Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/14362 E. 2023/2202 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/14362
- Karar No
- 2023/2202
- Karar Tarihi
... MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/323 E., 2021/298 K. ... ... HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen, hizmet tespiti ve prime esas kazanç tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.07.2007 - Nisan 2010 tarihleri arası Türkiye Şeker Fabrikaları Bünyesinde sürekli işçi statüsünde çalıştırılması gerekirken, geçici işçi statüsünde çalıştırıldığını, bu sürelerde sürekli işçi statüsünde çalışmış olduğunun tespiti ile fark prim ücretlerinin davalı tarafından yatırılması talebine ilişkindir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete bağlı çalışanın ... Şeker Fabrikasında geçmiş kampanya dönemlerinde çalışarak kampanya dönemleri sona erdiği halde toplu iş sözleşmesi gereği hastalık sigortasından yararlanmak amacıyla çalışmaya devam eden kampanya işçilerinin kampanya dinlenme tatili kullanmadıkları gerekçesi ile bunun karşılığı olan izin ücretlerini talep ettiklerini bu şekilde devam eden işçilere kampanya izin ücretlerinin ödenmesi Şirket Genel Müdürlüğünün 22.10.2009 tarih ve 13775 sayılı yazıları ile uygun görüldüğünü, ... Şeker Fabrikasında geçici olarak çalışan davacının 2006 yılında fiilen 176 gün çalıştığı ve kullanmadığı 5'er günlük kampanya tatili ile birlikte 181 gün çalışmaları kanaati ile sürekli işçi kadrosuna geçirilmesi için ... 11. İdare Mahkemesinde açmış olduğu dava neticesinde şirket aleyhine açmış olduğu dava davacı işçi lehine sonuçlandığını ancak mahkeme kararında çalışmadıkları süreler için prim ve gün sayısı için herhangi bir karar bulunmadığını bu nedenle bu süreler için SGK 'na prim gün sayısı ve tutarı bildirilmediğini bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 2015/279-2015/592 sayılı kararıyla; davanın usulden reddine, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 20.03.2019 tarihli ve 2016/18023 Esas, 2019/2639 Karar sayılı ilamında;"Şu durumda, hizmet tespiti davalarında Kurumun feri müdahilliğine ilişkin hükmün geçmişe yürütüleceği yönündeki düzenlemenin kanun koyucu tarafından benimsenmemiş olması, ayrıca ve özellikle yukarıda değinilen 448. madde kapsamında, Kurum bakımından taraf oluşumu gerçekleştiğinden tamamlanmamış işlemden söz edilemeyeceğinin de belirgin bulunması karşısında 5521 sayılı Kanun'un 7 inci maddesine eklenen 4 üncü fıkranın 11.09.2014 tarihinden önce açılan davalarda uygulanamayacağı açıktır. Dava tarihi itibariyle, 11.09.2014 gününden sonra açılan davada, ilk celsede SGK'nın fer’i müdahil olarak kabul edilmesine karşın, Kuruma fer'î müdahil olması nedeniyle dava dilekçesi tebliğ edilip, taraf teşkili sağlanmaması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. "gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, " ..Davanın kabulü ile; davacının 20.07.2007 tarihi ile 10.05.2010 tarihleri arasında 540 gün eksik süre ile hizmet akdi ile çalışmış olduğunun ve bu tarihler arasında prime esas kazanç tutarların dönemsel olarak toplam 49.633,16 TL olduğunun tespitine, 07/2007 dönem ve 876,99 TL eksik bildirim brüt tutar, 08/2007 dönem ve 3.376,83TL eksik bildirim brüt tutar, 09/2007 dönem ve 914,21TL eksik bildirim brüt tutar, 12/2007 dönem ve 546,78TL eksik bildirim brüt tutar, 01/2008 dönem ve 3.510,27 TL eksik bildirim brüt tutar, 02/2008 dönem ve 1.731,24 TL eksik bildirim brüt tutar, 03/2008 dönem ve 1.012,26 TL eksik bildirim brüt tutar, 04/2008 dönem ve 1.251,99 TL eksik bildirim brüt tutar, 05/2008 dönem ve 3.954,60 TL eksik bildirim brüt tutar, 06/2008 dönem ve 1.788,56 TL eksik bildirim brüt tutar, 07/2008 dönem ve 608,99 TL eksik bildirim brüt tutar, 08/2008 dönem ve 2.799,58 TL eksik bildirim brüt tutar, 10/2008 dönem ve 6,10 TL eksik bildirim brüt tutar, 01/2009 dönem ve 2.453,10 TL eksik bildirim brüt tutar, 02/2009 dönem ve 2.115,89 TL eksik bildirim brüt tutar, 03/2009 dönem ve 2.023,61 TL eksik bildirim brüt tutar, 04/2009 dönem ve 2.328,44 TL eksik bildirim brüt tutar, 05/2009 dönem ve 2.148,29 TL eksik bildirim brüt tutar, 06/2009 dönem ve 876,62 TL eksik bildirim brüt tutar, 07/2009 dönem ve 2.150,40 TL eksik bildirim brüt tutar, 08/2009 dönem ve 4.344,38 TL eksik bildirim brüt tutar, 09/2009 dönem ve 1.918,40 TL eksik bildirim brüt tutar, 01/2010 dönem ve 8,75 TL eksik bildirim brüt tutar, 02/2010 dönem ve 2.856,38 TL eksik bildirim brüt tutar, 03/2010 dönem ve 2.207,61 TL eksik bildirim brüt tutar, 04/2010 dönem ve 1.822,89 TL eksik bildirim brüt tutar olarak olduğunun tespitine, 2-18.08.2020 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına ve infaz aşamasında rapordaki tablonun dikkate alınmasına, " karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Fer'i müdahil kurum vekili, temyiz dilekçesinde; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 ncu maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 80 ve 86 ıncı maddeleri. 