Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2013/10405 E. 2013/24852 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/10405
Karar No
2013/24852
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2010/631-2013/283 Davacı, 01.03.1985-01.04.1985 tarihleri arasındaki 30 günlük çalışmasının iptaline ilişkin, Kurum işleminin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Davaya konu somut olayda; davacı, kapıcı olarak 01.03.1985-01.04.1985 tarihleri arasındaki 30 günlük çalışmasının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile bu sürenin sigortalılık hizmeti olarak kabulünü talep etmiş olup, Mahkemece, dava dışı Seyhan Apartman Yöneticiliği imzasını taşıyan 25.02.1985 tarih, 134573 sayı ile Kurum kayıtlarına giren 01.03.1985 tarihli işe giriş bildirgesinin varlığı, dava konusu döneme ilişkin 05.06.1985 tarihli bordroda asıl ve iptal kutucuklarının birlikte işaretli olduğu, bordronun iptal bordrosu olarak kabul edildiği, ancak asıl veya iptal bordrosu olduğunun kesin olarak anlaşılamadığı, Kurumun denetim yetkisi kapsamında fiili durumu ortaya koyması gerektiğinden 30 günlük sigortanın iptal edilmesinin yasal olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile Kurum işleminin iptaline karar verildiği anlaşılmakta ise de, yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli bulunmamaktadır. Yapılan incelemede; davacının, dava konusu döneme ait 30 günlük çalışmasının hizmet cetvelinde iptal kodu ile yer aldığı, Seyhan Apt. Yöneticiliği unvanlı işverence imzalı, kaşesiz, 25.02.1985 tarih, 134573 sayı ile Kurum kayıtlarına giren 01.03.1985 tarihli işe giriş bildirgesinin mevcut olduğu, Seyhan Apt. kaşe ve imzasını taşıyan 05.06.1985 tarihli bordronun, 07.06.1985 tarih ve 133465 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal ettiği, bordroda 1985/1. dönemine ait 30 günlük çalışma ile prime esas kazanç toplamı olarak 26700 rakamlarının bulunduğu, bordroda asıl ve iptal kutucuklarının ikisinin de işaretli olduğu, iptal nedeni olarak görülen kısımda ise, sadece elle yazılmış “iptal” ibaresinin bulunduğu anlaşılmakla, Mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde; Kuruma verilen bordronun asıl veya iptal bordrosu olup olmadığı, iptal bordrosu olması halinde neden iptal edildiği hususunda dava dışı işveren yetkilisi (temsilcisi) celbedilerek beyanına başvurulmak suretiyle, bu durum açıklığa kavuşturulmalı, bu konuda gerekli soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip, takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/10405, K. 2013/24852, T. 17.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2013-10405-e-2013-24852-k-77ee0e4dbcef