Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/8244 E. 2012/8412 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/8244
Karar No
2012/8412
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :623-86

Davacı, ölüm aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptalini, aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasını ve yersiz ödeme altında haksız tahsil edilen tutarların, tahsil tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davalı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

01.03.1970-15.09.1988 tarihleri arası Emekli Sandığı iştirakçisi olan ve 15.09.1988 tarihinden itibaren Emekli Sandığından emekli aylığı alan davacı kız çocuğuna, 23.03.2000 tarihli ölüm aylığı başvurusu üzerine kurum sigortalısı iken vefat eden annesi üzerinden 23.01.2000 tarihinden itibaren SSK’dan ölüm aylığı bağlanmıştır. Davacı gerek ölüm aylığı başvuru dilekçesinde ve gerekse 25.02.2000 günlü beyan taahhüt belgesinde, emekli aylığı aldığını bildirmeyerek durumunu gizlemiştir. Bilahare durumu fark eden davalı Kurum, ölüm aylığını başlangıç itibarıyla iptal ederek 23.01.2000-24.05.2006 tarihleri arası dönem için tahakkuk ettirdiği 18.077,44 TL yersiz aylığı işlemiş faiziyle birlikte tahsili amacıyla Fatih 3.İcra Müdürlüğünün 2006/5880 sayılı takip dosyası üzerinden icraya koymuş ve başlatılan takip kesinleşmiştir. Davacı,anılan takip dosyasına ilişkin olarak 16.850,00 TL’lik bir ödeme yaptığını ifade ederse de, anılan ödemenin varlığına ilişkin bir ödeme belgesi ibraz edilmediği gibi,bu yönde usulünce bir araştırma da yapılmamıştır.

Mahkemece, 506 sayılı Yasaya 02.07.2005 tarih, 5386 sayılı Yasanın 2.maddesiyle eklenen Geçici 91. madde hükmü gerekçe yapılarak davanın kabulünü karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 68/I-C-a maddesinde, aylık bağlanma koşulları yönünden “sosyal sigortaya, emekli sandıklarına tabi bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocuklarına” aylık bağlanması olanağı öngörürken; aynı maddenin VI bendi kız çocuklarına bağlanan aylığın kesilmesi nedeni olarak “çalışma ve evlenme” halini kabul etmekteydi. Söz konusu VI numaralı bende 4958 sayılı Yasanın 06.08.2003 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 35. maddesiyle “buralardan gelir veya aylık almaya” ibaresi eklenerek böylelikle “Sosyal Sigortadan, Emekli Sandıklarından aylık veya gelir almaya başlama” olgusu, hak sahibi kız çocuklarına bağlanan aylığın kesilme nedeni olarak benimsenmiştir.

İnceleme konusu olayda, davalı kız çocuğunun 23.01.2000 aylık bağlama tarihi itibarıyla Emekli Sandığından aylık alıyor olması ve bu haliyle, ölüm aylığı bağlanma koşullarının başlangıç itibarıyla bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum’un, ölüm aylığını başlangıç itibarıyla iptal ederek 23.01.2000-24.05.2006 tarihleri arası yersiz ödemeleri takibe konu yapmış olmasında bir isabetsizlik bulunmamakta olup; ölüm aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ve aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına yönelik davacı istemlerinin anılan gerekçeyle reddi gerekir.

Davacının, yersiz ödeme adı altında haksız tahsil edilen tutarların, tahsil tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemine gelince; 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi, “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmi dört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmi dört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır…” düzenlemesini içermesi karşısında; ölüm aylığı başvurusu sırasında ve beyan taahhüt belgesinde aylık durumunu bildirmeyen davacının iyiniyetli olduğundan da bahsedilemeyeceğinden, anılan maddenin “a” bendi çerçevesinde yapılacak inceleme ve değerlendirme ile davalı Kurumca istirdatı mümkün olan yersiz ödeme tutarı belirlenmeli; davacının Fatih 3.İcra Müdürlüğünün 2006/5880 sayılı takip dosyası nedeniyle kuruma ödediğini iddia ettiği 16.850,00 TL’lik ödemeye ilişkin ödeme belgeleri de usulünce araştırılarak varılacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.05.2012 günü oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/8244, K. 2012/8412, T. 10.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2012-8244-e-2012-8412-k-08709b8bea65