2. Davanın yasal dayanaklarından olan (mülga) 506 sayılı Kanun'un 4958 sayılı Kanun’un 36 ıncı maddesi ile değişik 77 inci maddesi “Sigortalılarla işverenlerin bir ay için ödeyecekleri primlerin hesabında: Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 4958 sayılı Kanun’un 36 ıncı maddesi ile değişik 77 inci maddesi “Sigortalılarla işverenlerin bir ay için ödeyecekleri primlerin hesabında: a) Sigortalıların o ay için hak ettikleri ücretlerin, b) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara o ay içinde ödenenlerin, c) İdare veya kaza mercilerince verilen karar gereğince (a) ve (b) fıkralarında yazılı kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır. Şu kadar ki, ölüm, doğum ve evlenme yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar ve kasa tazminatları, aynî yardımlar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca miktarları yıllar itibariyle belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançların aylık tutarının tespitinde nazara alınmaz. Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur..” hükmünü içermektedir. Madde hükmünde belirtilen “ayni yardımlardan” amaç, sosyal veya kişisel bir ihtiyacın karşılanması yolunda yapılan yardım niteliğinde olmasıdır. Yardımın ayni veya parasal olarak yapılmasının bir önemi bulunmamaktadır. Somut biçimde belli edilmiş bir ihtiyaca yönelik yardımlar ayni yardım olarak kabul edilmeli ve prim hesabında dikkate alınmamalıdır. Bu anlamda, sosyal yardım adı altında ödenen “izin harçlığı, bayram harçlığı ve öğrenim yardımı” anılan yasa hükmü kapsamında ayni yardım özelliğinde olması nedeniyle, sigortalının (ücret) gelirine dahil değildir ve prime esas kazanca dahil edilmez. (10. H.D'sinin 2009/5052 E, 2011/4939 K sayılı kararı) Görüldüğü üzere, anılan madde hükmünde hangi kazançların prim hesabına esas alınamayacağı sayma yöntemiyle belirlenmiş olup, Türk pozitif hukukunda egemen olan kurala göre, ayrık hükümler genişletici değil, daraltıcı yoruma tabidirler ve anılan kural, 23.05.1960 tarihli 11/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulanmıştır. Bu kararda sigortalılara ödenen yemek paralarının ayni yardım niteliğinde bulunduğu sonucuna varılmış ve prime esas kazancın belirlenmesinde dikkate alınamayacağı görüşü benimsenmiştir. Bunun dışında Yargıtay uygulamasında bazı kararlarda, teknik personele ödenen şantiye ve arazi zammını, hasta sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği, toplu iş sözleşmesi gereğince sigortalıya ödenen araç ücreti, çiğden verilen erzak, elbise dikiş ücreti, yakacak ve yakıt parası ve toplu iş sözleşmesi gereğince sigortalıya ödenen yemek parası aynî yardım niteliğinde görülmüştür. Yine somut bir biçimde belli bir ihtiyaca yönelik, ayni yardım niteliğinde olan giyim yardımı da sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançlardan değildir. (10. H.D'sinin 2014/1398 E, 2014/6794 K sayılı kararı) İkramiye adı atındaki ödemeler ise; 11.07.1956 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6772 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi ile “… belediyeler ve bunlara bağlı teşekküler, 3460 ve 3659 sayılı Kanun'ların şümulüne giren İktisadi Devlet Teşekkülleri ve diğer bilcümle kurum, banka, ortaklık ve müesseselerinde müstahdem olanlardan İş Kanununun şümulüne giren veya girmeyen yerlerde çalışmakta olan ve İş Kanunu'nun muaddel birinci maddesindeki tarife göre işçi vasfında olan kimselere, ücret sistemleri ne olursa olsun, her yıl için birer aylık istihkakları tutarında ilave tediye yapılır.” hükmü getirilmiş, anılan Kanun'un 4 üncü maddesinin 2 inci fıkrasında ise “… Bu tediyelerden çeşitli işçi sigortalarının icabettirdiği primler kesilmez ve bu paralar borç için haczedilemez.” düzenlemesine yer verilmiştir. Kanun gereğince, maddenin 2 inci fıkrasındaki istisnalara girmemesi koşuluyla hizmet akdi karşılığı elde edilen her türlü gelirden sigorta primi kesilmesi söz konusu olmaktadır. 