuna yaptığı şikayete ilişkin cevabi yazıda da ...’a ait Banazlı Emlakta çalıştığının belirtildiğini, 10.6.2014 tarihli başka bir ifade tutanağında da; ...’un yanında çalışıyor olduğunu açıkça beyan ettiğini ve aynı ifade tutanağının işyeri adresi bölümünde de Medisan firmasında çalıştığının kayıtlı olduğu, öte yandan, davacının delil listesinde yer alan, ancak ayrıntılı bilgisi verilmeyen Bornova 3.Noterliğinin vekaletnamesinin 2012 tarihli olup, müvekkilinin 1102 Sk. No:8 D:4 Buca/... adresindeki meskeni ve 2843 Sk. No:17 Konak/... adresindeki işyerinin önceki yıllarda yapılan satış işlemleri akabinde elektrik, su aboneliği kapatma ve depozito bedeli işlemleri için verilmiş olup, müvekkilinin ticari işlerini yürütmesi için uzaktan ve yakından bir ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Fer'i Müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum kayıtlarının incelenmesinde; davacının .......... sicil numaralı Sarıyer Torna ünvanlı Torna işyerinin 20.03.1990 tarihinde yasa kapsamına alındığını ve halen faal olduğunun saptandığını, işyerine ait dönem bordrolarının mevcut olup, davacının adının hizmet döküm cetvelinde görüldüğü şekilde yeraldığını, davanın yasal dayanağının 5510 sayılı yasanın 4/3. maddesi olup, bu tür davalarda tahkikat başlarken öncelikle iddia olunan çalışmaya ilişkin belgelerin işveren tarafından usulünce kuruma verilip verilmediğinin, ya da çalışmanın kurumca tespit edilip edilmediğinın araştırılması gerektiğini, bu yönün tespitinden sonra işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığının, 5510 sayılı Yasa kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiğini belirterek yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir. III- MAHKEME KARARI: A- İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; "Davacının davasının kısmen kabulü ile; Davacının davalı işveren ...'e ait 264550.35 sicil sayılı işyerinde 01/01/2016-22/04/2016 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret ile 112 gün çalıştığının, 112 günlük çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine; Fazlaya ilişkin taleplerin reddine" karar verilmiştir. B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI ... 12. İş Mahkemesi'nin 16.01.2020 tarih, 2016/572 Esas ve 2020/5 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir. TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Feri müdahil Kurum vekili, kurum kayıtlarının getirtilmesi gerektiğini, tanıkların çalıştığı dönemi kapsayacak şekilde dinlenmesi gerektiğini, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin kararı doğrultusunda araştırılması gerektiğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur. IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. (5510 sayılı Kanun’un m. 86/9.) maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.” Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular ışığında, mahkemece resen araştırma ilkesi gereğince davacı ve davalı tarafların gösterdiği tanık beyanları ile yetinilmeyip, bordro tanığı bulunamadığından davacının hizmetlerini bilebilecek durumdaki komşu işyeri sahip ve çalışanları tespit edilerek kanaat edinmeye elverişli sayıda tanık dinlenilmeli, dinlenilen tanık beyanlarının çelişkili olması karşısında, mevcut çelişkiler giderilmek suretiyle işyerinin kapsam, kapasite ve niteliğine göre eylemli çalışmanın var olup olmadığı, sürekli veya kesintili olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. Mahkemenin, yukarıda belirtilen hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. SONUÇ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının, HMK'nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine ve kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.