Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/16743 E. 2012/14091 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/16743
- Karar No
- 2012/14091
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :1294-455
Davacı, 2926 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılan 36. maddesi ile 1479 sayılı Kanunun 53. maddesi gereğince Bakanlar Kurulu kararına göre, çiftçilerden satın alınan ürün bedelleri üzerinden yapılması gerektiği halde gerçekleştirilmeyen tevkifat tutarları yönünden borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 09.04.2009 günlü karar Dairemizin 14.07.2009 Tarih ve 2009/8520 Esas 2009/13367 Karar sayılı ilamı ile Bozulmasına karar verilmiş, yerel mahkemece önceki kararda direnilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulu'nun 2010/10-489-529 sayılı ilamı ile direnme kararının bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece, direnme kararının bozulması sonrasında yürütülen yargılama sürecinde “davanın atiye bırakılması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve Direnme kararı sonrasında verilen hüküm, “davanın atiye bırakılması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına” ilişkin olup, hükmün Dairemiz incelemesinden ve denetiminden geçmemiş olan tamamen yeni bir gerekçeye dayalı yeni bir hüküm niteliğinde anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 21.12.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7’nci maddesinde; görevsizlik, yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce karar verilmesi durumunda, tarifede yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına, tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere, hükmolunacağı öngörülmüş olup; bozma sonrasında yapılan yargılama sırasında yani kanıtların toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada davacının davasını geri alması nedeniyle dava açılmamış sayıldığından, Mahkemece vekil ile temsil olunan davalı Kurum yararına avukatlık ücreti belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde avukatlık ücretine ilişkin hüküm kurulmaması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3’üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438’inci maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Hüküm fıkrasına dördüncü bent olarak; “4- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.200,00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendini vekille temsil ettiren davalı Kuruma verilmesine,” yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.