Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2013/18135 E. 2013/24387 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/18135
- Karar No
- 2013/24387
- Karar Tarihi
... Başkanlığı adına Av........ ile 1-Türkiye Genel Sigorta A.Ş. (Mapre Genel Sigorta A.Ş.) adına Av. .... 2-..., 3-..... Mirasçıları a-... b-... c-... d-... e-... f-... g-... h-... aralarındaki dava hakkında Kozan 1. Asliye Hukuk İş Mahkemesinden verilen 06.06.2011 günlü ve 2009/257-2011/327 sayılı hükmün, davacı Kurum avukatı ve davalılardan Türkiye Genel Sigorta A.Ş. (Mapre Genel Sigorta A.Ş.) avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. 1) Temyiz talebinde bulunan davalı Türkiye Genel Sigorta A.Ş.vekili tarafından eksik nisbi harçla temyiz yoluna başvurmak suretiyle eksik harç yatırıldığı anlaşılmakla; "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434. maddesi ile ilgili 25.01.1985 gün ve 5/1 sayılı İçtihadi Birleştirme Kararı hükmü gereğince, temyiz isteği, dilekçenin temyiz defterine kaydettirildiği tarihte yapılmış sayılır ve Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir. Temyiz harç ve giderlerinin eksik ödenmiş veya hiç ödenmemiş olduğunun sonradan anlaşılmış bulunması halinde, karar veren Hakim tarafından yedi günlük kesin süre tanınarak, bu süre içerisinde tamamlanması veya ödenmesi, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı temyiz edene yöntemince ve yazılı olarak bildirilir. Ancak temyiz harcının mahkeme kalemince hesaplanıp temyiz edenden istendiği halde süresinde ödenmediği belgelendirilmiş ise temyiz isteğinin reddi gerekir.” davada ise, yukarıda sözü edilen yasa ve İçtihadı Birleştirme Kararı hükmüne aykırı olarak hükmü temyiz eden davalı vekili tarafından temyiz dilekçelerinin verildiği sırada ve yasal temyiz süresi içerisinde gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenmemiş bulunmaktadır Mahkemece, davalı Türkiye Genel Sigorta A.Ş ’nden eksik temyiz harcının alındığı anlaşılmakla, nisbi ¼ temyiz karar harcından eksik kalan 283,1 TL’lik kısmını ödemesi için muhtıra çıkarılarak, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun anılan maddesinde öngörülen prosedür işletildikten, şayet temyiz dilekçesinin reddi yönüne gidilirse anılan ret kararının hükmü temyiz eden davalıya tebliğ edilerek, temyiz süresi geçtikten, temyizin süresinde yapıldığı sonucuna varıldığı takdirde doğrudan iade edilmek üzere; 2) Davalılardan ...'a yapılan tebligatın incelenmesinde; Tebligat Kanununun 21 inci maddesine göre, muhatap veya adına tebligatı kabule kanunen yetkili kimseler adreste yok ise tebliğ imkansızlığının söz konusu olduğu bu durumda tebliğ memuru soruşturma işlemini yapmalıdır. Zira Tebligat Kanununun 21 inci maddesine göre kapıya yapıştırma tarihinin tebliğ tarihi kabul edilebilmesi için muhatap sadece tebligatın yapılacağı sırada adreste bulunmamalı ve fakat tevziat saatlerinden sonra o adrese geleceği belirli olmalıdır. (HGK. 13.10.1965 tarih ve 2/793-360; 16.09.1981 tarih ve 7/2371-604) Bu durumda davalı ...'a yapılan tebliğ işlemi “muhatabın tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceği” anlaşılamadığından usulsüz olup; gıyabi hükmün, anılan davalıya, Tebligat Kanununun 21 inci ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 30. maddeleri gözetilerek, usulüne uygun şekilde tebliği sağlanmalıdır. Davalı ... yönünden, temyiz süresi geçtikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesindeki düzenleme gereği, gerektiğinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere, dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 13.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.