Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/7977 E. 2022/10771 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7977
- Karar No
- 2022/10771
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, hükmüne uyulan bozma sonrası ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hukuk Muhakemeleri Kanunun 294/4. maddesi; “zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hâllerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir.” hükmü gereği zorunlu nedenlerle yalnız hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın sonradan belli süre içinde yazılması mümkündür. Bu gibi hallerde de HMK.'nun 294 ve 297’inci maddelerine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren kısa karar ile sonra yazılan gerekçeli kararın birbirine uygun olması zorunludur. Esasen kısa kararı yazıp tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hâkimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Kısa ve gerekçeli kararın birbirinden farklı olması kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasanın 141. maddesi ile HMK.'nun değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; hükmün gerekçe kısmında geçici iş göremezlik ödemesinin rücuan tazmini talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile 572,40-TL'nin 29/08/2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerektiği belirtilmiş olmasına karşın, hükümde davanın reddine karar verilmek suretiyle gerekçe ve hüküm arasında çelişki yaratılması yukarıda anılan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerekmektedir. O hâlde, davacı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: İlk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.9.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.