Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2020/7331 E. 2021/15108 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/7331
- Karar No
- 2021/15108
- Karar Tarihi
Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; ilk derece mahkemesince ilâmda yazılı nedenlerle davalı ... Müh. İnş. Ltd. Şti. yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacılar ile davalı ... vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesince verilen kararın, davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi ve de davalı ... vekili tarafından duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek temyiz isteklerinin süresinde olduğu, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için .... Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı adına Av. ... geldi. Diğer davalılar ve davacılar adlarına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM Davacılar davacı eş için 163.751,69 TL maddi (davalı ... şirketi bu tutarın 133.050,03 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla), davacı çocuk .... için 49.493,18 TL maddi (davalı ... şirketi bunun 40.458,05 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla), davacı çocuk... için 1.830,93 TL maddi (davalı ... şirketi bunun 1.492,83 TL’sinden sorumlu olmak kaydıyla), davacı çocuk .... için 500,00 TL maddi tazminat ile sigorta şirketi dışındaki davalılardan, 25.000,00’er TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmişlerdir. II-CEVAP Davalılar davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. III-MAHKEME KARARI: A-İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk derece mahkemesince .... Müh. İnş. Ltd. Şti. yönünden kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddine, diğer davalılar yönünden davalı ....sigorta şirketi poliçe limiti ve dava tarihinden faizle sorumlu olmak kaydıyla çocuklar ....’ın maddi tazminat istemlerinin kabulüne, davacı eş lehine 162.751,69 TL maddi tazminat ödenmesine, davacı çocuk ....’nın maddi tazminat isteminin reddine, yine davalı ... şirketi dışındaki davalılar yönünden tüm davacılar lehine 20.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı davacılar ile davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalı ... şirketinin işleten olduğu kabul edilerek sorumlu tutulması gerektiğini, ... tarihli fesih belgesinin amacının... Mühendislik ile malik arasındaki "uzun süreli kiralama" ilişkisini gözden kaçırmaya, dolayısıyla kaza tarihi itibariyle davalı ... şirketinin işleten sayılamayacağını iddia etmeye yönelik olduğunu, iddia olunan haricen satışa rağmen aracın aynı davalı şirkette çalışmaya devam ettiğini, ... plakalı aracın ... Mühendislik firmasının yaptığı proje işlerinden çıkan hafriyat yüklü olarak seyir halinde iken kaza yaptığını, davalı ... şirketince ibraz edilen ve araç maliki ile yapılmış olan .... tarihli nakliye sözleşmesine göre; araç kirasının süre sınırlaması içermeyen bir sözleşme olduğunu, dolayısıyla... plakalı kamyonu şöforüyle birlikte uzun süreli kiralamış olan, aracı kendi işinde çalıştıran ve ekonomik olarak araçtan yararlanan, kaza tarihi itibariyle dava konusu araç üzerinde sevk ve idare yetkisi bulunan davalı .... Şirketinin, işleten sıfatıyla davadaki kusursuz sorumluluğu sabit iken; delillerin takdirinde hataya düşülerek bu davalı yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, maddi tazminat talebi hakkında kısmen red kararı verilmiş olmasının doğru olmadığını, talep arttırım dilekçesinde davacı ... yönünden 162.751,69 TL yazılacak yerde maddi hataya dayalı olarak zuhulen 163.751,69 TL yazıldığını, buna rağmen mahkemece düzeltme dilekçeleri dikkate alınmadan davacı eşin maddi