Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/15227 E. 2012/15662 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/15227
Karar No
2012/15662
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :76-331

Dava, ilk tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava konusu asıl uyuşmazlık, 1.10.2006 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalı olan davacının, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 51/son maddesi uyarınca, 01.10.2008 tarihinden sonraki dönemdeki isteğe bağlı sigortalılığının 4/b kapsamında değerlendirilmesine ilişkin Kurum işleminin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosya kapsamına göre, 01.10. 2006 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalı olan davacının, tahsis talebinde bulunduğu 22.10.2008 tarihine kadar isteğe bağlı sigortalılığının kesintisiz devam ettiği anlaşılmaktadır. Davacının, tahsis talebinde bulunması üzerine, Kurum tarafından 01.10.2008 ile 22.10.2008 tarihleri arasında ödediği isteğe bağlı sigortalılık primlerinin 4/b kapsamında kabul edilmesi nedeniyle, son 1260 günlük çalışmasının 506 sayılı Yasa mevzuatına göre geçmediğinden, 2829 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca reddedilmiştir. 5510 sayılı Yasa'nın 51. maddesinin son fıkrası hükmüne göre, ''....isteğe bağlı sigorta primi ödenmiş süreler, malüllük, yaşlılık ve ölüm sigotaları ile genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanmasında dikkate alınır ve söz konusu süreler, bu maddenin 3. Fıkrası hükmü saklı kalmak üzere 4. maddenin birinci fıkrasının b bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak kabul edilir '' düzenlemesi öngörülmüştür. Anılan düzenlemeye göre, davacının 01.10.2008 tarihinden sonraki 22 günlük çalışmasının 4/b kapsamında kabul edilmesinde yasal zorunluluk bulunmaktadır.Buna göre, 22 günlük çalışma dışlandığında ise, 2829 sayılı Yasanın 8. maddesine göre, son 7 yıllık fiili hizmetin 1240 günlük kısmı 506 sayılı Yasa mevzuatına göre çalışılmış olduğundan, ilk tahsis talep tarihi itibariyle aylık bağlanma koşulları oluşmadığı halde, mahkemece, ilk tahsis talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmiş olması isabetsiz bulunmuştur. Ne var ki, davacının ilk tahsis talep tarihinden sonra 2009 yılı temmuz ayında 22 günlük süre için 4/a kapsamında çalışma bildirimi bulunduğu, ve bu çalışmasının fiili olması halinde, 29.07.2009 tarihli 2. tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlanma koşullarının oluşup oluşmadığının irdelenmediği anlaşılmaktadır. Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda, 2009 Temmuz ayındaki 22 günlük bildirimin fiili çalışmaya dayalı olup olmadığı araştırılarak, ikinci tahsis talebine istinaden, aylık bağlanma koşullarının bulunup bulunmadığının irdelenmesi ve elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/15227, K. 2012/15662, T. 20.09.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2012-15227-e-2012-15662-k-ad36d7867ef9