Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/18949 E. 2012/26874 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/18949
Karar No
2012/26874
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :2011/422-2012/413

Dava, Kuruma bildirilmeyen hizmetleri ile prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı, davalıya ait işyerinde 15.10.2008-17.07.2010 tarihleri arasında kesintisiz olarak günlük 60.00 TL ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; davacının 01.11.2008-30.06.2009 tarihleri arasında kesintisiz, 01.07.2009-17.07.2010 tarihleri arasında ise ayda 15 gün süre ile olmak üzere davalı şirkete ait işyerinde toplam 428 gün çalıştığının, davacının 2008 yılı prime esas kazancının aylık 30 gün çalışması karşılığında brüt 928 TL, 15 gün çalışmasına göre 2009 yılı prime esas kazancının brüt 488 TL, 2010 yılı prime esas kazancının aylık 15 günlük çalışması karşılığında brüt 508 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 20.10.2010 T., 2010/10-480 E., 2010/523 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 79/10. maddesidir. Bu kapsamda hizmet tespitine yönelik davalarda, davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliği dikkate alınarak, ücretinin ve davalı ...’na, davalı işveren tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla, prime esas kazancın tespitinde, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Davanın niteliği gereği, çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli bir serbestlik söz konusu değildir. Çalışma olgusunun her türlü delille kanıtlanması olanağı bulunmakla birlikte; Hukuk Genel Kurulu’nun 2005/21-409 E., 2005/413 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 288. maddesindeki yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret miktarı HMK’nun Geçici 1. maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle HUMK 288. maddesinde belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkündür. Yazılı delille ispat sınırın altında kalan miktar için yine HMK’nun Geçici 1. maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle HUMK’nun 289. maddesi gereğince tanık dinletilebilir. Tespiti istenen miktar sınırı aşıyor olsa bile varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinletilmesi mümkündür . Somut uyuşmazlıkta; davacı, tespitini istediği 15.10.2008-17.07.2010 tarihleri arasındaki prime esas kazançlarının belirlenmesini de talep etmiş, mahkemece davacının 01.11.2008-30.06.2009 tarihler arasında asgari ücretin 0.85 katı ,01.07.2009-17.07.2010 tarihler arasında asgari ücretin 1.12 katı ücret ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir Mahkemenin;davacının davalı şirkete ait işyerinde çalıştığı olgusunun kabulü yerinde ise de; davacının tespitine karar verilen süredeki prime esas kazançlarının belirlenmesinde yukarıdaki esaslar dahilindeki deliller celp edilip, değerlendirilmeden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. 3-Mahkemece verilen hükmün; davacının istemine ve temyiz eden Kurum sıfatına göre kısmi kabul niteliğinde olduğu anlaşılmakla, avukatla temsil edilen davalarda davalılar ve Kurum lehine, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması da ayrıca usul ve yasaya aykırıdır. 4-5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununun 36. maddesinin “…Kurumun taraf olduğu davalar, icra kovuşturmaları ile ilâmlar,…damga vergisi ve harçlar ile belediyelerde yürütülecek her türlü hizmet karşılığı alınan ücret ve katılma payından müstesnadır.” hükmü gereği, davalı Kurumun harçtan muaf olduğu, ancak ayrıntıları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.03.2006 gün ve 2006/1-163 Esas, 2006/76 sayılı kararında da belirtildiği üzere; davada, kısmen kabule karar verildiğine göre, 6100 sayılı HMK.'nun 312 ve 323. maddelerine uygun şekilde, tarafların haklı çıktıkları oranda yargılama giderlerinin paylaştırılarak karar verilmesi gerekirken, mahkemece, yanılgılı değerlendirme sonucu yargılama giderlerinin sadece davalı ... Sosyal Hizm. Ve Spor Faal. Nak. Sig. Acenteliği Tur. San. Tic. Ltd.Şti.'ne yükletilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalılar vekillerinin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı şirkete iadesine, 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/18949, K. 2012/26874, T. 24.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2012-18949-e-2012-26874-k-dd22d85fe471