Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/6712 E. 2012/20140 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/6712
- Karar No
- 2012/20140
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :1211-67
Dava, davalı işveren şirket nezdinde geçen 01.03.1993-02.02.2007 tarihleri ararsı çalaışma süresindeki prime esas gerçek ücretin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davalılardan işveren nezdindeki 01.03.1993-02.02.2007 tarihleri arasında çalışmaları asgari ücret üzerinden davalı Kuruma süresinde bildirilmiş olan davacı, anılan çalışma süresindeki prime esas gerçek ücretin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile; davacının 01.03.1993-02.02.2007 tarihleri arasında aylık 900.00 TL ücretle davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir. 1-Mahkemece, davacının davalı işverene ait işyerinde 01.03.1993-02.02.2007 tarihleri arasında çalışmasına tekabül eden prime esas gerçek ücretinin 900 TL olarak saptanmasına yönelik verilen mahkeme kararı; eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 20.10.2010 T., 2010/10-480 E., 2010/523 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 79/10. maddesidir. Anılan Yasanın 6. maddesinde ifade edildiği üzere “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak her türden kanıtın toplanabileceği gözönünde bulundurulmalıdır. Çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli bir serbestlik söz konusu değildir. Ücret miktarı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 288. maddesindeki sınırları aşıyorsa, hüküm altına alınabilmesi için yazılı delil ile ispatlanması gerekir. Tespiti istenen miktar sınırı aşıyor olsa bile varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinletilmesi mümkündür. (Hukuk Genel Kurulu’nun 2009/21-249 Esas, 291 Karar sayılı kararları) Davacı tarafından, Afyonkarahisar İş Mahkemesinde işçi alacaklarına yönelik işveren aleyhine açılan ve kesinleşen 2008/218 Esas 2009/413 Karar sayılı dava dosyasında ; davacı, davalı işverence gerçek ücreti yerine asgari ücret üzerinden kıdem ve ihbar tazminatı ödendiğini belirtmiş ve kıdem/ihbar tazminatının, fazla mesai ve resmi tatil ücretlerinden oluşan alacakların 02.02.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı işverenden tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, son aylık ücretin 900 TL olduğundan hareketle yapılan hesaplama doğrultusunda, anılan işçilik alacaklarına hükmedilmiştir. Davalı işveren alayhine açılarak kesinleşen anılan işçilik alacaklarına yönelik davada, sadece son aylık ücretinin 900 TL olmasından hareketle hüküm kurulmuş olması; giderek, iş bu davada ise 01.03.1993-02.02.2007 tarihleri arası çalışma süresine yönelik olarak gerçek ücretin tespitinin dava konusu yapılmış olması karşısında, anılan tüm çalışma süresindeki gerçek ücreti 900 TL olarak öngören mahkeme kararı isabetsizdir. Şu halde yapılması gereken iş; yukarıda bahsedilen Hukuk Genel Kurulu’nun 2009/21-249 Esas, 291 Karar sayılı kararında belirtilen esaslar çerçevesinde usulünce yapılacak araştırma ve inceleme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, işçilik alacakları dosyasında saptanan son ücreti tüm çalışma süresine teşmil eder şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir. O halde, davalı Kurum ve davalı işveren vekilinin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ... Mermer San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne iadesine, 05.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.