Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2021/5892 E. 2025/10305 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/5892
Karar No
2025/10305
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1972 E., 2021/156 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/202 E., 2019/300 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının piyade uzman çavuş olarak görev yapmakta iken 29.04.2014 tarihinde eğitim dönüşü unsur personelinin bakımını yaptıkları malzeme sandığındaki eşyaları yerlere koyarken envantere yeni gelen ve kendisine bildirilmeyen hedef noktalayıcı cihaz hakkında bilgi sahibi olmak için incelerken açık olan cihazın ısısının 2 saniye kadar gözüne gelmesi sonucunda sağ göz damarında arıza oluştuğunu ve askerliğinin elverişsiz hale geldiğini, davacıya vazife malullüğü emekli aylığı bağlanması için yapılan başvuruya Kurum tarafından verilen cevapta, davacının rahatsızlığının sağlığının korunması kuralına uymadığı nedeni ile meydana geldiğinden ve bu sebeple kınama cezası ile cezalandırıldığı ve olayın 5501 sayılı Kanun'un 47/2 ve c ve b kapsamına girdiğinden talebinin reddedildiğinin belirtildiği, ancak kararın hukuka aykırı olduğunu, olayın askerlik görev sebebi ile meydana geldiğini davacının herhangi bir kastı veya kusuru olmadığını, envantere yeni girmiş bir cihaz hakkında gerekli eğitimlerin verilmediği bilgilendirme yapılmadığı üst rütbeli kişilere eğitim verilmesi istenilmesine rağmen bu eğitimin yapılmaksızın cihazın envantere katıldığını, olayın hemen akabinde davacının Aselsan’ı aradığını ve görüştüğü kişinin yetkililere eğitim vererek malzemeyi zimmet ile teslim ettiklerini, diğer personele eğitim verilmesini sıkı sıkı tembih ettiklerini söylediklerini, sonuçta olayın 5510 sayılı Kanun'un 49. maddesi 2 fırkası b ve c bentlerinde bahsedilen kanun tüzük ve emirler dışında hareket etme herhangi bir itaatsizliğin söz konusu olmadığını kendi emrine verilmiş bir malzemeyi kontrol ederken sakatlandığını, benzer durumlarda görev nedeni ile kendine verilen el bombası üzerine pimin kırık olması nedeni ile onarım yerine oturtmaya çalıştığı sırada fünyenin patlaması ile sakat kalınan bir kişi ile ilgili emre itaatsizlik ile cezalandırıldığını ancak mahkeme kararı ile vazife malul aylığının bağlandığını, yine askerlik hizmetini yaparken arazide eğitim esnasında patlamamış lav mermisi bulup merakından ne olduğunu anlamak için ikaza rağmen kayaya çarpıp patlayarak yaralanan askerin yine ceza aldığını ancak aylık bağlanması talebinin yargı kararı ile sağlandığını belirterek, dava konusu Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili davaya verdiği karşılıkta ilk itirazlarda bulunarak davacının söz konusu cihazı kullanma eğitim yetkisi olmadığı halde merakından çalıştırırken rahatsızlandığını, sağlığın korunması kuralına uymadığından dolayı cezalandırıldığını bu sebeple talebinin Kurumca haklı olarak reddedildiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "davanın kabulüne" dair karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 5510 sayılı Kanun'un "Vazife Malûllüğü" başlıklı 47. maddesinde; "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki hallerde vazife malûllüğü hükümleri uygulanır. 25. maddede belirtilen malûllük; sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya Kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife malûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malûlü denir" tanımının yapıldığı, aynı hükmün 2. fıkrasında ise "Vazife malûllükleri; a) Keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan, b) Mevzuat ve emir dışında hareket etmiş olmaktan, c) Yasak fiilleri yapmaktan, d) İntihara teşebbüsten, e) Her ne suretle olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlama veya zarar verme amacından, doğmuş olursa bunlara uğrayanlar hakkında vazife malûllüğü hükümleri uygulanmaz." hükmü yer almaktadır. Dava dosyasındaki kayıt ve belgelere göre davacının 23.06.2010 tarihinden itibaren 4/1.c kapsamında sigortalı olduğu, 29.04.2014 tarihinde planlı eğitimi tamamladıktan sonra birliğine döndüğü ve komutanı tarafından dönüş bakımın yapılması için kendisine emir komutanın devredildiği, bu sırada telsizleri yerleştirirken LIR150 hedef noktalayıcı cihazını gördüğü ve bunun ışığının gözüne tutması sonrası gözünde sulanma meydana geldiği ve sonrasında da iş göremezliğinin oluştuğu, olay ile ilgili ifadesinde ise, görev sonrası birliklerine döndüklerinde malzemeleri yerleştirirken söz konusu cihazı gördüğünü, cihazın yeni geldiğini öğrendiğini merak ile kutusunu açtığını, cihaz üstünde bulunan ve lazer ışığının göze tutmaması gerektiği belirten ikazın bulunduğu kağıda cihaza odaklandığı için dikkat etmediğini, cihazın pilini taktığını açma kapama anahtarını taktığını, merceğine baktığını, bu sırada birkaç saniye süre ile lazere maruz kaldığını, gözünde hafif sulanma meydana geldiğini, kullanma kılavuzunu okuduğunda göze tutmaması gerektiğini gördüğünü tüm personeli bu konuda uyardığını beyan etmiş olduğu ve komutanı tarafından sağlığın korunması kurallarına riayet etmediği gerekçesiyle disiplin cezasıyla cezalandırıldığının anlaşılması karşısında davacının eylemi bir bütün halinde değerlendirildiğinde, 5510 sayılı Kanun'un 47/2. maddesinde belirtildiği şekilde mevzuat ve emir dışında hareket etmiş olduğu gibi yasaklanmış olan fiilleri de gerçekleştirdiği ve bu nedenle mevcut davanın reddine karar verilmesi gerekirken belirtilen maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/5892, K. 2025/10305, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2021-5892-e-2025-10305-k-d3c9b1bc7e4b