Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/17890 E. 2012/25168 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/17890
Karar No
2012/25168
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :2009/169-2012/624 Davacı, davalı... Gemi İnşaat Donatım ve Tic. nezdinde 01.12.1985- 01.03.1986 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını iddia ile bu sürelerinin sigortalı çalışma olarak tespitini istemiştir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Husumet konusu, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 187. maddesinde yer alan ilk itirazlardan olmadığından davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtay’ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur. 506 sayılı Yasanın 4. maddesi ile “işveren; ...sigortalıları çalıştıran ... kişiler...” olarak tanımlanmış olup, hizmet tespitine yönelik davalarda, çalışma ilişkisinin nitelik ve süresinin belirlenmesinde, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılmada, kısacası, davanın sübutu ve verilen kararın infazı açısından, işverenin kim olduğunun bilinmesinde yasal zorunluluk vardır. Eldeki davada gelen dönem bordrolarında işveren olarak “...,Türkiye Gemi San. AŞ.Pendik” ibarelerinin belirtildiği, davacı adına verilen 24.12.1985 varide tarihli işe giriş bildirgesinde ise “... gemi İnşaa.” İbaresinin belirtildiği, gelen vergi kayıtlarında ise davalı olarak gösterilen...’in ... Gemi İnşaat San ve Tic. AŞ’nin %89 ortağı olduğu belirtilmiş olmakla, tespite konu dönemde, öncelikle davacının adı geçen şirketlerin veya dava dilekçesinde adı geçen... nezdinde çalışıp çalışmadığı ticaret sicil kayıtlarından araştırılarak gerçek işveren saptanmalı, HMK’nun 124. maddesi gereğince husumetin doğru tarafa yöneltilmesi için davacıya mehil verilmeli, işveren net olarak belirlendikten sonra dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilip davaya iştirakleri sağlanmalı, sonrasında ise esasa girilerek kanıtlar toplandıktan sonra sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar çerçevesinde gerekli araştırma ve inceleme yapılmaksızın, yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/17890, K. 2012/25168, T. 10.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2012-17890-e-2012-25168-k-9cc99b170fd2