tazminat istemi kısmen reddedilerek red vekalet ücreti takdir edilmesinin doğru olmadığını, manevi tazminatların az olduğunu, Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkili ile ... şirketi arasındaki sözleşmenin araç kira sözleşmesi olduğunu, müvekkilinin kazadan önce aracı satıp teslim ettiğini, bu nedenle davalı ... şirketi ile olan akdi ilişkisini feshederek sonlandırdığını, bu nedenlerle müvekkilinin işleten olmadığını, tanık beyanlarının aracın kaza tarihinde davalı müvekkilinin mülkiyetinde olmadığını ortaya çıkardığını, işleten sıfatının bulunmadığını gösterdiğini, noter satış senedinin dosyada mevcut olduğunu, kusur raporunda müvekkiline %10 oranında kusur atfedilmesine karşın karşın bunun nedeninin açıklanmadığını, davacı çocuk Selda’nın destekten faydalandırıldığı sürenin hatalı olduğunu, hesaplamaya esas ücretin ve eşin yeniden evlenme ihtimalinin doğru belirlenmediğini, istinaf mahkemesinin müvekkilinin kusurlu bulunmasına gerekçe olarak gösterdiği, kazaya karışan aracın resmi satışının kazadan sonra yapılması ve müvekkilinin kardeşine teslim edilmiş olması hususunu ve fesih hakkı olmayan müvekkili tarafından sözleşmenin feshedildiği yönündeki belirlemeleri kabul etmediklerini ileri sürmüştür. V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: Dosya kapsamından davacılar murisinin davalı... Nak. Amb. ... Baskı Boya Teks. Tur. Day. Tük. Malları Oto. ve Pet. Ür. San. ve Tic. Ltd. Şti. sigortalısı olarak çalışmakta iken .... tarihinde meydana gelen trafik iş kazası nedeniyle vefat ettiği, zararlandırıcı bu olayın müteveffa sigortalının sevk ve idaresindeki kamyonla önünde seyretmekte olan davalı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyona arkadan çarpması şeklinde meydana geldiği, aynı olaya ilişkin ceza dava dosyasında davalı ...’ın yargılandığı tali kusurlu bulunarak cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, ceza dava dosyasının soruşturma aşamasında ifade veren davalı ...’ın .... tarihli Jandarma ifadesinde kazadan iki gün önce ... Kasabası’nda arazi toplulaştırma işi yapan şirkette kamyon şöförü olarak çalışmaya başladığını beyan ettiği, .... plakalı araca ait ruhsat örneğine göre kaza tarihi itibariyle araç malikinin davalı ... olduğu, Teslim Tesellüm Belgesi başlıklı ve .... tarihli jandarma görevlileri tarafından tutulan tutanaktan... plakalı aracın kazadan sonra ...’in eşi olan ...’e teslim edildiği, Sözleşme başlıklı ve ... tarihli belge içeriğinden sözleşmenin .... kısım arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri projesi işi ile ilgili ... Müh. İnş. Ltd. Şti. ile ... plakalı kamyon sahibi ... arasında kamyon çalıştırılmasına ilişkin olduğu, davalı ... vekilinin aşamalarda müvekkilinin ... plakalı kamyonu kazadan önce ...tarihinde .... ile ortağı (kaza anında aracı kullanan) davalı ...'a haricen satıp teslim ettiğini, bu satış yapıldıktan sonra müvekkili ....’un diğer davalı ... İnş. Ltd. Şti. ile yaptığı iş sözleşmesini .... tarihi itibari ile feshettiğini, bu tarihten itibaren davalı ...’ın araçla kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere ... Mühendislik İnş. Ltd. Şti.’nde çalışmaya başladığını, kazadan sonra ... plakalı aracın ..... Noterliğinin ... gün, 29729 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile davalı ...'