Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/7370 E. 2022/10704 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7370
Karar No
2022/10704
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Önceki bozma ilamı ile "... Somut olaya bakıldığında, iptali istenen ... (.../... takip nolu), ... (.../... takip nolu), ... (.../... takip nolu), ... (.../... takip nolu), .. (.../ ... takip nolu), ... (.../... takip nolu), ... nolu (.../... takip nolu) ve ... (.../... takip nolu) ödeme emirlerinden yalnızca ... (.../... takip nolu) ile ... nolu (.../... takip nolu) ödeme emirlerinin davacı adına düzenlendiği, iptali istenen tüm ödeme emirlerinin 28.06.2012 tarihinde işyeri çalışanına tebliğ edildiği, davacı tarafından ödeme emrinin iptali talebiyle ... 8. İş Mahkemesinin E. 2012/630 sayılı dosyasına kayden 20.07.2012 tarihinde açtığı davada Mahkemece verilen 22.08.2012 tarih ve K. 2012/634 sayılı kararla dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, süresi içinde başvuru halinde dosyasının yetkili ve görevli Üsküdar Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 12.09.2012 tarihinde kesinleştiği, 03.09.2012 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılan işbu karar üzerine bu defa 08.10.2012 tarihinde eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Ödeme emirlerinden yalnızca 11145167 (2007/038620 takip nolu) ile 11145399 nolu (2007/13193 takip nolu) ödeme emirlerinde davacının adının geçtiği, davacı adına bizzat düzenlenmesi gereken diğer ödeme emirlerinin dosya içerisinde bulunmadığı, tebliğ evraklarının bulunduğu, anlaşılmaktadır. Yapılan açıklamalar çerçevesinde eldeki davada; ödeme emirlerinin önlü arkalı örnekleri celbedilerek Mahkemece öncelikle, davacı adına düzenlenen ... (.../... takip nolu) ve ... nolu (.../... takip nolu) ödeme emirleri yönünden, davacının 6183 sayılı Kanunun 58. maddesi ile öngörülen itiraz hakkını kullanabilmesi için, 7 günlük süre içinde iş mahkemesine dava açabileceği ihtaratını da içeren şekilde usulüne uygun olarak düzenlenmiş olup olmadığının ve usulüne uygun şekilde tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması gerekmekte olup; yasada, dava açılmadan önce kuruma başvuru yapılarak, başvurunun reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açılabileceği, keza başvuruda geçirilecek sürenin zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmayacağının belirtilmiş olması karşısında, Kuruma süresinde müracaat olup olmadığı, süresinde müracaat olması halinde kurumun red cevabi yazısının hangi tarihte davacıya tebliğ edildiği hususları araştırılmalı, davacı adına düzenlenmeyen diğer ödeme emirleri yönünden, ödeme emri niteliğinde olmamakla birlikte davaya esas kurum yazısının borç bildirimi niteliğinde olduğu dikkate alınarak, mahkemece, eldeki davanın menfi tespit istemli dava olduğu gözetilmek suretiyle, işin esasına girilerek 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesi kapsamında davacının borçlu olup olmadığının irdelenmesi ve yapılacak yargılama sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." şeklinde detaylı ve yol gösterici açıklama yapılarak karar bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verildiği ancak bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Eldeki davada, iptali istenen tüm ödeme emirlerinin 28.06.2012 tarihinde işyeri çalışanına tebliğ edildiği, davacı tarafından ödeme emrinin iptali talebiyle ... 8. İş Mahkemesinin E. 2012/630 sayılı dosyasına kayden 20.07.2012 tarihinde açtığı davada Mahkemece verilen 22.08.2012 tarih ve K. 2012/634 sayılı kararla dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, süresi içinde başvuru halinde dosyasının yetkili ve görevli Üsküdar Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 12.09.2012 tarihinde kesinleştiği, 03.09.2012 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılan işbu karar üzerine bu defa 08.10.2012 tarihinde eldeki davayı açtığı anlaşıldığından öncelikle daha önceki bozma ilamı doğrultusunda ödeme emirlerine ilişkin arka yüzlerin de celbedilerek davacının 6183 sayılı Kanunun 58. maddesi ile öngörülen itiraz hakkını kullanabilmesi için, 7 günlük süre içinde iş mahkemesine dava açabileceği ihtaratını da içeren şekilde usulüne uygun olarak düzenlenmiş olup olmadığının ve usulüne uygun şekilde tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması ile Kuruma süresinde müracaat olup olmadığı, süresinde müracaat olması halinde kurumun red cevabi yazısının hangi tarihte davacıya tebliğ edildiği hususları araştırılarak davanın süresi içinde açılıp açılmadığı tespit edilmeli, davanın süresi içinde açıldığının tespiti halinde; önceki bozma ilamında belirtildiği üzere davacı adına düzenlenen ... (.../... takip nolu) ve ... nolu (.../... takip nolu) ödeme emirleri yönünden davacının sorumlu olup olmadığı belirlenmeli; ... nolu (.../... takip nolu) ve ... (.../... takip nolu) ödeme emirleri yönünden ise dava dilekçesinde öne sürülmüş bir zamanaşımı def'i bulunmadığı halde öne sürülmüş gibi değerlendirme yapılması haline ilişkin olarak seçimlik şekilde düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verildiği anlaşılmakla; Mahkemece, HMK'nın 308 vd. maddelerinde düzenlenen davalı kurumun açık bir kabulü bulunmadığı, davacının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde zamanaşımı öne sürdüğü, gecikmiş zamanaşımı kabul edilmemesine rağmen Mahkemece, zamanaşımı def'i varmış gibi karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmektedir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/7370, K. 2022/10704, T. 15.09.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-7370-e-2022-10704-k-b7ab9e6df646