Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/8839 E. 2023/10561 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/8839
Karar No
2023/10561
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/339 E., 2022/67 K. KARAR : Kısmen kabul, kısmen ret Taraflar arasında iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasında mahkemece verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; ilamda belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar ve davalılar vekilleri tarafından süresi içerisinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacılar vekili asıl dava dosyasında 29.08.2014 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin desteği sigortalı ...'nin davalıya ait işyerinde çalışırken meydana gelen iş kazası neticesinde 27.09.2013 tarihinde vefat ettiğini, kaza ile ilgili olarak Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/534 Esas 2014/656 Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılamada davalının kusuru nedeni ile mahkumiyetine karar verildiği, işyerinde son teknolojik gelişmeler kapsamında tüm risk unsurlarından arındırılmış iş koşulunun sağlanmamış olduğunu, vefat edenin olay tarihinde 32 yaşında olduğunu, gelirinin asgari ücret olduğunu, müekkillerinin ölenin desteğinden yoksun kaldığını ve manevi olarak da ani ölüm karşısında tarif edilemez üzüntü ve çöküntü yaşadıklarını, kazanın meydana geldiği çiftliğin işvereni olan davalının müvekkillerinin zararını karşılamadığını, davalının iş güvenliği önlemlerini almaması, ölenle ilgili olarak iş güvenliği ve risk eğitimleri sağlamaması seebiyle ağır kusurlu olduğunu, Borçlar Kanunu'nun 76 ncı maddesine göre geçici ödeme istekleri olduğunu belirterek maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her bir davacı için 1.000 er TL maddi ve 100.000'er TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır. 2.Davacılar vekili 15.10.2015 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat istemini 23.07.2015 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda toplam 164.024,19 TL'ye artırmış, bilirkişi raporu kapsamında maddi tazminat isteminin eş ... için 138.019,88 TL, anne ... için 11.828,37 TL, çocuk ... için 2.701,34 TL, çocuk Hande için 11.474,60 TL olarak talep edildiği anlaşılmıştır. 3. Davacılar vekilinin bozma kararından sonra açtığı davada aynı iş kazası nedeniyle muhatap tespitinde yanılgıya düştüğünü işveren sıfatının SGK tahkikatı neticesinde ... İnş. Nak. Oto. İşl. Gıda Hayv. Tar. Ürün. Odun Köm. Tic Ltd Şti olarak tespit edilmiş olması karşısında müvekillerinden sigortalının eşi ... için 138.019,88 TL, annesi ... için 11.828,37 TL, çocuğu Hande için 11.474,60 TL'nin tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır. II. CEVAP 1.Asıl dosya davalısı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkili işçisi olmadığını, müvekkilinin oğlu ...'ın yanında sigortalı işçi olarak çalıştığını ve öncelikle bu nedenle husumet yönünden davanın reddinin gerektiğini, 29.09.2012 tarihinde meydana gelen kazada murisin elle toplayabileceği fabrika çöplerini traktör kepçeye binerek toplamaya çalıştığı esnada yaklaşık 3 metre olarak fabrika istinat duvarından kepçe ile birlikte düşerek kepçenin altında kaldığını ve ambulansla hastaneye götürülürken yolda vefat ettiğini, murisin kendi görevi olmadığı, kimsenin kendisine talimat vermediği ve mesai bittiği halde kendi iradesi ve ağır kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, yaptığı işin traktör kepçe ile yapılmasının zorunlu olmadığını, elle de yapılabileceğini, murisin kepçe kullanmasının görevi olmadığını, çalıştığı bölümde istinat duvarı olduğunu bildiği halde gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, murisin tam kusurlu olduğunu, ceza dosyasında belirlenen kusur durumunu kabul etmediklerini, asgari ücretle çalışan birisinin anne ve babasına destek olmasının günümüz şartları ile bağdaşmadığını, talep edilen maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen dosya davalısı ... İnş. Nak. Oto. İşl. Gıda Hayv. Tar. Ürün. Odun Köm. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmemiş olmasına karşın haberdar olmakla cevap verdiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, müteveffa sigortalının müvekkilinin değil dava harici ...'a ait inşaatta işçi olarak çalıştığını, şirkete ait yağ imalathanesi fabrika ve lokanta olarak iki işyeri olduğunu, fabrika ve sigortalının çalıştığı inşaatın aynı müştemilatta yer almasına karşın farklı işverenlere ait olduğunu, sigortalının çöp dökerken kaza geçirmiş olması nedeniyle müvekkili şirketle bir iritibatının olmadığını, sigortalının ara ara günlük yardıma geldiğini, elleriyle toplaması gereken çöpleri traktör kepçesiyle toplaması nedeniyle iş bu kazanın meydana geldiğini, ehliyeti olmadan iş bu makineyi kullanması nedeniyle kusurlu olduğunu, müvekkili kusuru olmayıp sigortalı kusuru ile illiyet bağı kesilmiş olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, ayrıca davacılardan sigortalının annesine SGK'dan iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanmamış olması nedeniyle destek tazminatı talebinin emsal kararlar doğrultusunda reddi gerektiğini, diğer davacılar için talep edilen maddi tazminatların da fahiş olduğunu, manevi tazminat istemlerinin de fahiş olduğunu ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARI A) İlk Mahkeme Kararı Mahkemenin 12.11.2015 tarih ve 2014/335 Esas, 2015/368 Karar sayılı ilk kararında özetle; Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; (çocuk) ... lehine 11.474,60 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminat, (çocuk) ... (... ve ... kızı) lehine 11.828,37 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminat, (eş) ... lehine 138.019,88 TL maddi tazminat ile 75.000,00 TL manevi tazminat ile (anne) ... (... ve ... kızı) lehine 2.701,34 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 27.