ın ortağı .... resmen satışının yapıldığını, bu nedenlerle kaza tarihi itibariyle davalı ...’un işleten sıfatı olmadığını beyan ettiği, davalı ... Müh. İnş. Ltd. Şti. vekilinin 07/11/2012 havale tarihli cevap dilekçesinde davalı ...’un kazadan önce ... tarihi itibari ile kamyon çalıştırılmasına ilişkin sözleşmeyi feshettiğini, yine davalı ... Müh. İnş. Ltd. Şti. vekilinin .... tarihli dilekçesi ile ... plakalı aracın Tarım Reformu Genel Müdürlüğü ... II Kısım AT ve TİGH projesi kapsamında çalıştırılmak üzere davalı ... ile yapılan sözleşme gereğince çalıştırıldığını, kendi ellerinde aracın proje kapsamında çalıştırılacağına ilişkin resmi veya gayrı resmi başka bir belge bulunmadığını beyan ettiği, davalı ... tanığı ...’nin talimatla alınan ... tarihli ifadesinde kendisinin davalı ... şirketinde çalıştığını, 2010 yılında ...’ın aracı ...’den çek karşılığı satın aldığını duyduklarını, ... ile birlikte ... Mühendislik şirkende beraber çalışmaya başladıklarını, 15 gün sonra kaza olduğunu öğrendiğini beyan ettiği, yine davalı ... tanığı ...’ın mahkemece alınan ... tarihli ifadesinde kamyoncu olduğunu, piyasada nerede ne iş bulursa çalıştığını, tarihlerini tam hatırlayamamakla beraber davalı ... Şirketi bünyesinde 2011-2012 yıllarında tüm yıl, 2013 yılında da 6, 7. aylara kadar çalıştığını, kendisinin davalı ... ile birlikte de ... Mühendislikte çalıştığını, ancak çalıştığı süreleri tam hatırlamadığını, davalı ...’in plakasını hatıtlamadığı bir tane damperli kamyonu olduğunu, sattığı tarihi de hatırlamadığını, davalı ... ile ortak olarak bir kişinin daha aracı satın aldığını, ancak o ortağın kim olduğunu bilmediğini, daha sonra o ortağın davacı ... a bırakıp gittiğini, araç satılırken taraflar arasındaki satış şartlarına ilişkin bir bilgisi olmadığını, kendisinin yanında sözlü pazarlıkla aracın satışının yapıldığını, oradaki iş bittikten sonra da noterden devri yapılacağını, satış ile noterden devir tarihine kadar geçen sürede, kaza, ceza vs. bir şey olursa bunların sorumluluğu hususunda herhangi birşey konuşulup konuşulmadığını bilmediğini, 26.500,00 TL ya da 27.000,00 TL ye sattı diye bildiğini, aslında satışın böyle olmaması gerektiğini bildiğini, ancak bu şekilde satış yapıldığnı da bildiğini, hak edişleri kimin aldığını bilmediğini, ancak sözlü satıştan sonra arabayı davalı ...’ın kullandığını, sözlü araç satışından sonra yağışlar nedeniyle fazla çalışma olmadığını, ...’ın ... Şirketine yevmiyeli mi yoksa sözleşmeli mi çalıştığı hususunda bir bilgisi olmadığını, örf ve adetlere göre şoför esnafı arasında bu tür sözlü satışlardan dolayı satıştan sonra oluşan hasarların kamyon sahibine ait olduğunu ve bu şekilde çalışıldığını, aracın sözlü satışından önce; davalı ...’ın ... bünyesinde çalışmadığını, sözlü satıştan sonra çalışmaya başladığını, bu sözlü devirden önce ...’in eşi ...’in kullandığını, sözlü satışı da ...’in yaptığını beyan ettiği, mahkemece alınan .... tarihli ilk bilirkişi kusur raporunda davalı ...’un aracı kazadan önce satmış olması nedeniyle kazanın meydana gelişinde bir kusuru olmadığı, davalı ... şirketinin bir kusurunun olmadığı adı geçen şirketin davalı ... ile olan sözleşmesi kazadan önce feshedilmiş olduğuna göre, olay tarihinde ... Müh. İnş. Ltd. Şti. ile davalı ... arasındaki ilişkinin ne tür bir ilişki (işçi/işveren, alt işveren/asıl işveren vb.) olduğu konusunda dosyada herhangi bir bilgi bulunmadığı, ancak ... şirketi ile davalı ... arasındaki ilişkiye göre ... Müh. İnş. Ltd. Şti.'nin sorumluluğunun mahkemenin takdirinde olduğu yönünde görüş bildirildiği, davalı ... Müh. İnş. Ltd. Şti. vekilinin bu kusur raporuna karşı vermiş olduğu ... tarihli dilekçesinde ... Müh. İnş. Ltd. Şti ile davalı ... arasında her hangi akdi veya hukuki ilişki bulunmadığını, davalı ...’ın davalı ...’dan kazaya karışan kamyonu satın alan şahıs olduğunu, ... şirketinin çalışanı, müteahhidi veya taşeronu olmadığını, müvekkilinin kazadan sorumlu kişiler ile hukuki bir ilişiklisi bulunmadığını beyan ettiği, ... tarihli ikinci bilirkişi kusur raporunda davalı ...’in davalılardan ... Mühendislik İnşaat Ltd. Şti. ile imzaladığı sözleşmede araçla ilgili tüm yasal sorumluluğun araç sahibine ait olduğunun belirtildiği, davalı ...