506 sayılı Kanunda ücretin tanımı yapılmamıştır. Fakat 506 sayılı Kanun'un 77 inci maddesinin birinci fıkrasının a alt bendinde sözü edilen “ücretler” kavramı içine asıl ücretle birlikte, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri gibi ücretlerinde girdiği kabul olunmaktadır. Bu ücretlerin sigortalıya fiilen ödenmesi şart olmayıp, onun adına o ay için tahakkuk ettirilmiş olması prime esas kazanca dahil edilmesi için yeterlidir. Asıl ücretin eki niteliğinde bulunan prim ve ikramiyeler, prime esas kazançlar olarak brüt tutarları üzerinden ödendikleri aylar itibariyle prime esas tutulur. Bunların tahakkuk etmiş olması prime esas tutulmaları için yeterli olmamakta “ödenmiş olması da” aranmaktadır. (m.77/I-b). İdare veya kaza mercileri tarafından verilen karar uyarınca sigortalılara yapılan ödemeler (a) ve (b) bentlerinde öngörülen ücret türlerinden ayrımsızdır. Fark, bunların yönetim ve yargı mercilerince verilmiş kararlardan kaynaklanmalarıdır. İşveren ile sigortalı işçi arasında “fazla çalışma ücreti” veya “prim, ikramiye” gibi konularda uyuşmazlık çıkar ve mahkemece, bu işçilik haklarının ödenmesine karar verilir ve sigorta primlerinin ödeneceği ay içinde bu paralar sigortalıya verilirse, bu ödemelerde prim matrahına dahil edilerek, prim hesabında göz önünde tutulur. Bu tür kazançlara salt hak kazanmak, bu kazançların prime esas alınması için yeterli bulunmamaktadır (Mustafa Çemberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi, Olgaç Matbaası, 1985 Baskı, s.439) Öte yandan 01.07.2008 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’un 80. maddesi “4'üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir. a) Prime esas kazançların hesabında; 1) Hak edilen ücretlerin, 2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların, 3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır. b) Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30’unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz. c) (b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur. Diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz. d) Ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi tutulur. Diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin yapıldığı ayda üst sınırın aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilâve edilir. Toplu iş sözleşmelerine tabi işyerleri işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, 82 inci madde hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edilir. Bu durumlarda sigorta primlerinin, yukarıda belirtilen mercilerin kararlarının kesinleşme tarihini izleyen ayın sonuna kadar ödenmesi halinde, gecikme cezası ve gecikme zammı alınmaz ve 102 inci madde hükümleri uygulanmaz." Hükmünü içermektedir. 3. Değerlendirme 1.Dosya kapsamı incelendiğinde, İlk Derece Mahkemesince uyulan bozma ilamı sonrası bir takım araştırma yapılarak yazılı şekilde karar verilmiş ise de, karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır. 2. Eldeki davada, maddi ve hukuki olgular birlikte gözetildiğinde; yargı kararı ile hak kazanılan ücret ve ikramiye alacaklarının, hak kazanıldığı dönemlerin prime esas kazançlarına dâhil edilmesi isabetsiz olup; ödenmeleri koşuluyla, ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına dâhil edilmesi, hizmet akdinin daha önceki bir tarihte sona ermiş olması halinde ise, yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi mümkün olmakla, anılan ilkeler kapsamında yapılacak değerlendirme ve hesaplama sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ... ile Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla, 08.03.2023 tarihinde karar verildi. (M) ... KARŞI OY GEREKÇESİ Dairemizin 2021/7772 E, 2021/11456 Karar sayılı ilamında yazılan karşı oy gerekçelerinde açıklandığı üzere; 1. 5510 sayılı Kanun'un 80/1.d maddesindeki son aya mal etme uygulaması, yanlış bir yorumla yapılmaktadır. Zira maddeye göre “Ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi tutulur. Diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin yapıldığı ayda üst sınırın aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilâve edilir. Toplu iş sözleşmelerine tabi işyerleri işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, 82 inci madde hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edilir”. Görüldüğü gibi son aya mal edilecek ödeme, ücret dışındaki ödemelerdir. Oysa burada karar altına alınan ücret olduğuna göre son aya değil, tüm hizmet süresine mal edilmesi ve ödenip ödenmemesine bakılmaması gerekecektir. 2. Çoğunluk görüşü ile somut uyuşmazlıkta, davacının ödenmeyen ücret ve prim alacaklarına karar verilmiştir. İkramiye alacağı son aya mal edilse de yasanın açık hükmü gereği ücretler hak edildikleri aya mal edilecektir. Ücretlerin son aya mal edilmesi yönünde yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. 3. Belirtmek gerekir ki karar altına alınan ücret olduğuna ve ücretler hak edildikleri aya mal edileceğine göre yerel mahkemenin kararı bu yönde isabetlidir. Çoğunluğun salt ücret yönünden son aya mal etme nedeni ile kararı bozması yasanın açık düzenlemesine aykırı olup, temel sosyal güvenlik hakkını ortadan kaldırmaktadır. Bu nedenle bozma gerekçesine katılınmamıştır.