Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2013/12817 E. 2013/25174 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/12817
- Karar No
- 2013/25174
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2009/662-2013/377 Dava hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne hükmedilmiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı, davalılardan Milli Eğitim Bakanlığına ait Kocasinan İlköğretim Okulu'nda 01.11.1992-30.07.1999 ve 31.12.2005-24.02.2006 tarihleri arası dönemde çalıştığının tespitini talep etmiş olup, davacının hizmet cetvelinde talep edilen dönemde 15.11.1997-01.04.1998, 13.12.2005-31.12.2005, 24.02.2006-19.06.2006 tarihleri aralarında Okul'dan tam bildirimlerinin bulunduğu ve başkaca bildirimin bulunmadığı belirlenmekle, talep edilen dönemler yönünden Mahkemece ilamda belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesindeki, "Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır." hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Buna göre; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi yada çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır. Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında yapılan değerlendirmede, davacı tarafından talep edilen 01.11.1992-30.07.1999 arası çalışma bakımından; 31.12.1999 tarihinden itibaren (5) yıl içerisinde açılmayan döneme ilişkin olarak, 15.11.1997 günü çalışmaya başlanıldığına ilişkin dönemsel sigorta primleri bordrosunun varlığı karşısında, anılan tarih (15.11.1997) öncesine ilişkin istemin hak düşürücüye uğradığı belirgindir. Mahkemece, 01.01.2006-09.01.2006 arası 9 gün ve 30.01.2006-24.04.2006 arası 114 gün çalışmanın tespitine ilişkin hüküm tesis edilmişse de, davacı tarafından 24.02.2006 tarihine kadar çalışmanın tespitinin talep edilmiş olması sebebiyle talebin aşılarak karar verilmesi ve Şubat tatili dönemine ilişkin olarak araştırma yapılmadan hüküm tesis edilmesi hatalıdır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.