‘in söz konusu aracı başka bir şahsa sattığından dolayı sözleşmeyi feshettiğini belirtmesine karşın dosya içerisinde satış sözleşmesinin bulunmadığı, fesih işlemininin tek taraflı yapıldığı, bu belgenin sözleşmenin karşı tarafına tebliğ edilip edilmediğinin bilinmediği, tebliğ edilse dahi sözleşmeyi tek taraflı fesih etme hakkının ... Mühendislik İnşaat Ltd. Şti.'nde olduğu, ayrıca kaza sonrasında aracı davalı ...'in akrabası olan...'in teslim almasından dolayı kaza günü aracın işleteninin ... olduğu ve yine davalı ...’ın ... nam ve hesabına çalıştığının belirlendiği yönünde görüş bildirildiği, ... tarihli son bilirkişi kusur raporunda ise bilirkişikerin ... tarihli kusur raporuna katıldıklarını beyan ettikleri, ilk derece mahkemesince .... tarihli ve ... tarihli kusur raporlarının birbirlerini teyit ettiğinden bahisle bu raporlar hükme esas alınmak ve davalı ...’un... plakalı aracın işleteni ve davalı ...’ın işvereni olarak kabul olunmak suretiyle sonuca gidildiği, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacılar ve davalı ... tarafından istinaf kanunyoluna başvurulması üzerine bölge adliye mahkemesince “davaya konu kazadan sonra resmi satışı yapılsa da kazaya karışan aracın davalı ...'in kardeşine teslim edilmesi ve yine kaza günü kazaya karışan (davalılar arasında düzenlenen ve davalı ...'un fesih hakkı olmayan sözleşmeye göre kiralanan) aracın davalı ... şirketinin işini yapmakta olması ile bu aracın ... ... LTD şirketine kiralama işleminin kısa süreli olması karşısında, 2918 sayılı Yasanın 3. Maddesi uyarınca, meydana gelen kazada davalı ... şirketine sorumluluk yüklenmemesi ile aracın işleteni olarak davalı ...'un ve sürücü olan ...'ın davacıların taleplerinden sorumlu tutulmaları yerinde bulunmuştur. Hükme esas alınan .... tarihli bilirkişi heyeti raporunun oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu görülmekle hükme esas alınan kusur durumunun tespiti yerinde bulunmuştur.” gerekçeleriyle bu yöndeki istinaf istemlerinin kabul edilmediği anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3. maddesinde işleten: “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” Yasada ve öğretide, işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçütler söz konusudur. Bunlardan şekli ölçüt, satışa esas olan tescil belgesinde, trafik belgesinde, sigorta poliçesi ve vergi kaydında yazılı olmayı, maddi ölçüt ise; araçtan yararlanmayı ve araç üzerindeki eylemli egemenliği ifade etmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasında işleten kavramı ve kimlerin işleten olabileceği belirtilmiştir. Kural olarak aracın trafik tescilinde adına kayıtlı olduğu kişi yani araç sahibi aracı kendi hesabına ve kendisine ait olmak üzere kullanıyor, üzerinde çıkar sağlıyorsa aynı zamanda işleten olup, hem şekli hem de maddi anlamda işleten sıfatını alacaktır. Noterlerin düzenleme yoluyla yaptığı satış ve devir işleminin arkasından yapılacak tescil mülkiyete karine oluşturması bakımından önem taşır. Kuşku olan durumlarda aracın malikine işleten gözüyle bakılmalı ve buna ağırlık verilmelidir. Varsayımlı işletenlik olarak öğretide adlandırılan ve 2918 sayılı yasanın 3. maddesinde düzenlenen kavramı da açıklamakta yarar vardır. Bunun temelinde yasanın muvazaalı (danışıklı) işlemlere karşı zarar görenleri koruma amacı yatmaktadır. Yasa koyucu aracın kayden maliki başkası görülse bile üçüncü bir kişi tarafından aracın kendi nam ve hesabına işletildiğinin, araç