Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2013/21363 E. 2013/23641 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/21363
Karar No
2013/23641
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2012/929-2013/356 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulune karar verilmiştir. Hükmün, davalılar SGK ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı, 1977 Mart-1979/Mart ayları arasında aralıksız çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiş; Mahkemece, bozma sonrası davanın kabulu ile davacının davalı belediyede 20.03.1977-Mart 1979 döneminde 1 yıl 11 ay 10 gün (700 gün) süre ile hizmet aktine tabi ve sürekli şekilde sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, "sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez." Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Somut olay incelendiğinde; Bozma kararında, yazılı belge ibraz olunmayan çalışma süreleri yönünden, o dönemde sigortalı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı diğer kişilerin somut bilgi ve görgülerine başvurulması hususu belirtildiği ancak mahkemece, bozma ilamı sonrası dinlenen tanıkların, her ne kadar davalı işyerinde çalıştıklarını belirtmiş iseler de, dosya kapsamından kayden bordrolu tanık olmadıkları anlaşılmaktadır. O hâlde mahkemece, bordrolarda isimleri bulunan tanıkların kanaat edinmeye yetecek kadarının beyanlarına başvurularak, toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildikten sonra, elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir. Kabule göre de; tespitine karar verilen sürenin infaza elverişli olması gereğinin hükümde gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum vekili ile davalı ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı belediyeye iadesine, 05.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/21363, K. 2013/23641, T. 05.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2013-21363-e-2013-23641-k-22d6e90b44f4