Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/9385 E. 2012/8905 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/9385
Karar No
2012/8905
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :210-193

Dava, bildirimi yapılan bir kısım sigortalı hizmetlerin kendisine ait olmadığın tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:

Davacı, Batman Belediyesi bünyesinde 28.09.1992 tarihinden bu yana çalıştığını, ancak sigorta kayıtları ve hizmet cetvelinde davalı Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı)’na bağlı Manavgat Orman İşletme Müdürlüğü nezdinde 1976 yılında 6 gün çalışmasının göründüğünü, oysa bu çalışmaların kendisine ait olmadığını, kime ait olduğunu bilmediğini, zaten o tarihte 16 yaşında olduğunu iddia ederek, söz konusu 6 günlük hizmetin kendisine ait olmadığının tespitine ve diğer hizmetleri ile birleştirilmesine ilişkin Kurum işlemlerinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili tarafından süresinde yetki itirazında bulunulması üzerine, Mahkemece, hizmet birleştirmesi işlemlerini yapan yer olması nedeniyle Batman İş Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş, daha önce Batman İş Mahkemesi tarafından yetkisizlik kararı verildiğinden bahisle dosya Yargıtay 17’nci Hukuk Dairesine gönderilmiş, Yargıtay 17’nci Hukuk Dairesi’nin 04.02.2011 gün 11476 / 829 sayılı ilamı ile “...ikinci yetkisizlik kararı bulunmadığından yargı yeri belirlenmesi koşulları oluşmadığından...” dosya Dairemize gönderilmiştir.

Öncelikle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 01.10.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe girmesi nedeniyle irdelenmesi gerekmektedir. Anılan Kanunun “Zaman bakımından uygulama” başlığını taşıyan 448’inci maddesi; “Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır.” hükmünü içermekte olup, kural olarak; usule ilişkin kanunların –tersine bir kural benimsenmediği takdirde- genel olarak hemen etkili olacağı ve uygulanacağı yönündeki genel ilke birlikte değerlendirildiğinde; somut uyuşmazlığın çözümünde tamamlanmamış işlemler yönünden mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanun değil, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uygulanmalıdır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114’üncü maddesinde dava şartları tek tek sayılmış olup, “ı” bendinde derdestliğe de dava şartları arasında yer verilmiştir. Yani; tarafları, dava sebebi ve dava konusu aynı olan bir dava ikinci kez açılırsa, ikinci davada bu husus ileri sürülsün ya da sürülmesin (re’sen) dikkate alınarak, ikinci davanın dava şartı yokluğundan reddi gerekir.

Davaya konu somut olayda; aynı davacı tarafından aynı davalılara karşı, aynı taleple 19.04.2010 tarihli dava dilekçesi ile açılan davada, Batman İş Mahkemesi’nin 28.04.2010 tarih 242 / 340 sayılı kararı ile Mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir. Ne var ki; dosya üzerinde ve tensiben verilen anılan karar taraflara henüz tebliğ edilmediğinden söz konusu dava halen derdesttir. Bu nedenle; eldeki davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/9385, K. 2012/8905, T. 17.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2012-9385-e-2012-8905-k-588f2903d795