Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2013/4229 E. 2013/23286 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/4229
- Karar No
- 2013/23286
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :2011/126-2012/726 Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraflar avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm, davacı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan masraflar nedeniyle uğranılan Kurum zararının 506 sayılı Yasa'nın 10. ve 26. maddesi uyarınca tahsili istemine ilişkindir. 506 sayılı Kanunun 10. maddesine göre sorumluluk; kusursuzluk ilkesine dayanır. İş kazasında işverenin hiç kusuru olmasa bile, şayet sigortalının işe girişi süresinde Kuruma bildirilmemişse, Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarından 10.maddeye göre sorumlu tutulması gerekir. Eldeki davada, talebe rağmen 9 ve 10. maddeleri koşullarının somut uyuşmazlıkta oluşup oluşmadığının irdelenmemiş olması isabetli değilse de bu hususun ileride açılacak ek davada gözetilmesinin mümkün bulunmasına göre, bozma nedeni yapılmamıştır. Bununla birlikte, Mahkemece, davalı işveren şirketin 26. madde uyarınca % 70 kusur oranına isabet eden miktarla sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Bu durumda, davalının kusur oranı kapsamında kalan talep miktarı ile sınırlı olarak Kurum zararına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde, davacı tarafça talep edilen kurum zararının kusura denk gelen kısmına hükmedilerek, eksik rücu alacağına karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. Maddesinde yer alan 1086 sayılı Kanun'un temyize dair hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin düzenleme gereğince) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Hüküm fıkrası tamamen silinerek, yerine, "1-Davanın kabulü ile, 4.645,40 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin tahsis onay tarihinden, 813,98 TL tedavi giderinin ayrı ayrı sarf tarihlerinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, 2-Alınması gerekli 324,28TL karar ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacının kendisini vekille temsil ettirmiş olması nedeniyle karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 655,12TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4- Davacı tarafından yapılan toplam 665,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine 5-Davalının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Tarafların yatırdığı avansın kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgilisine iadesine,” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına, 03.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.