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmişti. B) İlk Bozma Kararı Kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 17.10.2017 tarih ve 2016/14081 Esas-2017/7906 Karar sayılı ilamında özetle; Somut olayda iş kazası olduğu iddia olunan olayın Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilip bildirilmediği anlaşılamadığından davacılara iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarda bulunmak, olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açması için önel vermek, tespit davasını bu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre, olayın Kurumca iş kazası olduğunun kabul edilmesi halinde ise davacının Kuruma müracaat ederek iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanması için önel vermek ve çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi, aynı zamanda davacılara iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanması hususunun gözetilerek maddi tazminatın belirlenmesi gerekliliğine işaretle mahkeme kararının bozulduğu anlaşılmıştır. IV. SON BOZMA KARARI SONRASI YARGILAMA SÜRECİ VE KARAR Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen son kararda özetle;Akhisar İş Mahkemesi 2021/339 E. ve Birleşen Akhisar 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/110 E. yönünden; davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; (çocuk) ...'nin Maddi tazminat talebinin reddi ile 30.000,00 TL manevi tazminat, (çocuk) ... (... ve ... kızı) lehine 2.719,68 TL maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminat, (eş) ... lehine 94.061,81 TL maddi tazminat ile 40.000,00 TL manevi tazminat (anne) ... (... ve ... kızı) lehine 45.604,60 TL maddi tazminat ile 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 27.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... İnş. Nak. Oto. İşl. Gıda Hayv. Tar. Ürün. Odun Köm. Tic. Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; hesap raporları arasında bozma öncesi ve sonrası çelişki olduğunu, bozma sonrası alınan raporlarda işlemiş devre ileri çekilmesi gerektiğini asgari ücretin kamu düzeninden olarak re'sen dikkate alınması gerektiğini, hesap raporları arasında çelişki bulunduğunu ve iş bu çelişki giderilmeden karar verildiğini, önceki bozma kapsamında manevi tazminatın azaltılmasına dair bir bozma sebebi olmamasına karşın manevi tazminatların azaltılmasının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; İş kazası nedeniyle müvekkillerine husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını müteveffanın dava harici ...'ın inşaat işyerinin sigortalısı olduğunu, olayda müvekkillerinin kusuru olmadığını, illiyet bağının sigortalının izinsiz olarak traktörü kullanmak şeklinde gerçekleştirdiği eylemi ile kesildiğini, bu olayda kaçınılmazlığın etkisinin değerlendirilmediğini, birleşen davanın zaman aşımına uğradığı noktasında def'inin değerlendirilerek hüküm kurulmamasının hatalı olduğunu, önceki bozma ilamı doğrultusunda anneye gelir bağlanmadığından maddi istemin reddi gerektiğini, davacı anneye müteveffa sigortalının sağlığında destek olduğunun ispat edilemediğini, hükmedilen maddi tazminatların fahiş olduğunu, davacı sigortalının eşinin evlenme olasılığının tespitinde hata edildiğni, hüküm altına alınan manevi tazminatların fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının desteğinden yoksun kalan hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Temyiz incelemesi açısından 6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, ile "Taleple bağlılık ilkesi" noktasında 6100 sayılı HMK'nun 26.maddesidir. 3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı HMK’nun 26. maddesi uyarınca; "Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." Hükmü mevcut olup aynı Kanunun 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. 2.Somut olayda dava dosyasında asıl ve birleşen dava dosyası olmak üzere iki dava dosyası bulunduğu halde mahkemece iş bu davadaki talepler birleştirilerek hüküm kurulmuş ise de asıl dava dosyasında davalı ... birleşen dosyada ise ... İnş. Nak. Oto. İşl. Gıda Hayv. Tar. Ürün. Odun Köm. Tic. Ltd. Şti hasım gösterilmek suretiyle davacı anne ... için 11.828,37 TL maddi tazminat talep edildiği halde iş bu temyize konu kararda talep aşılmak suretiyle davacı anne lehine 45. 604,60 TL maddi tazminata hükmedilmesi, öte yandan çocuk ... için asıl dosyada 2.701,34 TL maddi tazminat talep edilip, birleşen dosyada bir maddi talep bulunmadığı halde yine talep aşılmak suretiyle 2.719,68 TL maddi tazminata hükmedilmesi açıkça emredici mahiyetteki kanun hükmüne aykırı olmuştur. 3. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 4. O halde, temyiz eden davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilmeli ve bozma sebebine göre bu aşamada davacılar vekilinin tüm, davalılar vekilinin ise sair temyiz itirazları incelenmeksizin Mahkemece verilen hüküm usulden bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle 1. HUMK'nun 428/1 inci bendi gereğince davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise sair temyiz itirazları bu aşamada incelenmeksizin temyiz olunan, Mahkeme kararının usulden BOZULMASINA, 2. Taraflarca yatırılan temyiz harçlarının istek halinde ilgililere iadesine, 3. Dosyanın kararı verene Mahkemeye gönderilmesine, 31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/8839, K. 2023/10561, T. 31.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-8839-e-2023-10561-k-23a0b84ca646