üzerinde fiili tasarrufta bulunulduğunun ilgilisince ispatı halinde bu kimsenin de işleten sayılacağını ifade etmektedir. Burada kazanılan işleten sıfatı değil işleten gibi sorumluluktur. Araç sahibinin işleten olması, “aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde eylemli olarak egemenliği kullandığı” karinesine dayanır. Bu nedenle, tersi kanıtlanmadıkça araç maliki işletendir. Araç sahibinin işleten olduğu eylemli olguya belirtiye (karine ipucu) dayanmasına göre, tersi her türlü kanıtla kanıtlanabilir. Asıl olan işletenin sorumluluğudur. Kamusal kayıtlara göre araç maliki olan, aracı mülkiyeti koruma (muhafaza) kaydıyla sattığını ya da kiraya ya da ariyet ya da rehin olarak verdiğini ya da araç üzerinde ekonomik çıkarın ve eylemli egemenliğin bir sözleşmeyle veya haksız eylemle varsayımsal işletene geçtiğini ileri sürerek işleten olmadığını kanıtlayabilir. 2918 sayılı Yasanın 85. maddesinde ise işletenin sorumluluğu düzenlenmiş olup, araç işletenin sorumlu tutulabilmesi için, araç işletme faaliyeti ile zarar arasında uygun illiyet (nedensellik) bağının bulunması gerekir. Karayolları Trafik Kanunu açısından uygun illiyet bağı, motorlu araç işletme faaliyetinin bir zarara sebep olmasıdır. Zararın motorlu aracın işletilmesi nedeniyle meydana geldiği kabul edilebiliyorsa, başka bir ifade ile araç işletilmeseydi zarar meydana gelmezdi denilebiliyorsa, bu durumda uygun illiyet bağının varlığı kabul edilir. Meydana gelen zarar ile motorlu araç işletme faaliyeti arasında ilgi bulunmasına rağmen, işletme faaliyeti zararın sebebini oluşturmuyorsa diğer bir deyişle işletme faaliyeti o zararın doğumu için yetersiz kalıyorsa bu durumda uygun illiyet bağı bulunmadığı için işleten sorumlu tutulamayacaktır. Somut olayda, 48 GR 024 plakalı aracın işleteninin kim olduğu noktasında yöntemince araştırma yapılmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olduğu gibi, iş kazasının niteliği dikkate alındığında trafik iş güvenliği uzmanları tarafından düzenlenmemiş, davalı ...’a %10 oranında kusur izafe edilmesine karşın bunun nedenlerinin gösterilmediği bilirkişi kusur raporlarının hükme esas alınması hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş, kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı ... tarafından kullanıldığı uyuşmazlık konusu olmadığına göre, davalı ...’ın kazaya karışan aracı kaza tarihi itibariyle hangi sıfatla ve hangi hukuki sebebe dayanarak, kimin hesabına ve tehlikesi kime ait olmak üzere kullandığını ve araç üzerinde fiili tasarrufun kime ait olduğunu araştırıp dosya kapsamı ile birlikte değerlendirerek ....plakalı aracın işleteninin kim olduğunu tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlemek, davacıların temyizi yönünden davalı ...’un işleten sıfatının bulunmadığının anlaşılması halinde davalı ... şirketi ile davalı ... arasındaki sözleşmenin(kiralamanın) hukuki niteliği, içeriği ve süresi de gözetilerek davalı ... şirketinin işleten sıfatı ile sorumluluğu bulunup bulunmadığını değerlendirmek ve sonrasında kusurun oran ve aidiyetinin tespiti için trafik iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi kurulundan diğer kusur raporlarını da irdeleyen, denetime elverişli yeni bir kusur raporu almak, usuli kazanılmış hakları da gözeterek oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. O hâlde, davacılar ve davalı ...’in bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi kararının HMK'nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Davalı ... avukatı yararına takdir edilen 3.050,00 TL. duruşma Avukatlık parasının davacılara yükletilmesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.